Anxiety türkçesi Anxiety nedir

  • Kaygı.
  • Düşünce.
  • Can atma.
  • Huzursuzluk.
  • Tasa.
  • Anksiyete.
  • Gaile.
  • Heves.
  • Endişe.
  • Merak.
  • Bunaltı.
  • Sıkıntı.
  • Canlının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bağlı olarak gelişen psikonöretik bozukluk.
  • Şiddetli istek.
  • Kaygılılık.
  • Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Bireylerin, toplumsal kümelerin herhangi bir güçlü istek ya da güdülerinin gerçekleşememesi olasılığı karşısında duydukları tedirginlik.
  • Vesvese.

Anxiety ile ilgili cümleler

English: He waited for his son with anxiety.
Turkish: (O) oğlunu endişeyle bekledi.

English: I had an anxiety attack.
Turkish: Bir anksiyete krizi geçirdim.

English: Her anxiety almost drove her wild.
Turkish: Onun korkusu neredeyse onu çılgına çevirdi.

English: Ali tried to hide his anxiety.
Turkish: Ali endişesini saklamaya çalıştı.

English: I have stage anxiety.
Turkish: Sahne endişem var.

Anxiety ingilizcede ne demek, Anxiety nerede nasıl kullanılır?

Anxiety attack : Dehşet nöbeti. Korku nöbeti. Endişe nöbeti.

Anxiety equivalent : Kaygı eşdeğeri.

Anxiety hysteria : Kaygı histerisi. Endişe histerisi.

Anxiety neurosis : Kaygı nevrozu. Endişe nevrozu.

Anxiety state : Endişe durumu. Kaygı durumu.

Examination anxiety : Sınav esnasında sağlıklı düşünememe veya yetersizliğe sebep olan korku ve endişe. Sınav korkusu. Sınav stresi.

 

Causing anxiety : Huzursuzluğa öncülük etme. Dehşete sebep olma. Kaygı ile sonuçlanma.

Separation anxiety : Bu insanda aşırı derecede bağımlı şekilde hareket etmesine ve karamsar olmasına sebep olan kendisine yakın bir kimse tarafından ihmal edilme ve terkedilme korkusu. Evden kopma kaygısı. Ayrılık korkusu. Ayrılık endişesi. Terkedilme korkusu. Ayrılık kaygısı.

Social anxiety : Sosyal kaygı. Toplumsal kaygı. Aşırı uyarı, korku, etkilenme ve genel bir davranış dengesizliği (oynaklığı) gibi olaylar dolayısıyla bir toplum ya da toplumsal küme üyelerinde ortaya çıkan ruhsal gerilim durumu. Sosyal endişe.

Basic anxiety : Temel kaygı. Temel endişe. Bir bebeğin sahip olduğu derin çaresizlik hissi (psikoloji terimi).

İngilizce Anxiety Türkçe anlamı, Anxiety eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anxiety ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ferment : Canlı hücreler tarafından meydana getirilen, biyokimyasal tepkimelerde katalizör olarak görev yapan bir protein molekülü. katalizledikleri tepkimelerin tipine ve sayısına bağlı olarak, oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar. ferment. Telaş. Tahammür etmek. Heyecanlanmak. Telaşlandırmak. Kendisi değişim göstermeksizin diğer bir maddede kimyasal değişikliğe neden olan madde, fermantasyon yapıcı madde, ferment. tek hücreli, tomurcuklanmayla çoğalan mantarlar. Ekşimek. Kışkırtmak. Karışıklık.

Boredoms : Bun. Can sıkıntısı. Usanç. İlinti. Bıkkınlık. Afakan. Gına.

 

Disquietudes : Rahatsızlık.

Attitudes : Tutumlar. Mal veya fikre karşı uzun süreli duygu. Davranış. Fikir. Düşünce ve tepki. Tutum. Poz. Duruş. Durum.

Belief : Herhangi bir öneriyi doğru diye benimseme. İman. Kanı. İtimat. Fikir. İnanış. Akide. İnanç. Kanaat.

Fear of : Saygıyla karışık korku. -'ın yüzünden korkma. -'ın korkusu. -'ın kaygısı.

Annoyance : Sıkıntı kaynağı. Rahatsızlık. Üzüntü kaynağı. Rahatsız etme. Baş belası. Kızgınlık. Kızdırma. Baş ağrıtma.

Mental condition : Akli durum. Akli denge durumu.

Disquiet : Üzmek. Endişelendirmek. Endişe uyandırmak. Tedirginlik yaratmak. Tedirgin etmek. Rahatsız etmek. Huzurunu kaçırmak. Huzurunu bozmak. Kaygılandırmak. Telaşlandırmak.

Ardency : Gayret. Tutku. Şevk. Çaba. Ateşlilik.

Anxiety synonyms : sinking feeling, disconcertion, psychological condition, psychological state, overanxiety, balls ache, restiveness, spectre, worry, bobbery, jumps, fidgetiness, concernment, disturbance, edginess, fermentations, ambitions, ardor, thirsts, boredom, brio, bugs, ardors, eagerness, specters, disquietude, ardour, discomposure, longings, delusion, itches, mugginess, avocations.

Anxiety ingilizce tanımı, definition of Anxiety

Anxiety kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Concern or solicitude respecting some thing or event, future or uncertain, which disturbs the mind, and keeps it in a state of painful uneasiness.