Apholate türkçesi Apholate nedir

  • Böcek kısırlaştırıcısı olarak kullanılan bir aziridin mutajeni.
  • Afolat.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Apholate ingilizcede ne demek, Apholate nerede nasıl kullanılır?

Edaphology : Toprakbilim. Toprakla ilgili araştırmalar yapan bilim. Edafoloji.

Graphological : Yazıbilimsel. Grafolojik.

Graphologies : Yazıbilgisi. Grafoloji. Yazıbilim. El yazısı analizi.

Graphologist : Yazıbilimci. Yazıdan karakter tahlilcisi. Grafolog. El yazısı uzmanı.

Graphologists : Grafolog. El yazısı uzmanı. Yazıdan karakter tahlilcisi. Yazıbilimci.

Aphony : Ses yeteneği kaybı. Ses kaybı. Ses yitimi. Bedensel, sinirsel ya da ruhsal-genetik nedenlerle ses kirişlerinin işleyememesi sonucu sesin kısılıp yok olması.

Aphonia : Konuşma yeteneksizliği. Özellikle akciğerlerin dinlemeyle muayenesinde ses alınamaması. ses tellerinin işlevlerinin bozulması sonucu meydana gelen ses çıkaramama durumu. Afoni. Ses kısılması. Larinks rahatsızlığı sonrası karşılaşılan ses yitimi. Ses kısıklığı. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bedensel, sinirsel ya da ruhsal-genetik nedenlerle ses kirişlerinin işleyememesi sonucu sesin kısılıp yok olması. Ses yitimi. Gırtlak hastalığından kaynaklanan ses kısılması.

Aphorise : Aforizma kullanarak konuşmak. Aforizma yaratmak. Aforizmalar ile yazmak (ayrıca aphorize).

 

Aphorism : Özdeyiş. Özlü söz. Atasözü. Aforizma. Vecize. Hikmet.

Tapholes : Cüruf deliği. Dökme deliği. Fıçı deliği. Akış deliği. Merkezleme deliği.

İngilizce Apholate Türkçe anlamı, Apholate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apholate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Elliptical : Bir parçası söyleyişten düşmüş olan kelime: dişli çark > dişli, yazma eser > yazma, kaz kuşu > kaz, otomobil > oto, limonata suyu > limonata, kilogram > kilo vb. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Elips biçiminde olma. Oval. Elips biçiminde olma. laminası elips şeklinde olan yaprak. Eksiltimli. Eksiltili. Bazı sözcükleri çıkarılmış. Yumurtamsı. Kısalmış kelime.

 

Elliptic : Bazı sözcükleri çıkarılmış. Düşümlü. Oval. Elips biçiminde. Yumurtamsı. Yumurta biçimli. Elipsle ilgili. Eksiltili. Elips şeklinde. Beyzi.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Ovate : Yumurta biçimli. Ovat. Yumurtamsı. Oval. Yumurta şeklinde.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza.

Oviform : Yumurta şeklinde. Yumurtamsı. Oval. Koyun gibi. Yumurta şeklinde olan yapı. ovoit. Yumurta biçimli. Yumurta biçiminde.

Apholate synonyms : cucumber shaped, oval shaped, a site, a chromosome, watermelon shaped, rounded, abiotic environment, abo blood groups system, abductor muscle, a cell, aardvark, abacus bodies, aardwolf, aardvarks, egg shaped, ovoid, oval.

Apholate zıt anlamlı kelimeler, Apholate kelime anlamı

Oblate : Manastır hayatına kendini adamış. Kendini manastıra adamış kimse. Kutupları yassılaşmış. Basık. Yassı.

Angular : Açısal. Bir deri bir kemik. Sivri. Kemikleri sayılan. Soğuk. Çöp gibi. Zayıf. Açılı. Arkadaşlık kurması zor. Zarafetten yoksun.