Arın nedir, Arın ne demek

Arın; İsim, Yerleşim Merkezi alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Alın.

Yüz, cephe, dağların, tepelerin yüzü.

Arın isminin anlamı, Arın ne demek:

Temiz, arı, saf. Alın. Yüz, cephe, dağların, tepelerin yüzü. Arın ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Şanlıurfa kenti, Harran ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Arın ile ilgili Atasözü veya Deyim

arına dokunmak : utanç duymak.

arının yuvasına kazık (veya çöp) dürtmek : tehlikeli kişiyi kışkırtmak.

yunmuş arınmış (veya yıkanmış) : yıkanıp temizlenmiş Mecaz anlamı suçu olmayan.

Arın anlamı, tanımı

Arın altı : Güneş almıyan veya az alan yer

Arınabilme : Arınabilmek işi.

Arınabilmek : Arınma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Arınacak : Yıkanma yeri, gusülhane.

Arınak : Yıkanma yeri, gusülhane.

Arınbah : Tavanarası duvarı.

Arıncak : Temiz, tertemiz, saf, iyi.

Arıncık : Küçük göl.

Arınç : Temiz, saf, arı. Barış, huzur.

Arındı : Van ili, Kırkgeçit nahiyesine bağlı bir bölge.

Arındık : Elâzığ şehrinde, Palu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Elâzığ ili, Poyraz bucağına bağlı bir yer.

Arındırabilme : Arındırabilmek işi.

 

Arındırabilmek : Arındırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Arındırılma : Arındırılmak işi.

Arındırılmak : Arındırma işine konu olmak.

Arındırılmış döviz müdahalesi : Bir ülkede döviz kurunu dengelemek için yapılan müdahale sonucu para sunumunda ortaya çıkan değişimin neden olacağı enflasyonist veya deflastyonist etkileri dengelemek amacıyla merkez bankasının para sunumuna müdahale ederek eski düzeyine getirmesi.

Arındırım : Merkez bankalarının, para sunumunda çeşitli nedenlerle ortaya çıkan değişmelerin ekonomideki olası enflasyonist veya deflasyonist etkilerini önlemek amacıyla yaptıkları açık piyasa işlemleri. Bir ölçme aracının değişik ölçüm boyutlarına ilişkin öğelerden ya da ölçümün çeşitli yanılgılardan ayıklanması.

Arındırma duralgası : Bir kentin suyunun, kentlinin kullanmasına sunulmasından önce, insan sağlığı için taşıyabileceği dokuncaların belli bilimsel yöntemlerle giderildiği, süzgeç ve benzerleri araçlardan oluşan kuruluş. Kentin çöplerinin insan sağlığına dokuncalı olmaktan çıkarılmasına, yararlanılabilecek duruma getirilmesine yarayan döşem.

Arıngaç : Kurna, duş yeri.

Arınık : Her çeşit mikroptan arınmış, steril, sterilize. Temiz, tertemiz, saf, iyi. İğdiş edilmiş, burulmuş hayvan. [Bakınız: arı]. Geçilmek üzere, otu, taşı ayıklanmış tarla yolu. Arınmış olan. Temiz, saf, berrak. Şanlıurfa ili, Gölcük bucağına bağlı bir yer.

 

Arınık değşilimi veya bükünü : Komşu bir sesin etkisiyle bir açınığın ses, daha doğrusu, renk değiştirmesi. "O bir' deyiminin "öbür" olması gibi. Jean Deny Türkçede ek ve takılardaki açınıkların incelik kalınlık bakımından kelimedeki açınıklara uymasına da Mutation adını veriyor.

Arınıklık : Cansız yüzeylerdeki yaralı ve zararlı mikroorganizmaların kimyasal madde, ısı, ışın gibi etkenler kullanılarak tamamen yok edilmesi işlemi, sterilizasyon.

Arınlamak : Karşı gelmek, çekememek, zıddına gitmek.

Arınlaşmak : Zıdlaşmak, karşı olmak, iddialaşmak.

Arınlı : Malatya kenti, Pütürge ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Arınlık : At başlığının hayvanın alnına gelen kayış kısmı. (Aksaray Niğde) (arınsalık) : (Bor Niğde).

Arınmah : İçini temizlemek, kötü huylardan kurtulmak.

Arınmış : Arı duruma gelmiş olan.

Arınmış yer : Arzı mukaddes.

Arınmışlık : Arınmış olma durumu.

Arınnamak : Önceden hesaplamak, göze almak: Ben zaten bu neticeyi arınnamıştım.

Arıntı : Temizlenmiş bir şeyin işe yaramıyan parçası. Tabakların, koyun ve kuzu derilerinden ikinci kez kazıyarak çıkardıkları yün, kıl artıkları. Yakacak ve kabtan başka, yemek pişirmek için gerekli bütün şeyler: Arıntı olduktan sonra yemek yapmakta bir şey mi?. Yıkanan, temizlenen çamaşır: Kızım, güneş varken şu arıntıları ser de kurusun. Deriden çıkan kıllar. (Yalvaç Isparta). Keçe yapmakta kullanılan kıl. (Bor Niğde). Yıkama sirasmda ayrılan pis yün ya da kıl parçaları. (İnhisar Söğüt Bilecik; Bor Niğde).

Değerden arınmışlık : Bir kavram ya da bir ölçme aracının değer yükünden yalıtılmış olması. '.

Radyoaktif arındırma : Vücutta, eşyada ya da bir maddede bulunan radyoaktif kirlenmenin giderilmesi veya azaltılması.

Radyoaktif arındırma etkeni : Radyoaktif kirlenmeye neden olan maddenin başlangıçtaki yoğunluğunun, arındırma sonrası yoğunluğuna oranı.

Uterusta bakteriyel arınma : Doğumdan sonra ve kızgınlıkta döl yatağındaki bakterilerin savunma mekanizmasıyla temizlenmesi.

Arındırma : Arındırmak işi.

Arındırmak : Arınmasını sağlamak.

Arınış : Arınma işi.

Arınma : Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.

Arınmak : Temizlenmek. Rahatlamak. Katışıksız, arı (I) duruma gelmek.

Diğer dillerde Arıkuşugiller anlamı nedir?

İngilizce'de Arıkuşugiller ne demek ? : bee-eaters