Aralık nedir, Aralık ne demek

Aralık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Ara.
  • Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre.
  • Yarı açık, tam kapanmamış.
  • Uygun, elverişli durum, fırsat.
  • Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel
  • İki nota arasındaki perde uzaklığı.
  • Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas.
  • Tuvalet.
  • Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor.
  • Iğdır iline bağlı ilçelerden biri.
  • Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık.
  • Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk.
  • Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

"Aralık" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Portenin beş çizgisi arasında dört aralık vardır."
  • "İyice kararmış çarpık bir tahta kapı aralık duruyordu." - Ç. Altan
  • "İki masa arasında bir metre aralık var."

Yerel Türkçe anlamı:

Eşya depo edilen, evlerin arka bölümünde bir yer.

İki dinsel bayram arasındaki ay.

İki tarla arası, ekin arası.

Nezle, grip.

Hayvanın ön ayağından, arka ayağına takılan köstek.

Ortalık, orta yer: Aralıkta dolaşma.

Pazar günü.

Çıkmaz, dar sokak.

Ramazan ve Kurban bayramları arasında kalan ay, zilkade.

İki ev arasında yapılmış olan duvar, bölme.

Soğuk nedeniyle ortaya çıkan hastalıkların tümü.

 

İki ev ya da tarla arasındaki yer.

Orta yer, ortalık.

Evin girişi, antre

İki ev ve duvar arasındaki boşluk.

Salı günü.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir mıknatıssal çevrimin iki parçasını ayıran hava aralığı.

Belirli iki değer arasındaki bölge.

İki üşek arasında bir kıvılcım ya da yay atlamasının oluşabileceği uzaklık.

Gitar terimi olarak anlamı:

İki nota arasındaki perde uzaklığı.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Gerçek eksen üzerindeki dışbükey küme. a. bk. açık aralık, kapalı aralık, yanaçık aralık.

Diğer sözlük anlamları:

Ara, esna, sıra.

Ara, beyn.

Mühlet, vâde.

Yer, mahal.

Bilimsel terim anlamı:

Toplu cimnastiklerde, biri birinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinliğine açıklık.

Bir işlemin belli bir amaca göre yapılabileceği, işlem değişkenlerinin iki sınır arası.

Bir ölçme aracının simgelediği ölçüm sürekliliği üzerindeki ardıl birimler arasındaki uzaklık.

Düzyazıda bölümlerin, koşukta dizelerin son sözcükleri, bk. denkleşme.

İngilizce'de Aralık ne demek? Aralık ingilizcesi nedir?:

gap, interval, distance, range; interval

Fransızca'da Aralık ne demek?:

interstice, entre-deux, intermission, intermittence

 

Osmanlıca Aralık ne demek? Aralık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

fâsıla, fasıla

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Bursa şehri, Mustafakemalpaşa belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Diyarbakır ilinde, Bismil ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Artvin kenti, Borçka belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sakarya şehrinde, Kazımpaşa nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Giresun ilinde, Eynesil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Aralık hakkında bilgiler

Aralık, Gregoryen takvime göre yılın 12. ve son ayı olup 31 gün çeker.

Türkiye'de, Atatürk devrimine değin Arapça'da "ocak" anlamına gelen "kânûn كانون" sözcüğünden Kânûn-i Evvel, Kanunuevvel, Kanunievvel, Kânunuevvel olan ayın adı Cumhuriyet'ten sonra İlk Kânun, İlkkânun olarak kullanıldı, 10 Ocak 1945'te kabul edilen 15 Ocak 1945'te yürürlüğe giren ve dört ayın adlarını değiştiren yasa ile ayın adı aralık yapıldı.

Aralık adının İngilizce karşılığı olan 'December', Latince 10 anlamına gelen "decem" den gelir. Aylara bölünmemiş kış mevsimi, ocak ve şubat arasında bölünene kadar eski Roma takviminde Aralık ayı 10. ay idi.

Aralık ile ilgili Cümleler

  • Her yılın olduğu gibi, bu yılın da sonuna gelmiş bulunmaktayız. İçerisinde bulunduğumuz aralık ayının bitmesine müteakip farklı bir sene başlayacak ve biz, kocaman bir yılı geride bırakmış olacağız. İşte bu sebepler, hem bir hüzün hem de bir sevinç kaynağı olarak görülebilmektedir. Dolayısı ile de farklı gruplar, yılbaşını kutlamak istemektedirler. Bu, onların en tabii hakkı olduğu gibi yılbaşında hediyeleşmek de bir o kadar önemli bir müessese hâline gelmiştir. Ancak bu noktada da bireylerin akıllarına takıla en büyük soru, yılbaşı için alınabilecek hediyeler konusudur. Çünkü insanlar, sevdiklerine bu senede bir olan etkinlik için en güzel ve ideal hediye tercihini yapmak istemektedirler. Bundan dolayı kafaları karışmakta ve bir sürü hediye seçeneği arasında kaybolmaktadırlar. Biz, www.birdunyakravat.com ailesi olarak, size en uygun kravat modelleri ve çeşitlerini sunmaktan mutluluk duymaktayız.
  • Benim parmaklarım her sözcüğü telâffuz eder, her aralık ve her aksan.
  • 3 Aralık 1967 tarihinde, Doktor Barnard ilk insan kalp naklini gerçekleştirebildi.
  • Yüzücüler dikkat! Suda çok fazla kalmayın. Oranın aralıkta donduğunu hatırlayın.
  • O, bugünden itibaren bir hafta sonra geri dönecek, yani, 10 Aralıkta.
  • İnsan gözü görülebilir aralık dediğimiz çok dar ışık aralığı hariç neredeyse tüm elektromanyetik spektrum için kördür,
  • Yılın en soğuk günlerini yaşadığımız şu günlerde soğuk ve yağışlı havadan halkın olumsuz etkilenmemesi için belediye ekipleri aralıksız çalışma yapmaktadır.
  • Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki bir savaşın patlak verdiği Aralık 1941'de henüz doğmamıştım.
  • Onun hepsi Montgomery'de, Alabama'da 1 Aralık 1955 'te başladı.
  • O Avustralya'ya taşınana kadar yarı düzenli aralıklarla buluştuk.

Aralık anlamı, kısaca tanımı:

Kanun : Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı. Yasa. Geçerli olan kural.

Aralık vermek : Yeniden başlamak üzere bir işi kısa süre bırakmak. harfler veya satırlar arasında boşluk bırakmak.

Aralık korozyonu : Dar bir çelik veya çatlak çevresinde veya bunların içerisinde ortaya çıkan bir paslanma türü.

Aralık oyunu : İki perde arasında yapılmış olan koro, bale, monolog vb. eğlendirici oyun.

Bir aralık : Bir ara.

Dar aralık : Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verilmesi sırasında geçen kısa süre.

O aralık : O sırada.

Hava aralığı : Benzinli motorların bujilerinin elektrotları veya buji tırnakları arasında bulunan boşluk.

Tavan aralığı : Tavan arası.

Aralıklı : Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik. Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı.

Aralıksız : Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.

Aralıkta : Öbür şeyler arasında, bu arada.

Uygun : Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Fırsat : Herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile, okazyon.

Bölüm : Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.

Geçit : İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent. Geçmeye yarayan yer, geçecek yer.

Geçenek : Koridor.

Koridor : İki devlet arasındaki dar toprak parçası. Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit, geçenek.

Takvim : Bir yılın günlerini, aylarını, sayılı günlerini gösteren, değişik biçimlerde yapılmış çizelge veya defter. Zamanı yıllara, aylara ve günlere ayıran yöntem. Yapılacak bir işin türlü evrelerini zamana bağlı olarak gösteren program.

Ara : Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt. İç. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre.

Elverişli : Uygun, müsait. İşe yarayan, ergonomik.

Tuvalet : Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne. Sidik veya dışkı. İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer, abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kenef, memişhane, kademhane. Gece kıyafeti. Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi.

Yarı : Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan. Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf. Devre arası. Gereğinden az, tam olmayarak.

Açık : Aralığı çok. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Örtüsüz, çıplak. Belli bir yerin biraz uzağı. Kolay anlaşılır, vazıh. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Çalışır durumda olan. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Boş. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Engelsiz, serbest. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen. Belirgin bir biçimde. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı.

Tam : Eksiksiz, kesintisiz. O sırada, o anda. Bütün, tüm. Ehliyetli, yetkin. Tıpkı. En elverişli, en uygun. Gerçek, kusursuz. Amerikan doları.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Nota : Bir müzik sesini belirtmeye yarayan işaret. Muhtıra.

Perde : Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Doğruyu görmeye engel olan şey. Katarakt. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri. Seste pes perde. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer.

Paralel : Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.). Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri. Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi.

Boşluk : Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre. Boş olma durumu. Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Boş olan yer.

Iğdır : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bağlı : Sınırlanmış, sınırlı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Kapatılmış olan, kapalı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Aralık damgası : Teknik nedenlerle bir bilgisayar sözcüğünde yer alan fakat veri gösterim değeri bulunmayan damga.

Aralık dölü : Piç.

Aralık düzenleyici : Uzun aralıklarla tek resim alma işleminde bu aralıkların süresini düzenleyen gereç.

Aralık gapı : Evlerde ilk kapı ile ikinci kapı arasındaki aralık: Aralık gapıdan odun alda gel.

Aralık hastalığı : Nezle, grip.

Aralık içinde dalgalanma : Döviz kurlarının para yetkesince belirlenen bir aralık içinde serbestçe dalgalanmasına izin verildiği kur bandı sistemi.

Aralık iyisi : Ölmeden önce, geçici olarak iyileşen hasta, ölüm iyisi: Rahmetli geldiğimde ne iyi idi, meğer aralık iyisi imiş.

Aralık kestirimi : (Kuramsal istatistik) Evrendeğerin, bir alt ve üst sınırla belirlenen bir aralıkla kestirimi.

Aralık oyun : Eskiden tiyatroda, perde aralarında yapılan koro, balet, dans gibi eğlendirici oyun.

Aralık ölçümlü veriler : Yargılanacak özelliklerin kesin aralıklarla belirlenen bir sıraya konabildiği ölçüm yöntemi.

Diğer dillerde Aralık anlamı nedir?

İngilizce'de Aralık ne demek? : n. December, twelfth and final month of the Gregorian calendar

adj. ajar, half open, crack

n. space, gap, interval, interstice, interspace, separation; hiatus, lacuna, aperture; time; daylight; gangway; rift

Almanca'da Aralık : n. Abstand, Dezember, Intervall, Lücke, Öffnung, Spalt, Spanne, Zeitabstand

Rusça'da Aralık : n. декабрь (M), интервал (M), промежуток (M), просвет (M), проем (M), щель (F), перерыв (M), перебой (M), пролет (M), пробел {вчт.} (M)

adj. декабрьский, неприкрытый