Arap nedir, Arap ne demek

Arap; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

Arap hakkında bilgiler

Araplar (Arapça: عرب‎), 260 milyonluk tahmini nüfusu ile Orta Doğu'nun en kalabalık halkıdır. Akdeniz'in güneyinde Afrika'da Büyük Sahra ve Sudan'a, doğusunda Irak'a ve Arap Yarımadası'na kadar uzanan bir coğrafyada yaşarlar. Nüfusunun büyük kısmı Araplardan oluşan ve Arapça konuşulan ülkeler Arap ülkeleri olarak adlandırılır. Bu ülkelerde, Arapçanın dışında Kuzey Afrika'da Berberice, Irak'ta, Suriye'de Kürtçe ve Türkçe, Güney Arabistan'da ise çeşitli yerel diller konuşulur. Türkiye'de Adana, Mersin, Hatay, Urfa, Mardin, Siirt ve bazı Güneydoğu Anadolu illerinde yaşarlar. Muş'ta da Arap nüfus mevcuttur. Mevcut Arap Birliği başkanı El-Nuri Bin Abdullah'dır.

Tarihte Arap adına ilk olarak Asur kaynaklarında rastlanmıştır. Asurlular, bugünkü adı Arabistan olan bölgedeki çöllerde göçebe olarak yaşayan Semitik topluluklara Arabaya diyordu. Bu isim daha sonra değişime uğrayarak Arap şeklini almıştır.

İbrahim'in farklı annelerden İsmail ve İshak isminde iki oğlu olmuştur. İslam geleneğine göre İslam peygamberi Muhammed'in ve Arapların atası, İsmail'dir. Öte yandan Yahudi ve Müslüman kaynaklarına göre İshak'ın oğlu Yakup'un soyundan gelenler İsrailoğulları'nı meydana getirirler.

 

Araplar İslamiyet öncesinde bazı devletler kurmuşlardır (Himyeriler, Gassaniler, Petra Krallığı vb.). Ancak coğrafyalarının yarattığı koşullar gereği genel olarak kabileler halinde yaşamışlardır ve her kabilenin başında şeyh, emir benzeri liderler bulunurdu. Bu nedenle İslamiyete kadar tek bayrak altında toplanamamışlardır.

Arap ile ilgili Cümleler

  • Birçok ülkede, Arap ülkeleri ve İsrail hariç genellikle Cumartesi ve Pazar, hafta sonu günleri olarak ilan edilmiştir.
  • Tur grubundaki tek erkek bendim. Diğerleri de İstanbul'da yaşayan 7 Arap kadındı.
  • Hürrem Sultan bir seneden biraz daha fazla bir süre sonra Osmanlıca ve Arapçayı söküp ortama adapte oldu.
  • Arapça seviye 5'ten başarısız olacağım, finalden en az C almazsam.
  • Sen benim Arap Baharı'nın sonuçlarında uğradığım kadar hayal kırıklığına uğradın mı?
  • Çok hızlı konuştuğu için, Arapça 5.kura giren hocayı anlayamıyorum.
  • İspanyolca veya Portekizce'den hangisi ses açısından Arapça'ya daha yakındır?
  • Bazı bilimcilere göre Muhammet peygamber, Arap toplumunun kollektif bilincinin yarattığı bir masal kahramanıdır ve hiç yaşamamıştır.
  • O, diğerlerinin arasında, Mandarin, Uygurca, Arapça, Rusça biliyor...Kısaca o bir sürü dil konuşan biri.
  • "Bu yarıyıl tatilinde hangi dilin kursunu alacaksın?" "Arapça 5. seviye."
 

Arap anlamı, kısaca tanımı:

Orta : İyi ile kötü arasındaki durum. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Ne uzun ne kısa, midi. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Ne büyük ne küçük, midi. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Orantı. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm.

Kuzey : Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer. Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Yıldız.

Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Büyük : Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Üstün niteliği olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Niceliği çok olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse.

Halk : Yaratma. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu.

Arap gibi olmak : Simsiyah olmak, kararmak.

Arap olayım : Söylenen bir şeyin doğruluğuna inandırmak için "söylediğim söz doğru değilse kararayım, esmerleşeyim" anlamında kullanılan bir söz.

Arap alfabesi : Genellikle Müslümanlar tarafından kullanılan, sağdan sola doğru yazılan alfabe.

Arap rakamları : Bugün kullandığımız sayıları gösteren rakamlar.

Arap sabunu : Potasla yapılan, yumuşak, esmer bir sabun.

Arapsaçı : Bir yerleşim planında genellikle yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi.

Arap tavşanı : Kemirgenlerden, Kuzey Afrika ve Arabistan'da yaşayan, tahıllarla beslenen, boyu 20, kuyruğu ise 22 santimetre kadar olan bir tür memeli (Jaculus jaculus).

Arap zamkı : Akasyadan elde edilen bir zamk, zamkıarabi.

Arapça : Bu dille yazılmış olan. Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi.

Arapçalaştırma : Arapçalaştırmak işi, Arabizasyon.

Arapçalaştırmak : Arap dili özelliği kazandırmak. Arapçaya çevirmek.

Arapgir : Malatya iline bağlı ilçelerden biri.

Araplaşma : Araplaşmak durumu.

Araplaşmak : Arap olmak, Araplığı benimsemek.

Araplaştırma : Araplaştırmak durumu.

Araplaştırmak : Arap kimliğini kazandırmak.

Araplık : Arap olma durumu.

Arapsaçı gibi : Karmakarışık.

Arapsaçına dönmek : İşler çok karışıp çözümlenmesi güç bir duruma gelmek.

Anladımsa arap olayım : "hiçbir şey anlamadım" anlamında kullanılan bir söz.

Bok yemenin arapçası : "yakışıksızlığın büyüğü" anlamında kullanılan bir söz.

İşler arapsaçına dönmek : İşler çok karmaşık bir hâl almak.

Yahudi arapçası : Arap ülkelerinde yaşayan Yahudilerin konuşup yazdıkları, ölçünlü olmayan Arapça.

Fotoğraf : Çeşitli araç ve malzeme kullanarak görüntüyü özel bir yüzey üzerinde sabitleme. Bu yöntemle aktarılarak çoğaltılan resim, foto. Görüntü.

Negatif : Olumsuz. Eksi, pozitif karşıtı. Gerçekteki aydınlık ve karanlık bölümleri tersine gösteren fotoğraf camı veya filmi.

Fellah : Arap. Çiftçi. Mısır köylüsü.

Bölüm : Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Esmer : Kurşuni renk. Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız. Bu renkte olan. Siyaha çalan buğday rengi.

Milyon : Bu sayının adı. Bin kere bin, 1.000.000.

Koyu : Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Derin, hararetli. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Aşırı (davranış, düşünce vb.). Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı.

Diğer dillerde Arap anlamı nedir?

İngilizce'de Arap ne demek? : [Arap] adj. Arab, Arabian, Arabic, of a Semitic people living in the Middle East and northern Africa

n. Arabian, Arab, member of a Semitic people living in the Middle East and northern Africa; negro, member of a Black or dark-skinned African race (derogatory in modern usage)

Fransızca'da Arap : arabe

Almanca'da Arap : n. Araber, Sarazene

adj. arabisch, sarazenisch

Rusça'da Arap : n. араб (M)