Arazi nedir, Arazi ne demek

Arazi; bir coğrafya terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Arazi" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kurulan heyet şehrin arka tepelerinde kondu kurulacak uygun bir arazi bulma işiyle görevlendirildi." - L. Tekin

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: yerey]

Hukuki terim anlamı:

(arz’ın çoğulu) 1) toprak. 2) yer parçası (Grundstück).

Arazi anlamı, tanımı:

Arazi açmak : Fundalık, koruluk, sazlık yerleri temizleyerek tarıma elverişli duruma getirmek.

Arazi olmak : İşten kaçmak. sıvışmak.

Araziye uymak : Görünmemeye çalışmak. ortama, çevreye uymak.

Arazi aracı : Her türlü arazide kullanılabilecek biçimde ve güçte yapılmış motorlu araç.

Arazi otomobili : Kara yollarında yolcu ve yük taşıyabilecek nitelikte olmakla beraber yüksek motor gücü sayesinde genellikle yol dışında ve engebeli arazide kullanılan taşıt.

Arazi taraması : Güvenlik güçlerinin belli bir bölgede tehlike oluşturabilecek patlayıcı vb. maddeleri özel araçlarla araması.

Arazi yarışı : Her türlü arazi koşulunda özel motorlu araçlarla yapılmış olan yarış.

Vakıf arazisi : Bir vakfın mülkiyeti içinde olan arazi.

Yeryüzü : Dünya. Yer kabuğu.

Parça : Nesne. Güzel, alımlı kız veya kadın. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Tane. Pasaj. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül.

 

Yerey : Yer kabuğunun oluşumu bakımından ele alınan herhangi bir parçası. Arazi.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Ülke. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Kara. Memleketli.

Yer : Yerküre. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Önem. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. İz. Gezinilen, ayakla basılan taban. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Ülke. Durum, konum.

Arazi tamamiyeti : [Bakınız: Toprak bütünlüğü]

Arazi vergisi : Matrahını, ülke sınırları içinde bulunan arazi ve arsa değerinin oluşturduğu bir tür servet vergisi.

Araziye : Toprak, arazi. Alan, tarla, bahçe: Yîmi dölüm arâziyem vâ. Arazi

Araziye uydurmak : Kısa sürede, sezdirmeden çalmak.

 

Arazi ile ilgili Cümleler

  • Hiçbir hükümet arazisi kağıt para ile satın alınamıyordu.
  • Aile arazisinin geniş alanını çocuklar arasında eşit olarak böleceğiz.
  • Bu araziye ilk olarak iki yüzyıldan uzun bir süre önce Hollandalılar tarafından yerleşildi.
  • Tom, üzerine bir ev inşa etmek için bir arazi satın aldı.
  • Bu arazi on yıllar önce asıl sahibinden kamulaştırılmıştır.
  • Bakın, benim sahip olduklarım sadece bu iki kale, yüz hektar arazi, altı araba, dört yüz baş sığır ve yirmi koşu atı...
  • Şehrin yaklaşık 3 mil dışında 30 İngiliz dönümü arazim var.
  • Ekilebilir arazi mahsul yetiştirilebilen arazi demektir.
  • Ali Mary'nin yaşadığı yerden uzakta olmayan bir parça arazi aldı.
  • Dünyada dağlar, ormanlar, tarım arazileri, hayvanlar ve insanlar vardır.

Diğer dillerde Arazi anlamı nedir?

İngilizce'de Arazi ne demek? : [Arazi] n. family name (Hebrew)

n. Arazi, family name (Hebrew)

n. Arazi, family name (Hebrew)

Fransızca'da Arazi : domaine [le], terre [la]

Almanca'da Arazi : n. Gelände

Rusça'da Arazi : n. земля (F), местность (F), территория (F), пространство (N), угодье (N), грунт (M)

adj. земельный, вездеходный