Argument türkçesi Argument nedir

  • Delil.
  • Çıkarım.
  • Sav.
  • Münakaşa.
  • Görüş.
  • Belge.
  • Anlaşmazlık.
  • Yargılama.
  • Tartışma.
  • Bilgisayar, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Düşünce.
  • Kanıt.
  • Tez.
  • Değiştirgen.
  • Argüman.
  • Savunma.
  • Bir tiyatro yapıtının baş tarafına yazılan oyun özeti bk. baş özet; inandırıcı söz, sahne.
  • İddia.
  • Düşünme.
  • Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri.
  • Üzerinde konuşma.
  • İşlenen konu.
  • Konu.

Argument ile ilgili cümleler

English: Ali could see that the argument was pointless.
Turkish: Ali tartışmanın faydasız olduğunu görebiliyordu.

English: A new argument was presented.
Turkish: Yeni bir görüş sunuldu.

English: Ali had an argument with Mary.
Turkish: Ali Mary ile bir tartışma yaptı.

English: Ali had a big argument with Mary.
Turkish: Ali Mary ile büyük bir tartışma yaptı.

English: Ali and John had an argument about Mary that ended in a punch-up.
Turkish: Ali ve John'un Meryem'le ilgili tartışması yumruklaşmayla neticelendi.

Argument ingilizcede ne demek, Argument nerede nasıl kullanılır?

Argument completion technique : Sonuç çıkarma yordamı. Bireye bütünlenmemiş bir öykü ya da olaylar dizisi sunup bundan sonuç çıkarmasını isteyerek, tutumları ölçen çıkarımcı yordam, bk. dolaylı yordam.

 

Narrow an argument down : Bir tartışmayı açıkça belirlemek. Bir tartışmayı daraltmak.

Clinch an argument : Karşısındakini susturmak. Konuya açıklık getirmek. Güçlü kanıtlar sunmak.

Comparability argument : Karşılaştırılabilirlik savı. Çalışanların verimlilikleri, becerileri ve eğitimlerinin eşit olması durumunda farklı işlerde çalışıyor olsalar da aynı ücreti almaları gerektiği görüşü.

Far fetched argument : Zoraki argüman. Asılsız argüman. İnanılmaz iddaa. Zorlama delil. Olağandışı iddaa. Mantıksız suçlama. Doğal olmayan kanıt.

Refute an argument : Bir savı çürütmek.

New argument : Yeni kanıtlar.

Gist of an argument : Bir tartışmanın ana fikri. Bir argümanın özü. Bir tartışmanın ana noktası.

For the sake of argument : Farz edelim ki. Varsayalım ki.

Heated argument : Ateşli tartışma. Öfkeli tartışma. Hararetli tartışma.

İngilizce Argument Türkçe anlamı, Argument eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Argument ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Figuring : Hesap etme. Biçimlendirme. Biçim verme. Spekülasyon yapma. Tahminde bulunma. Kuramlaştırma. Farzetme.

Adjudication : Açık eksiltme. Hüküm verme. Eksiltme. Karar verme. Sözlü teklif yöntemiyle gerçekleştirilen eksiltme. krş. kapalı eksiltme. Hüküm. Karar. Mahkemenin hüküm vermesi.

Apologia : Müdafaa (yazılı). Yazılı müdafaa. Müdafaa. Yazılı savunma. Haklı gösterme. Savunma yazısı.

Purview : Saha. Anlam. Sadet. Alan (soyut olarak). Meal. Görüş alanı. Mefhum. Alan. Amaç (yasa).

 

Disceptation : Görüşme.

Contemplativeness : Düşünceye dalmış olma durumu. Derin düşüncelilik. Ciddi dalgınlık. Dalgınlık.

Apology : İtizar. Kötü örnek. Tarziye. Bir şeye ya da bir kimseye kusur kondurulmasma karşı o şeyi ya da kişiyi savunmak. Özür. Özür dileme. Bir kişiye ya da duruma kusur kondurulmasına karşı o kişiyi ya da durumu savunan yapıt. Müdafaa.

Contest : İtiraz etmek. İnkar. Rekabet etmek. Karşı koymak. İtiraz edip yanlış olduğunu ispatlamaya çalışmak. Yarışmak. Doğruluğu hakkında tartışmak. Yarışma. Mücadele.

Polemic : Polemiğe giren kimse. İnanç tartışması. İhtilaflı. Polemik. Zıtlaşma. Fikir savaşı. Sert tartışma. Tartışmalı. Münakaşalı.

Proposition : Sevişme teklifi. Cümle. Plan. Sevişme teklif etmek. Öneri. Önerme. İş teklifi. Kaziye. Uygunsuz teklif.

Argument synonyms : specious argument, determining factor, counterargument, conflict, deliberation, hastier, difference of opinions, disconformity, sparring, altercations, communion, diploma, argy bargy, ambiguity, pro, last word, concepts, trials, disaccord, statement, propositions, implication, document, arguments, dispute, contemplation, contentions, hasty, advocacies, nimble, adducing, judgement, determiner.

Argument zıt anlamlı kelimeler, Argument kelime anlamı

Pro : Orospu. Destekleyen fikir. Yandaş. Yanında. Bir ölçek sınarının dile getirdiği tutuma katılan ya da olumlu yanıt veren kişi ya da bir sınarı onaylayan görüş, bk. karşı. Profesyonel. Lehinde. Fahişe. Taraftar.

Con : Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi, ona ters düşen tutum ya da görüş. Dümen kullanmak. Aldatmak. Karşı. Kandırmak. Hile yapmak. Kafalamak. Aleyhte. Yutturmak. Sahtekarlık yapmak.

Argument ingilizce tanımı, definition of Argument

Argument kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Evidence. To make an argument. Proof. To argue.