Arkalık nedir, Arkalık ne demek

  • Sırt dayamaya yarayan yer.
  • Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü
  • Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.

"Arkalık" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Rıza Efendi iskemlesinin arkalığına iyice yaslandı." - T. Buğra

Yerel Türkçe anlamı:

Artçı (askerlikte).

Evlerde ocağın arkasına vurulan kalın odun: Bu arkalıkta çok büyükmüş, iki gündür yanıyor hâlâ tükenmedi.

Bir çeşit sepet.

Yelek, içlik.

Saman çeteninin (kağnısının) arkasına bağlanan kilim parçası. 1

Kerpiç ve taş taşımak için arkaya iple bağlanan tahta araç.

Azerilerin giydiği, pardesüye, cekete benzer bir giysi.

Ceket.

[Bakınız: argalaç]

İskemlenin, sıranın yaslanılacak yeri.

Tahta dildirilecek tomruğun dört köşesinden çıkarılan kalın yumru tahtalar.

Hamal semeri, sırta yük alınacağı zaman konulan çul, çuval, keçe parçası, altlık.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Semerin kaymasını önliyen kayış ya da kolan. (Akpınar *Gümüşhacıköy -Amasya)

Arkalık kısaca anlamı, tanımı:

Arkalı : Koruyanı, dayanağı olan, pistonlu, iltimaslı. Arkası olan.

Arkalıklı : Arkalığı, sırt dayayacak yeri olan.

Sırt : Kesici araçların kesmeyen kenarı. İnsanın üstü. Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Bir şeyin üstü, üst bölümü. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı. Dağların veya tepelerin üst bölümü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm.

 

Dayama : Dayamak işi.

Hamal : Taşıyıcı.

Semer : Yukaç. Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık. At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç.

Arkalıç : Arkalık.

Kolsuz : Kol geçirilmemiş olan (giysi). Kolu olmayan.

Kalınca : Kalına yakın.

Yer : Yerküre. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. İz. Görev, makam. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Durum, konum. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Önem. Gezinilen, ayakla basılan taban. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Durum, konum, vaziyet. Ülke.

Arkalıksız : Arkalığı, sırt dayayacak yeri olmayan. İlgili cümle: "“Çadır, içindeki arkalıksız iskemlelere kurulan müşterileri güneşten korur.”" S. Birsel.

Diğer dillerde Arkalık anlamı nedir?

İngilizce'de Arkalık ne demek? : n. back, backrest, backing

Fransızca'da Arkalık : dossier [le]

Almanca'da Arkalık : n. Lehne, Reff, Rückenlehne