Aromas türkçesi Aromas nedir

  • Aroma (güzel) koku.
  • Hoş koku.
  • Rayiha.
  • Hava.
  • Ortam.
  • Koku (kuvvetli ve hoş).
  • Aroma.
  • Koku.
  • Itır.
  • Güzel koku.

Aromas ingilizcede ne demek, Aromas nerede nasıl kullanılır?

Old aroma : Eski koku. Eski aroma. Eski esans.

Aroma : Rayiha. Hava. Gıdaların duyusal muayenelerinde çiğneme ve yutkunma sonucunda hissedilen tat ve kokunun birlikte oluşturdukları haz verici duyum, rayiha. Koku (kuvvetli ve hoş). Itır. Belirli bir nitelik ya da ortam. Aroma (güzel) koku. Güzel koku. Ortam.

Aromarama : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aromarama. Amerikalı charles weiss'in 1959'da geliştirdiği, otuz bir çeşit kokuyu stratonic adlı bir aygıt yardımıyla filmin görüntülerine uygun olarak salona dağıtan, sonra temizleyen kokulu film işlemi.

Aromatherapist : Aromaterapi uygulayan kişi. Aromaterapi kullanan kişi.

Aromatherapy : Fiziksel ve duygusal sağlığı iyileştirmek için yapılan güzel kokular ve bitki özlerinin tedavi edici kullanımı (alternatif tıp yöntemi). Aromaterapi. Ruh halini.

Aromatic compound : Aromatik bileşik. Kokunuk bileşik. Pi-eksicikleri iki öğecikli bağlar arasında durmayıp bütün dolama yayılan, böylece nicemsel yankılaşım gösteren örgensel bileşik türü. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Aromatic compounds : Yapısında bir ya da daha çok benzen halkası olan bileşikler sınıfı. örn. toluen (c6h55-ch3). Kokulu bileşikler. Aromatik bileşikler. Aromatik bileşen.

 

Aromatic acid : Aromatik asit.

Aromatic vinegar : Aromatik sirke.

Aromatic yogurt : Süte, gıda mevzuatında izin verilen meyve, şeker vb. aroma verici maddelerin katılmasıyla yapılan yoğurt. Aromalı yoğurt.

İngilizce Aromas Türkçe anlamı, Aromas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aromas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aromaticness : Esans.

Defense system : Savunma sistemi.

Instrumentality : Yararlılık. Vasıta. Araç. Aracı olma. İşe yararlık. Vasıta olma. Araç anlayışı.

Atmosphere : Atmofer. Muhit. Çevre. Havaküre. Dramatik durumu, karakterler, konuşma, dekor, giyim-kuşam, ışık, müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini, tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe. Gazyuvarı. Bir oyunun anlamını belirten tinsel durum. Yaratılan hava. Havayuvarı.

Climate : Klimat. Klima. Yeryüzünün herhangi bir yerinde, havayuvarı olaylarının ortaklaşa gerçekleştirdikleri etkilerin, uzun yılların ortalamasına dayanan durumu. Abuhava. Şartlar. Çevre. Havanın sıcaklık, basınç, nem, rüzgar gibi koşullarını topluca belirten terim. Belli bir bölgedeki meteorolojik parametre ve süreçlerin belirlendiği hava tiplerinin, uzun zaman süresince saptanan ve mevsimleri karakterize eden ortalama durumu. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır.

 

Toilet water : Tuvalet suyu. Seodorant. Hafif parfüm. Parfüm. (fransızca) eau de toilette. Hafif kokulu daha az konsantre parfüm.

Contexts : Kontekst. Durum. Kaynak. Sözün gelişi. Bağlam. Şartlar. İçerik. Genel durum.

Attars : Gtilyağı. Çiçek yağı. Yağ. Gülsuyu.

Property : Emlak. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. Eşya. Durağan değer. Varlık. Nitelik. Sahne donatımı. Mülk. Arazi. Aksesuar.

Foulness : İğrençlik. Pislik. Ağırlık. Rezillik. Bozukluk. Adilik. Günah. İğrenç. Kokuşmuşluk. Kir.

Aromas synonyms : naval weaponry, stinkiness, olfactory property, implements of war, defence system, scent, muskiness, weapon system, aerial, sweetness, redolency, geraniums, smell, geranium, environment, gunnery, exhalation, ambiences, ambit, atmospheric, aethers, flavor, exhalations, fragrancy, ambient, odors, ammunition, environments, aero, atmospheres, aurae, rose geranium, ambiance.

Aromas zıt anlamlı kelimeler, Aromas kelime anlamı

Odorless : Kokusuz. Kokmaz.

Odorous : Kokulu. Hoş kokulu. Güzel kokulu.