Arpalamak nedir, Arpalamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ağzına geleni söylemek, ne dediğini bilememek: Arpaladın yine.

Çok yem yiyen hayvan, su içerek şişmek, ölmek.

Arpalamak anlamı, tanımı

Arpa : Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare). Rüşvet. Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri

Arpalama : Atların ayaklarında görülen ve rahat yürümelerini önleyen bir hastalık. Çok arpa yemekten ileri gelen bir hayvan hastalığı.

Söylemek : Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.

Söyleme : Söylemek işi.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Geleni : Tarla faresi, büyük fare.

Şişmek : İçi hava veya gazlarla dolarak gerilmek. Yorularak koşuyu veya müsabakayı sürdüremez olmak. Vücudun bir yeri içine yabancı bir maddenin girmesiyle veya başka bir etkiyle gerilmek, kabarmak. Gururlanmak, büyüklenmek. Utanmak, mahcup olmak. Çok yemek yiyerek rahatsız olacak kadar doymak. Bir şey emerek hacmi büyümek, genişlemek.

 

Söylem : Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.

Bileme : Bilemek işi.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

İçere : İçeri.

Şişme : Şişmek işi.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Ölmek : Yaşamaz olmak, hayatı sona ermek, can vermek. Değerini, geçerliğini, gücünü yitirmek, kullanılmamak. Bitki, solmak. Bazı sebeplerle çok sıkıntı veya acı çekmek.

Yiyen : Arkadaş. Yeğen, karşılığı yeen. Yeğen.

Ölme : Ölmek durumu, fevt, kabız, uful.

İçer : Oda, oturma odası.

Yine : Yeniden, bir daha, tekrar, gene. Buna rağmen, bununla birlikte. Öyle de olsa, öyle olmasına karşılık.

Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.

Yiye : Zarar verici, obur (hayvan). Sahip. Eğe.

Diğer dillerde Arpa samanı anlamı nedir?

İngilizce'de Arpa samanı ne demek ? : barley straw