Arsız nedir, Arsız ne demek

Arsız; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Arsız" ile ilgili cümle

  • "Arsız ve aptal mahalle çocuğu rolüne çıkmıştı." - B. R. Eyuboğlu

Arsız tanımı, anlamı:

Arsız arsız : Utanmaz bir biçimde, yılışarak, sırnaşarak.

Dayak arsızı : Dayaktan korkmaz olmuş, dayak yemeye alışmış (kimse), tokat arsızı.

Tokat arsızı : Dayak arsızı.

Arsızca : Arsız gibi, arsıza yakışan bir biçimde, arsızcasına.

Arsızlanmak : Arsızlık etmek.

Arsızlaşmak : Arsız duruma gelmek.

Arsızlık : Arsız olanın durumu veya arsıza yakışacak davranış, yılışıklık, sırnaşıklık.

Arsızlık etmek : Utanmadan, sıkılmadan, yüzsüzce davranmak. açgözlü davranmak.

Acındırırsan arsız olur acıktırırsan hırsız olur : "koruduğunuz kimsenin sürekli acınmasına izin verirseniz arsız olur, emeğinin karşılığını tam olarak vermediğiniz kişi de hırsız olur" anlamında kullanılan bir söz.

Çok söyleme arsız edersin aç bırakma hırsız edersin : "bir kişiye bir uyarıyı sürekli olarak yapmak ve bir kişiyi istediğinden yoksun bırakmak daima kötü sonuç verir" anlamında kullanılan bir söz.

 

Utanma : Utanmak durumu, arlanma, teeddüp.

Sıkılma : Sıkılma işi. Utanma ve çekinme duygusu, hicap.

Yılışık : Yapmacık davranışlarla hoş görünmeye çalışan.

Yüzsüz : Yüzü olmayan. Utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız.

Açgözlü : Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

Kola : Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek.

Kolayca : Oldukça kolay. (kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden.

Arsızcasına : Arsızca.

Arsızın yüzüne tükürmüşler, yağmur yağıyor demiş : “arsız ne kadar ağır hakaret görse de aldırmaz, pişkinliğe vurur” anlamında kullanılan bir söz.

Arsızlanma : Arsızlanmak işi. İlgili cümle: "“Etraftaki çocuklar gene arsızlanmaya başladılar.”" O. C. Kaygılı.

 

Arsızlaşabilme : Arsızlaşabilmek işi.

Arsızlaşabilmek : Arsızlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Arsızlaşma : Arsızlaşmak durumu.

Arsızlaştırma : Arsızlaştırmak işi.

Arsızlaştırmak : Arsız bir duruma getirmek, arsızlaşmasına yol açmak.

Arsız ile ilgili Cümleler

  • Ali arsız çocuklarını kontrol edemeyen ebeveynlerden nefret ediyor.
  • Yüzsüzün mecaz anlamı; utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız demektir.
  • Çok arsızsın.
  • Tahtada ki yüzünde arsız bir gülümseme ile duruyordu.

Diğer dillerde Arsız anlamı nedir?

İngilizce'de Arsız ne demek? : adj. shameless, cheeky, impudent, unblushing, sassy, unabashed, fresh, barefaced, bold, malapert, pert, bold faced, brassy; daft, flip, flippant, hard-bitten; calm; randy; vigorous (plant)

Fransızca'da Arsız : effronté/e, impudent/e, insolent/e; prolifique

Almanca'da Arsız : adj. unnütz

Rusça'da Arsız : n. охальник (M)

adj. беззастенчивый