Arzu nedir, Arzu ne demek

Arzu; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • İstek, dilek
  • Heves.

"Arzu" ile ilgili cümleler

  • "İçimde nice zamandan kalma bir arzu var." - A. İlhan
  • "Zaten insanın en büyük hususiyeti, içinde bulunduğu hâlden kurtulma arzusudur." - A. M. Dranas

Hukuki terim anlamı:

dilek. ~ şartı: dilek koşulu (Wollensbedingung, condition purement potestative) (bk. sırf irâdî şart).

Arzu isminin anlamı, Arzu ne demek:

Kız ismi olarak; İstek, dilek. Heves.

Arzu hakkında bilgiler

Arzu, istek demektir. Bir şeyi istemek, olması konusunda büyük bir dürtü duymaktır. Arzular kişilik yapılarına göre ayrılır. İsteğine ulaşmak için ihtiyaç duyduğunu farzettiği değerleri isterler. Bu değerler insanlarda akıl-bilgi, başarı, cinsellik, acınma duygusu, sürekli duygusal pohpohlanma açlığı, çevre edinme, maddi değerler elde etme konuları etrafından dönen bir çerçeveye sahiptir. İhtiyacına ulaşmak için, kişiliğin kendi normallerine göre iyi ya da kötü birçok duruma karşı istek duyulabilir.

Arzu ile ilgili Cümleler

  • Eğitimin zorunlu karakteri çocukların içinde öğrenme arzusu geliştirmek için çeşitli şekillerde çalışmaya adanmış işlerin çokluğunda nadiren analiz edilir.
  • Benim de arzularım var ve bunların tatmin edilmesi karşılıklı mutlu olunması güzel olmaz mı?
  • Hayatı genel olarak seviyorum ve hayatı kabul ediyorum, cinsel arzularım hiç kaybolmadı.
  • İstediğimiz gibi bir yapma fırsatı, özellikle mümkün olduğu kadar çok az zor işi yapmak neredeyse herkesin gizli bir arzusudur.
  • Tanrı ile konuşma arzusu saçmadır. İdrak edemediğimiz birisiyle konuşamayız.
  • Bazılarımız geriye kalanlarımızın arzu ettikleri şey oldukları zaman hariç, hepimiz hiçbirimizin olamadığını olmaya çalışırız.
  • Sevgi, yaşamayı arzuladığını yaşamakta olanı bulursan yaşanacak bir haldir.
  • Dünyada en çok arzu edilen adam olamayacağımın farkındayım fakat hâlâ benimle çıkmayı düşüneceğinden ümitliyim.
  • Ah! Eğer kalbimi okusan, ne kadar gerçeği arzuladığını bilirsin; onu tutkuyla aradığını bilirsin.
  • Allah insanlara hayat verir ve onların her türlü arzularına sahip olmalarına sebep olur.
 

Arzu tanımı, anlamı:

İstek : Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi. Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep.

Arzu duymak : Birine veya bir şeye karşı istek duymak.

Arzusu kalmak : İsteği yerine gelmemek, hevesini alamamak.

 

Arzu etmek : Yürekten istemek.

Arzuhal : Dilekçe.

Arzuhal gibi : Çok uzun (mektup).

Arzulama : Arzulamak durumu.

Arzulamak : İstek duymak, özlemek, istemek.

Arzulu : İstekli, hevesli.

Dilek : Bir kimsenin dilediği şey, istek, talep, temenni, rica, murat.

Heves : Gelip geçici istek. İstek, eğilim, arzu, şevk.

Demek : Yani, anlaşılan. Saymak, kabul etmek. Söylemek, söz söylemek. Oranlamak. Ad vermek. öyle mi. Erişmek. Bir dilde karşılığı olmak. Ummak. Bir işe kalkışmak, yeltenmek. Düşünmek. inanılmayan, beklenmeyen durumlarda kullanılan pekiştirme veya şaşma sözü. Herhangi bir ses çıkarmak. Herhangi bir kanıya, yargıya varmak. bir şey anlamına gelmek.

İstemek : İstek duymak, arzulamak. Gerek olmak. Evlenmek dileğinde bulunmak. Görmek istediğini bildirmek. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek.

Büyük : Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan. Önemli. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı.

Dürtü : Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim.

Duymak : Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Sezmek, fark etmek, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.

Arzugül : 5. Bir kız ismi olarak anlamı; Gül gibi istenilen, beğenilen.

Arzuhal gibi : çok uzun (mektup).

Arzuhalci : Para karşılığında dilekçe, mektup vb. yazan kimse.

Arzuhalcilik : Arzuhâlcinin yaptığı iş. İlgili cümle: "Hayatını arzuhâlcilikle kazanıyor"

Arzuhan : 5. Bir kız ismi olarak anlamı; Hükümdarın isteği, dileği.

Arzulanma : Arzulanmak durumu.

Arzulanmak : İstenmek, kendisine istek duyulmak.

Arzular : Aydın ili, İncirliova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Gümüşhane şehri, Kale bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Arzulatma : Arzulatmak durumu.

Arzulatmak : Arzu duyulmasını sağlamak.

Diğer dillerde Arzu anlamı nedir?

İngilizce'de Arzu ne demek? : n. desire, will, thirst, longing, yearning, wish, want, request, affect, appetence, appetency; appetite, aspiration, conation, craving, hankering, hunger, intentness, lust, maggot, passion, prurience, pruriency, rage, urge, yen

Fransızca'da Arzu : désir [le], conseil [le], envie [la], gré [le], souhait [le], volonté [la], vouloir [le]

Almanca'da Arzu : n. Begehren, Bitte, Verlangen, Wille, Wollen, Wunsch

Rusça'da Arzu : n. желание (N), пожелание (N), намерение (N), стремление (N), искушение (N), воля (F), позыв (M)