Asalak nedir, Asalak ne demek

Asalak; bir biyoloji terimidir.

Yerel Türkçe anlamı:

Yorulmıyan hayvan.

Asılmış yüz, öfkeli surat: Asalak asalak né duruñ lén?

Yüz, surat.

Kasapların iyi ete karıştırdıkları kötü parçalar.

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. para: yanında; sitos: besin) Başka bir organizmanın içinde ve üzerinde, kendisine besin ve barınak temini için kendi yararına fakat o organizmaya zarar vererek yaşayan canlı. Parazit.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Önce Roma Palyata komedyasında, sonra da on altıncı yüzyılın ortasında gelişmeye başlayan İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda ortaya çıkan başkalarının sırtından geçinmeye çalışan açıkgöz tipi.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Bir canlının içinde veya üzerinde sürekli veya geçici olarak besin ve yer sağlamak amacıyla yaşayan diğer canlı organizma, parazit.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Eski Roma Komedyasında ve Commedia dell'arte türünde görülen başkasının sırtından geçinen açıkgöz tip.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Parazit.

Bilimsel terim anlamı:

Bir canlının içinde veya üzerinde, sürekli ya da geçici olarak besin ve yer sağlama amacıyla yaşayan başka canlı; ekti, yelmeşik, parazit.

 

Önümlü seslere denir. bk. Önüm.

İngilizce'de Asalak ne demek? Asalak ingilizcesi nedir?:

parasite

Fransızca'da Asalak ne demek?:

parasite

Osmanlıca Asalak ne demek? Asalak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tufeylî

Asalak hakkında bilgiler

Asalak ya da parazit, bir canlıya bağımlı olarak yaşayabilen ve üzerinde yaşadığı canlıya zarar verebilen organizmalardır. Bu canlılardan kimileri mikroskobik boyutlardan erginlikte çok büyük boyutlara ulaşabilecek değişimlere sahip olabilirler.

Bir asalak üzerinde yaşadığı canlının besinine ortak olarak yaşamını sürdürür. Besine ortak olması ise üzerinde yaşadığı canlının zayıf düşmesine ve hastalanmasına neden olur. Günümüzde bilinen birçok hastalık asalaklar neticesinde meydana gelir. Asalakların en bilinenlerinden birisi ise kedi, köpek ve sığırlarda yaşayan şerittir. Şerit başlangıçta kistle kaplı bir yumurta halinde iken konak canlının sindirim sistemine geldiği zaman sahip olduğu kisti kırarak erginleşmeye başlar ve hayvanın bağırsağına yerleşir. Benzeri durumlar genellikle ya konağın zarar görmesi ya da bağışıklık sisteminin uyum göstermesi ile sonuçlanır. Kimi kurt türleri nadiren de olsa beyin ve karaciğer gibi organlara zarar verebilmektedir. Gezici bir asalak olan askaris yoğun vakalarda çok yaygın olmasa da kazara akciğere girerek çıkamayabilir veya karaciğerde apseye neden olabilir. Ölümcül durumlar genel olarak hatalı konaklarda görülmektedir, örnek olarak beyaz kuyruklu geyiğin beyninde yaşayabilen Parelaphostrongylus isimli asalak mus'larda sık sık fatal nörolojik vakalarla sonuçlanmaktadır.

 

Asalaklar host üzerindeki etkileşimlerine göre sınıflandırılırlar. Ciddi olanlarına köpeklerdeki kalp kurdu örnek verilebilir.

Bir canlı diğer bir canlının dış kısmına (deri ve solungaç) yapışarak veya tutunarak yaşıyorsa Ektoparazitizm denir. Bulundukları yere kendilerini bağlamak için özel organlar (vantuz, salgı bezleri vs.) oluşmuştur.

Asalak kısaca anlamı, tanımı:

Canlı : Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Canı olan, diri, yaşayan. Canlı yayın. Güçlü, etkili.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Asalak bilimci : Asalak bilimi ile uğraşan kimse, parazitolog.

Asalak bilimi : Asalakların yapısını, yaşayışını, konakçıyla ilişkisini ve yaptığı hastalıklarla bu hastalıklara karşı girişilecek savaşı konu alan bilim dalı, parazitoloji.

Asalak bilimsel : Asalak bilimi ile ilgili, parazitolojik.

Asalaksavar : Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlıyı yok eden, antiparazit.

Dış asalak : Konakçının üzerinde yaşayan ve çoğunlukla kan emen asalak.

İç asalak : Konakçının içinde yaşayan asalak.

Tam asalak : Toprağa ve özümlemeye bağlı bütün besinlerini konakçıdan sağlayan bitki asalağı.

Yarı asalak : Yarım asalak.

Yarım asalak : Üzerinde yaşadığı konakçı bitkiden bazen hazır besin maddesi alan, gerektiğinde kendibeslek yaşayabilen, klorofilli bitkilerde görülen, tam olmayan asalak, yarı asalak.

Ağrıma asalakları : Omurgalılardan, alyuvar asalağı olarak yaşayan türlü biçimlerdeki sporlular topluluğu.

Asalaklaşma : Asalaklaşmak durumu.

Asalaklaşmak : Asalak duruma gelmek.

Asalaklık : Asalak olma durumu, parazitlik.

Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.

Geçici : Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

Parazit : Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse. Asalak. Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı.

Sırt : Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanın üstü. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı. Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Dağların veya tepelerin üst bölümü.

Abacı : Bedavacı. Aba yapan veya satan kimse. Asalak. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.

Otlakçı : Asalak. Çok sigara içmesine karşın satın almayıp sürekli başkalarından sigara isteyen kimse.

Tufeyli : Asalak. Salaş, virane, yıkık.

Bağımlı : Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

Asalak arılar : Bitki asalağı böcek kurtçuklarında da geliştiği için, tarımsal savaşın doğal silâhlarından sayılan, uzun duyargalı, zarkanatlı böcekler familyası; tırtırsinekleri.

Asalak böcekler : Asalak yaşama uymuş böceklerin tümü.

Asalak ışık : Gösteri için geçerli olmayan, aygıtların birinden ya da kulisten gelen kaçak ışık.

Asalak ilacı : Asalakların gelişmesini önleyen, asalakları öldüren ilaç, antiparazitik ilaç, antiparaziter ilaç, antiparazit ilacı.

Asalak kent : Aşırı ölçüde büyümesi, işsiz oranının yüksekliği, üretim işlevini yeterince yerine getirememesi ve tüketim eğilimlerini kamçılayıcı nitelikleriyle ülke ekonomisine katkıda bulunmak yerine, yük olan kent.

Asalak salınım : Bir eksiciksel aygıtta oluşan amaç dışı salınım.

Asalakbilim : Asalakların yapısını, yaşayışını, konakçıyla ilişkisini ve yaptığı hastalıklarla bu hastalıklara karşı girişilecek savaşı konu seçen bilim dalı. Asalakları inceleyen bilim dalı, parazitoloji.

Asalakbilim uzmanı : Asalakbilim konusunda geniş ve sağlam bilgiler edinmek üzere başladığı özel öğrenim süresini doldurup, gerekli sınavda başarı gösteren kimse. Asalakları inceleyen kimse, parazitolog.

Asalakbilimi : (zooloji)

Asalakbilimsel direy : Bir bölgede, doğal koşullara bağlı olarak yaşayan ve çoğalan hayansal asalakların tümü.

Diğer dillerde Asalak anlamı nedir?

İngilizce'de Asalak ne demek? : adj. parasital, parasitic, parasitical, living on or inside another organism

n. parasite, organism which lives on or inside another organism; endoparasite; sponger, sucker, one who lives at the expense of others, hanger on, bloodsucker, free rider, freeloader, sponge, tufthunter

Fransızca'da Asalak : parasite [le], intrus/e [le][la], pique-assiette [le]

Almanca'da Asalak : n. Parasit, Schmarotzer

Rusça'da Asalak : n. паразит (M), тунеядец (M), дармоед (M), трутень (M), вредитель (M), прихлебатель (M)

adj. паразитический