Asalet nedir, Asalet ne demek

Asalet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Asalet" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Fakat çilekeş kadının asaletini biliyorum." - N. F. Kısakürek

Edebi terim anlamı:

(Divan edebiyatı terimi) Sözde bayağı kelime ve deyimler bulunmamak hali.

Asalet isminin anlamı, Asalet ne demek:

Erkek ismi olarak; Soyluluk. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma. Kız ismi olarak; Soyluluk. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma.

Asalet hakkında bilgiler

Asil veya soylu, bazı kültürlerde toplumun ayrıcalıklı en üst katmanına mensup kişi. Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan kimselere denir. Asil olma durumuna asalet veya soyluluk denir. Pek çok toplumda soyluluk ebeveynlerden çocuklara (genellikle babadan oğula) geçer. Kavramın tanımı ülkeden ülkeye veya aynı ülkede çağdan çağa farklılık gösterebilir. Örneğin bazı toplumlarda soylu sınıfı iktidara ve çok geniş yetkilere sahip iken (bkz. aristokrasi) diğerlerinde sembolik olabilir.

Asil sözcüğü Türkçeye en geç 14. yüzyılda Arapça "asîl" (köklü, soylu) kavramından geçmiştir. "Soy" sözcüğü ise Eski Türkçedir. Oğuz dillerine özgü olan kelime, muhtemelen, Oğuzlarda seçkin bir kişinin atalarını makamla okuma geleneğinden kaynaklanmıştır.

 

Asalet ile ilgili Cümleler

  • Asalet boyda değil soyda, incelik belde değil dilde, doğruluk sözde değil özde, güzellik yüzde değil yürekte olur.
  • ''Vefa nedir, bilir misin? Vefâ arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefâ; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır. Vefâ; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.'' Mevlânâ Celâleddîn-î Belhî Rûmî

Asalet anlamı, kısaca tanımı:

Soyluluk : Soylu olma durumu, asillik, asilzadelik, zadegânlık, asalet, asaletlilik, necabet.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

Asaleten : Kendi adına hareket ederek. Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı.

Asaleten atama : Asaleten atamak işi.

Asaleten atamak : Birini bir göreve sürekli olarak atamak.

 

Asaleten atanma : Asaleten atanmak işi.

Asaleten atanmak : Bir göreve sürekli olarak atanmak.

Asillik : Soylu olma durumu, soyluluk. Asil olma durumu, asalet.

Görev : Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. İşlev. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Vekillik : Birinin yerine iş görme yetkisi, naiplik. Bakanlık. Vekil olma durumu, asalet karşıtı.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Deyim : Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.

Bulunma : Bulunmak işi.

Kültür : Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Bireyin kazandığı bilgi. Tarım. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü.

Asaletden : Bilmiyerek, kazara: Bardağı asaletden kırdım. İyi, kusursuz, güzel (yapılan herhangi bir iş, hareket hakkında): Asâletden bir iş mi yaptığını sanıyorsun?

Asaletli : Soylu.

Diğer dillerde Asalet anlamı nedir?

İngilizce'de Asalet ne demek? : n. nobleness, blue blood, dignity, peerage; quality

Fransızca'da Asalet : noblesse [la]

Almanca'da Asalet : n. Adelsstand