Aspens türkçesi Aspens nedir

Aspens ingilizcede ne demek, Aspens nerede nasıl kullanılır?

Tremble like an aspen leaf : Zangır zangır titremek. Tir tir titremek.

Quaking aspen : Titrek kavak.

Aspen : Toz ağacı. Titrek kavak ile ilgili. Kolorado eyaletinde şehir. Titrek kavak. Bir tür bodur ağaç.

Claspen : Erkek keski solungaçlı balıklarda spermleri dişiye ileten pelvis yüzgecinin orta lobu. Miksipterigyum.

Aspect : Açı. Bakı. Çok yönlü herhangi bir şeyin bir yüzü. Hal. Baktığı yön. Maruziyet. Yıldız ve gezegenlerin birbirlerine göre konumları. Her yörede, özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye ya da kuzeye karşı konumunu belirleyen ve bu nedenle doğal koşullarını saptayan durumu. Yüz ifadesi. Cephe.

Aspect system : Görünüm yöntemi. Bir konuyu ayrı ayrı açılardan saptayan fişlerdeki bilgileri bir bütün olarak göstermeyi sağlayan yöntem.

Aspects : Bakış açıları. Tavır. Çehre. Cephe. Yön. Hal. Bakım. Görüş. Görünüm. Görünüş.

Aspect card : Görünüm kartı. Saptanan bilgiye görünüm yönteminde ulaşmak için kullanılan kart. bk. görünüm yöntemi.

Asper : Pul. Eğilmez. Hantal. Akçe. Katı. Kaba. Sert.

Aspect ratio : Boy-en oranı. Kesit oranı. En-boy oranı. Bir film ya da görüntülük üzerindeki resmin eni ile yüksekliği arasındaki oran. (ölçün filmlerde ve dar filmlerde bu oran 3:4 (1:1,33) tür. geniş görüntülük işlemleri bu oranın 1:2,70'e kadar çıkmasıyla gerçekleşir). tv. televizyon görüntülüğündeki resmin eni ile yüksekliği arasındaki oran; ölçün filmde olduğu gibi 3:4'tür. En boy oranı. Kanat açıklık oranı. Lastiğin yapısını tamamlamakta kullanılan, topuk ile sırt arası yüksekliğin yanaklar arası genişliğe bölünmesinden elde edilen sayı. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çerçeve oranı. Uzunluk oranı.

 

İngilizce Aspens Türkçe anlamı, Aspens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aspens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Squander : Çarçur etmek. Heba etmek. Saçıp savurmak. Altından girip üstünden çıkmak. Har vurup harman savurmak. Çar çur etmek. Boş yere harcamak. Dibine darı ekmek. Boşa harcamak. Hesapsızca tüketmek.

Campo : Güney amerika'da her yana yayılmış küçük ağaçlar ve çalılarla çimen kaplı geniş düzlük. Kırsal bölge. İspanyol veya italyan kasabasının meydanı.

Blow : Körüklemek. Küfretmek. Kaçmak. Yelpazelemek. Esmek. Uçmak. Solumak. Çarçur etmek (argo terim). Kaçırmak (fırsat). Yanmak.

Serve : Tapmak. Servis. İşine yaramak. Hapis yatmak. Yaramak. Hizmet sunmak. Hizmet etmek. Hizmet yapmak. İşe yaramak. Servis atışı.

Slum : Fakir semt. Kenar mahalle. Fakir semtleri hayır için dolaşmak. Kimi büyük kentlerde görülen, fiziksel ve toplumsal bakımlardan geri ve yoksul kesim, bk. bozulma bölgesi, gecekondu. Gecekondu mahallesi. Gecekondu. Gecekondu mahallesinde yaşamak. Yoksul komşuluğu. Varoş. Çok dağınık yer.

 

Put : Para koyma. Sormak. Yatırım yapmak. Söylemek. Atış. Menetmek. Yatırma. Bırakmak. Fırlatma. Atfetmek.

Sojourn : Geçici olarak kalma. Kalmak. Geçici olarak kalmak. Konukluk. Geçici süreyle kalma. Bir süre için kalma. Geçici olarak ikamet etmek. Bir süre kalmak. Geçici olarak oturmak. Oturma.

Summer : Refah dönemi. Hayatın baharı. Yaz. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Yazla ilgili. Kuzey yarımyuvarında yılın 21 haziranla 23 eylül günleri arasında kalan bölümünü kapsayan iki ana mevsimden biri. Haziran, temmuz, ağustos aylarını içine alan zaman aralığı (kuzey yarımküre için). gökbilimde 22 haziran ile 23 eylül arası. Yaz mevsimi. Yaz boyunca beslemek (sığır vb.). Gençlik çağı.

Trifle away : Ciddiye almamak. Boşa harcamak. Boşuna harcamak (para veya zaman vb'ni). Çarçur etmek. Önem vermemek.

Brighton : İngiltere'de bir şehir. Colorado'da (abd) bir kasaba. Melbourne'e (avustralya) yakın bir şehir. Michigan eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. Bir soyadı. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Doğu sussex'te (ingiltere) bir şehir. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri.

Aspens synonyms : nickel and dime, piddle away, wanton away, crawford, misspend, denver, eat, waste, vacation, economize, avon, carbondale, underspend, basalt, basalts, pay, do, soldier, asp, commit, wanton, run through, lay out, ware, place, bailey, drop, while away, clark, overwinter, get through, aspen, wipe out.

Aspens zıt anlamlı kelimeler, Aspens kelime anlamı

Divest : Mahrum etmek. Görevden almak. Çıkarmak. Verilen hakkı geri almak. Soymak. Kurtulmak. Elden çıkarmak. Yoksun bırakmak.

Overspend : Fazla masraf yapmak. Bütçeyi aşmak. Fazla sarf etmek. Fazla para harcamak. Fazla harcamak. Fazla harcama yapmak. Açılmak.

Criticize : Kritik etmek. Kritiğini yapmak. Kusur bulmak. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Ayıplamak. Yermek. Eleştiri getirmek. Eleştiri yöneltmek. Eleştirmek. Tenkit etmek.