Asper türkçesi Asper nedir

Asper ile ilgili cümleler

English: To have more than one problem before him at one time makes him irritable, upset and exasperated.
Turkish: Onun önünde aynı anda birden fazla soruna sahip olmak onu sinirlendirir,üzer ve çileden çıkarır.

English: The nineties generation in tennis has been utterly useless so far, exasperated fans say.
Turkish: Teniste doksanlı nesil şimdiye kadar son derece başarısız oldu, kızgın hayranlar söylüyor.

English: Ali is getting exasperated.
Turkish: Ali bıkkın oluyor.

English: I'm casting aspersions on his competency as a statistician.
Turkish: Bir istatistikçi olarak onun yeteneğine iftira atıyorum.

English: Ali looks exasperated.
Turkish: Ali usanmış görünüyor.

Asper ingilizcede ne demek, Asper nerede nasıl kullanılır?

Asperges : Kutsal su serpmek için kullanılan delikli kap veya fırça. Roma katolik kilisesinde kutsal su serpme töreni (mihraba, rahiplere ve cemaate doğru).

Aspergill : Kutsal su kabı.

Aspergilloma : Aspergillom. Asperjilom.

Aspergillosis : Aspergillozis. Aspergillus familyasına ait mavi küfün neden olduğu hayvan hastalığı. Asperjiloz. Aspergillozis (bir hayvan hastalığı).

Aspergillum : Kutsal su kabı.

Aspersers : Kötüleyen kimse. İftira atan kimse. Çamur atan kimse.

 

Aspermia : Aspermi.

Asperse : Alnına leke çalmak. Lekelemek. Serpmek. Çamur atmak. İftira etmek. İftira atmak. Alnına leke sürmek.

Asperity : Acı söz. Sert hava. Haşinlik. Sertlik. Kötü hava. Düzgün olmama. Zorluk. Kaba söz. Pürüzlü yüzey. Düzgün olmayan yüzey.

Aspermatism : Aspermatizm.

İngilizce Asper Türkçe anlamı, Asper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Asper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stiff : Resmi. Güç. Şiddetli. Kuvvetli. Kasılmış. Kurban. Sahte banknot.

Fish scale : Alt deri veya üst deriden meydana gelmiş olan küçük yassı yapılar. Balık pulu.

Uncompromising : Kararından dönmez. Anlaşmaya yanaşmaz. Uyuşmaz. Kesin. İlke veya kararlarından vazgeçmez. Uzlaşmaz. Tavizsiz. Sözünden dönmez.

Flakes : Kuşbaşı parça. Kılcal çatlaklıklar. Tanecik. İnce parça. Acayip tip. Pullar. Balık pulu. Kar taneciği.

Scales : Ölçekler. Tartı. Terazi burcu. İki kefeli terazi. Tartaç. Bakkal terazisi. Bir örtünün ilerleme sırasında kırılmasıyle, temelindeki oluşukların örtüdeki daha genç katmanların üstüne gelmiş dilimleri. (kayaçtan ayrılmış kabuksu ince parçalar.). Kantar.

Clumsiest : Beygir gibi. Sakar. Sarsak. Kullanışsız. Acemi. Alık. Hödük. Görgüsüz. Biçimsiz.

Biting : Dokunaklı. Sokma. Zehir gibi. Isırma. Zalim. İğneleyici. Acıtıcı. İğneli. Alaylı. Acı verici.

Lucres : Para. Servet.

All thumbs : Sakar. Yetenekli olmayan. Beceriksiz. Zarif olmayan.

Artless : Hilesiz. İçten. Yapaylıktan uzak. Yalın. Sanatsız. Beceriksizce yapılmış. Açıksözlü. Saflık. Kültürsüz.

 

Asper synonyms : kurus, turkish monetary unit, clunky, bear like, bearish, bad, emphatic, lucre, acerb, chubbiest, piaster, bulkier, flake, aspers, lamina, cash in hand, money, bulky, firm, acrimonious, badass, astringent, inductile, callous, firm as a rock, unaccommodating, barbarian, grim, austerest, apelike, emphatical, barbarous, acrid.

Asper ingilizce tanımı, definition of Asper

Asper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Bitter. The rough breathing. Stern. Thus "ws, pronounced h&omacr. "t&omacr. The 120th part of a piaster. Fierce. A Turkish money of account (formerly a coin), of little value. S, "rh`twr, pronounced hr&amacr. Rugged. Rough. ) placed over an initial vowel sound or over ρ to show that it is aspirated, that is, pronounced with h before it. R. Harsh. A mark (&asper.