Aspics türkçesi Aspics nedir

Aspics ingilizcede ne demek, Aspics nerede nasıl kullanılır?

Aspic : Jelatin. Etli jöle. Garnitür olarak alınan bir çeşit jelatin.

Aspi : Scsı aygıtlarına komutlar göndermek için kullanılan standart arayüz tanımlaması (bilgisayar). Advanced scsı programming ınterface (ileri scsı programlama arayüzü).

Aspidistra : Salon yaprağı. Zambakgillerden bir süs bitkisi. Aspidistra (çiçek). Aspidistra.

Aspidistras : Aspidistra (çiçek). Aspidistra. Salon yaprağı.

Aspirant : Uman kimse. Uman. Aday. Talip. Arzulu. Bekleyen. İstekli.

Aspiration biopsy : Aspirasyon biyopsisi.

Aspirates : Soluklu okumak.

Aspirated : Sert. Nefes vererek “h” harfi ile telaffuz edilen (konuşma sesi ile ilgili). Soluklu okuma ile telaffuz edilen. Soluklu.

Aspiration level : Kişilerin gelir, eğitim, orun vb. konularda toplumsal ekonomik koşullarıyla belirlenen öznel dileklerinin, özlemlerinin ulaşabildiği sınırlar. Umu düzeyi.

Aspiration : Havalandırma. Tutku. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Özlem. Soluma. Aspirasyon. Nefes alma. İstek. Can atma. Arzu.

İngilizce Aspics Türkçe anlamı, Aspics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aspics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Side : Çalım. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Yandaki. Desteklemek. İkincil. Taraftar. Cephe. Kenar. Taraf. Yan.

 

Gel : Kapladığı tüm oylum içinde katı taneciklerin bir ağ yapısı oluşturacak biçimde pıhtılaşıp dağılarak ortamı devinimsiz yarıkatı duruma gelmiş dizge. Kolloit sıvıların ya da sollerin pıhtılaşması ile oluşan pelte koyuluğunda madde. Pelte. Jöle. Jel. Kolloit sıvıların veya sollerin pıhtılaşmasıyla oluşan pelte kıvamında madde, kolloidal jel, pelte. Jöle haline gelmek. Çözünmüş veya çökelmiş maddenin pelte kıvamındaki durumu veya suyunu kısmen kaybetmiş jelöz kıvamdaki madde. Bkz.jell. Koloit.

Sphere : Dünya. Gökkubbe. Katman. Yerküre. Saha. Gökyüzü. Çevre. Sınıf. Derece. Küre.

Characteristic : Bir nesnenin gözlenmeye, bölütlenmeye ve çözümlenmeye elveren ayırıcı özellikleri, bk. bölütleme, küme (sayımsal). Ayrıt. Ayırt edici özellik. Belirtken. Özgün. Özgelik. Bir canlıyı meydana getiren göz rengi, saç rengi vb. gibi karakterlerin her biri. Tipik. Özelliği olan. Karakteristik.

Gelatin : Jelatinli patlayıcı. Kemik suyu peltesi. Tutkal. Açık sarı, suda çözünebilen ve hayvanlardan elde edilen pelte kıvamında, suda kaynatıldığı zaman çözünen, oda sıcaklığında katı duruma geçen bir protein. Hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde. jelleştirici, kıvam artırıcı gıda katkı maddesi. ambalaj için kullanılan ince, parlak madde.

Gelatines : Kemik suyu peltesi. Tutkal.

Aspic : Garnitür olarak alınan bir çeşit jelatin.

Gelatine : Açık sarı, suda çözünebilen ve hayvanlardan elde edilebilen pelte kıvamında, suda kaynatıldığı zaman çözünen, oda sıcaklığında katı hale geçen bir protein. denatüre olmuş kollagen. Jelatinli patlayıcı. Işıldakların önüne konulan, renkli, yanmaz jelatin süzgeç. Tutkal. Jelatin süzgeç. Kemik suyu peltesi.

 

Feature : Belirtmek. Yayınlamak. Rol almak. Ön plana çıkarmak. Önem vermek. Bir şeyde önemli bir rolü olmak. Önemli bir öğesi olmak. Özellik. Özellik taşımak.

Jelly : Jöle (reçel veya marmelata benzeyen). Işığın yayınımını sağlamak amacıyla ışık kaynağının önüne konan, ışığı yumuşatmakta kullanılan çeşitli yapıda yüzeyler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Marmelat. Jöle olmak. Pelte. Jöle. Pelteleşmek. Pelteleştirmek.

Aspics synonyms : surface, facet, gelatins, sector.

Aspics zıt anlamlı kelimeler, Aspics kelime anlamı

Dirty : İğrenç. Kirli. Pislenmek. Fırtınalı. Bozuk. Lekelemek. Edepsiz. Bulaştırmak. Kirletmek. Terbiyesiz.