Assessment türkçesi Assessment nedir

  • Vergilendirme.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Salma.
  • Taşınmaz mal vergilerinde bir ölçü olarak kullanılmak üzere, kentlerde ve kırsal alanlarda, bireylerin ve tüzel kişilerin ellerinde bulunan topraklann değerlerinin devletçe belirli aralıklarla saptanması. bk. yazım.
  • Değer takdiri.
  • Kentlerde ya da kırsal alanlardaki taşınmaz mallara, nesnel ölçütler kullanarak, değer biçme.
  • Vergi idaresinin çeşitli biçimlerde belirlediği matraha vergi tarifelerinin uygulanmasıyla vergi borcunun hesaplamasına yönelik idari işlem.
  • Tahakkuk.
  • Değer biçme.
  • Biçilen değer.
  • Tarh.
  • Belirlenen değer.
  • Değeryazım.
  • Tahakkuk ettirme.
  • Tayin etme (para miktarını).
  • Fikir.
  • Köy gelirlerinin, köyün zorunlu işlerini ve köydeki aylıklı görevlilerin aylıklarını karşılamaya yetmediği durumlarda, 20 lirayı geçmemek üzere her aileden alınan bir tür yerel vergi.
  • Bir alacak hakkının doğması.
  • Değerlendirme.
  • Vergi.
  • Düşünce.
  • Bellilendirme.

Assessment ile ilgili cümleler

English: Ali agreed with Mary's assessment.
Turkish: Ali Mary'nin değerlendirmesi ile aynı fikirdeydi.

Assessment ingilizcede ne demek, Assessment nerede nasıl kullanılır?

Assessment district : Değerleme bölgesi. Vergi kapsamına giren taşınmaz malların değerinin saptandığı bölge.

Assessment notice : Vergi tahakkuku.

 

Assessment of income : Gerçekleşen vergi. Vergi konusu özdeksel olan ya da olmayan nesneler değerlerinin saptanması.

Assessment of plausibility : Usalırlık ölçütü. Bir gözlem yordamıyla elde edilen bilgilerin gerçekliğini sınamak üzere başvurulan, bir yanıtlayıcının belli sorulara yanıt verme güç ve yetisinde olup olmadığını sınama yolu.

Environmental impact assessment report : Çevresel etki değerlendirmesi raporu. Çevresel etki değerlendirmesinde uygulanacaklar listesinde yer alan etkinlikler için hazırlanacak rapor. Çed raporu. Çevresel etki değerlendirme raporu.

Local assessment : Bir kentsel bayındırlık tasarısının çevresindeki taşınmazların iyelerinden, iyileştirme giderlerini karşılamak amacıyla, taşınmazlarının diğerleri üzerinden alınan vergilere verilen genel ad. Mahalli takdir biçme. Belediyece saptanan vergi matrahı. Yerel vergi.

Basis of assessment : Vergi değeri. Vergi temel değeri. Vergi hesaplamasına esas olan matrah. Vergi konusunun mükellef tarafından beyan edilen veya vergi takdir komisyonlarınca belirlenen ve matraha temel oluşturan parasal değeri. bu değer genellikle vergi dönemindeki rayiç bedel olup, bina, arsa veya araziye ilişkin vergi değerinin nasıl belirleneceği emlak vergisi kanunu ile ona bağlı tüzüklerde belirtilmiştir. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Verginin sayışımına dayanak olan temel değer.

 

Self assessment : Öz değerlendirme. Kendi kendini değerlendirme. Kişisel beyan.

Rate of assessment : Vergi oranı.

Simple basis of assessment : Basit usulde vergileme. Kendi işinde çalışan veya bulunanların, işyeri mülkiyetinin iş sahibine ait olması halinde emsal kira bedeli ya da kiralanması halinde belirli bir tutarı aşmayan, ticari, zirai veya mesleki etkinlikleri dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tabi olmayan kişilerin gerçek gelir üzerinden vergilendirilmesi. türkiye’de 01.01.1999 tarihinden itibaren götürü usulde vergileme yerine uygulamaya konulmuştur. krş. gerçek usulde vergileme, götürü usulde vergileme.

İngilizce Assessment Türkçe anlamı, Assessment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assessment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appraisement : Tahmin. Değerleme. Ekspertiz. Kıymet takdiri.

Benchmarking : Üstün performansa ulaşmayı sağlamak için sanayideki en iyi uygulamaları bulma arayışı. Kıyaslama. Bir şeyin ölçülebildiği veya değerinin biçilebildiği standart (bir rakibin ürünü veya iş uygulamaları gibi). Karşılaştırmalı değerlendirme. Karşılaştırma. Denektaşına vurmak. Ölçme. Nirengileme. Örnek edinim.

Duty : Vazife. Vecibe. Saygı. Harç. Yükümlülük. Borç. Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu. bk. gümrük vergisi. Gümrük. Hizmet. İş.

Duties : Görev. Yükümlülük. Gümrük vergileri. Gümrük vergisi. Hizmet. Devlet alacaklarına ilişkin haklarla vergilerin gereği gibi gerçekleşmesi, izlenilmesi ve alınması sağlanılmak üzere yasalarıyla görevlilerine verilmiş, yapılmaması halinde sorumluluğu gerektiren ödevler. Ödev. Ödevler. Vergiler.

Evaluation : Değer tahmini. Değerleme. Nüfus sayımlarının ortaya koyduğu verilere dayanarak, bir bölge ya da ülkenin gelecek yıllardaki nüfusunu ve niteliklerini saptamak amacıyla yapılan çalışmaların tümü. Herhangi bir dizgenin tasarım ve gerçekleşme aşamalarını izleyen işletim döneminde, gözetilen amaçlara, benzer amaçlar için daha önce kullanılan dizgelere göre başarı ölçümü, bk. dizge değerleme. Kıymetlendirme. Bilişim, coğrafya, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Ölçüm konusu olan bir nesne üzerinde nicel ya da nitel ayrımlar yaparak değerlendirici yargılamalarda bulunma. Nüfus kestirmesi.

Valorization : Kıymetini artırma. Fiyat destekleme. Valorizasyon. Değerini destekleme. Hükümetçe fiyat tespiti. Bir iktisadi varlığın değerini belirli bir düzeyde korumak veya yeniden değerlenmesini sağlamak amacıyla iktisadi karar birimleri tarafından piyasaya yapılan müdahaleler. krş. ürün yoketme. Fiyat saptama. Kıymet takdir etme.

Conceits : Şımarıklık. Kurum. Benlik. Kendini beğenmişlik. Kendini beğenme. Kibir. Tafra. Kibirli.

Substraction : Kesinti. Çıkarma.

Fin : El. Kanat (balık). Kol. Yüzgeç. Yüzgece benzer şey. Beş dolarlık banknot. Çoğunlukla balıklarda bulunan, yüzgeç ışınları veya iskeletten yapılmış yapılarla desteklenen deri katlanmaları. Kanat uçak. Fitil (hadde).

Assessment synonyms : underevaluation, critical appraisal, critical analysis, assessments, conceiting, appraisal, centreboard, consideration, a shift in demand, review, brainwork, categorisation, acid test, reassessment, ability to pay approach, taxing, abnormal budget, impositions, a shift in individual demand, attitudes, reappraisal, apprehensions, dower, benchmark, advice, sending, ability rent, beliefs, tax calculation, concept, cessing, check, valorizations.

Assessment zıt anlamlı kelimeler, Assessment kelime anlamı

Approval : Uygun bulma. Onama. Onaylama. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Onay. Tasvip. Resmi izin.

Assessment ingilizce tanımı, definition of Assessment

Assessment kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an assessment of damages, or of taxes. The act of determining an amount to be paid. An assessment of the members of a club. The act of assessing.