At nedir, At ne demek

At; bir kimya terimidir.

  • Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül.
  • Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş
  • Astatin elementinin simgesi.

Yerel Türkçe anlamı:

Alt

Biyoloji'deki anlamı:

Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının, atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Binme, yük çekme kadar, sirklerde gösteri hayvanlarının, başında gelen, toynaklıların tek parmaklı altakımından olan hayvan.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Zoolojik sınıflandırmada ailesinin cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Equus caballus): Tek-parmaklılar (Perissodactyla) takımının atgiller (Equidae) takımsından bir memeli türü. Küçük başlı ve kısa kulaklıdır. Uzun kıllardan yapılmış yele ve kuyruğu vardır. Geniş bir tırnakla çevrilmiş oları üçüncü parmağının ucu ile yere basar. Asya ve Avrupa yaban atlarından evciIleştirilmiştir. Bütün dünyaya yayılmıştır. Erkeğine aygır, dişisine kısrak denir. Birçok ırkları vardır.

 

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: çakal]

Uluslararası İlişkiler terimi olarak anlamı:

[Bakınız: Avrupa Topluluğu]

İngilizce'de At ne demek? At ingilizcesi nedir?:

horse, ec

Almanca'da At ne demek?:

eg

Fransızca'da At ne demek?:

ce

Osmanlıca At ne demek? At Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

fers

At hakkında bilgiler

At, Atgiller (Equidae) familyasına dâhil otçul bir memeli hayvandır. Evcilleri olduğu gibi, Amerikan bozkırlarında “Mustang” ve Altay dağlarının her iki yanındaki açık arazilerde “Prezevalski” denen yabani atlar sürüler halinde yaşar. En meşhur at türleri Arap, İngiliz, Çin, Ahal Teke ve Midillidir.

Tek tırnaklılar takımının, Atgiller familyasından bir memelidir. Erkeğine aygır, dişisine kısrak, yavrusuna tay, yumurtaları çıkarılmış, iğdiş edilmiş olana da beygir denir. Küçük başlı ve kısa kulaklıdır. Yelesi ve kuyruk ucu uzun kıllıdır. Ömrü 20 ila 30 sene civarındadır. Arapça da binek ve yük hayvanı olan ata; dabbe, matiyye, Farsçada semend, tusen denir. Firdevsinin Şehname efsanelerinde adı geçen çil ata da rahş (رخش) denir. Hepsi otla beslenir. Geviş getirmezler. Memeleri kasık bölgesinde arka ayaklarına yakındır. Üçüncü parmakları geniş bir tırnakla çevrilmiş olup “ toynak” adını alır. Bunun üzerine basarak yürürler. Ayrıca atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.

 

İnsanlara hizmet eden hayvanların en kabiliyetlilerindendir. İnsanların, harp meydanlarında, izinsiz gösteri kontrolünde, yük taşımada, yarış, cirit, çit atlama ve av sporlarında yardımcısıdır. Silah gürültüsüne ve bando sesine rahatlıkla alışır. Atlar aynı zamanda dizlerini kilitleyebilir.

At, cesur ve atılgan olduğu gibi sahibine son derece itaatkardır. Sahibi dilerse dolu dizgin, dörtnala koşar, isterse aheste yürür, isterse durur. Her durumda sahibini memnun etmeye dikkat eder. Yorgunluğa bakmaksızın kendini çatlatmak pahasına da olsa olanca gayret ve kuvvetini itaat uğruna sarf eder.

At ile ilgili Cümleler

  • Polo gibi at sırtında oynanılan bir oyunun aksine futbol aslında ayakla oynanılan bir top oyunu demekti.
  • İstediğim şekilde at süremeyeceksem ve mutlu olamayacaksam burada kalmamın anlamını bana söyleyebilir misin?
  • Antik yunanlılar Güneşin tanrı Heleius tarafından sürülen dört beyaz at tarafından çekilen bir arabada gökyüzünü boydan boya geçtiğine inanıyorlardı.
  • Sadece at eti yemeği sevdiğine karar verdiğinden dolayı bunun onu kötü bir kişi yapacağını sanmıyorum.
  • Mac bir yabani at almak istediğinden beri, parasını biriktiriyor.
  • At dışarı çıktıktan sonra ahır kapısını kapatmak için çok geç.
  • Dünyadaki en ünlü at yarışlarından biri, Melborn Kupası, bugün yapılacak.
  • Bazı insanlar daha alt düzey teknolojinin kullanıldığı bir toplumda yaşamayı hayal ederler. At arabası da teknoloji ürünüdür.
  • Ben söylemedikçe istediğin kadar etrafına sor istediğin kadar izle evde kamerayla takip et telefonlarımı dinle facebook hesabıma da göz at beni tanıyamazsın ve ne yapacağımı kestiremezsin anla artık.
  • " O tekrar olmayacak. "Fortunatus kendi kendine söyledi, ve tekrar birbirlerine at sürmeye başladılar. Bu defa Fortunatus'un mızrağı düşmanına o kadar güçlü rastladı ki o atından bir top gibi uçtu ve yerde ölü yatıyordu.

At kısaca anlamı, tanımı:

At : Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Astatin elementinin simgesi. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.

At at oluncaya kadar sahibi mat olur : "bir çocuğu, bir işçiyi yetiştiren her bakımdan çok yorulur, yıpranır" anlamında kullanılan bir söz.

At beslenirken kız istenirken : "at bakımlı olduğunda satılmalı, kız da güzelliği geçmeden evlendirilmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

At binicisine göre kişner : "insanlar başlarında bulunan kişinin etkisi altında kalarak onun tutumuna göre davranırlar" anlamında kullanılan bir söz.

At çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak : İş işten geçtikten sonra önlem almaya kalkışmak.

At gibi : Vücudu iri yarı olan (kadın).

At izi it izine karışmak : İyiyi kötüden ayıramayacak kadar bir karışıklık ortaya çıkmak.

At koşturacak kadar : Pek geniş, çok geniş.

At koşturmak : Çok geniş, alabildiğine rahat hareket edilebilecek yer ve ortam yaratmak veya bulmak.

At nalı kadar : Pek büyük (nişan, madalya, elmas, plaka vb. şeyler).

At oynatmak : Bildiği ve istediği gibi davranmak. atla hüner göstermek. yarışmak.

At pazarında eşek osurtmuyoruz : Söyleneni dinlemeyene uyarı amacıyla söylenen bir söz.

At yiğidin yoldaşıdır : "bir insanın atı daima onun yanındadır ve zor anlarında ona yardım eder" anlamında kullanılan bir söz.

Ata arpa yiğide pilav : "canlıların güçleri, gelişmelerine yarayan şeylerle artar" anlamında kullanılan bir söz.

Atın bahtsızı arabaya düşer : "değerli ama talihsiz kimseler, kişiliklerine uygun olmayan ağır ve aşağılık işlerde kullanılırlar" anlamında kullanılan bir söz.

Atın ölümü arpadan olsun : "çok sevilen bir şey yapılırken veya sevilen bir yiyecek yenilirken sonuç kötü de olsa zor veya kötü şeylere katlanılır" anlamında kullanılan bir söz.

Atına bakan ardına bakmaz : "görevini eksiksiz yapan, aracını iyi kullanan kimse, kendisini kötü duruma düşmekten kurtarmış olur" anlamında kullanılan bir söz.

Atını sağlam kazığa bağlamak : Eşeğini sağlam kazığa bağlamak.

At ile avrat yiğidin bahtına : "kişinin satın aldığı attan ve evlendiği kadından memnun kalıp kalmayacağı önceden kestirilemez, her ikisi de talihine kalmıştır" anlamında kullanılan bir söz.

Atla arpayı dövüştürmek : Fesat karıştırmak, arabozanlık etmek.

Atla deve değil : Yapılması zor olmayan. altından kalkılamayacak kadar önemli değil. değerce fazla olmayan.

Atlar nallanırken kurbağalar ayak uzatmaz : "küçükler büyüklerin yanında hadlerini bilmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Atlarını itlerini nallamak : Bir işe heyecanla sarılmak. hızlı hareket etmek.

Attan inip eşeğe binmek : Bulunduğu önemli görevden daha aşağı bir göreve alınmak.

At arabası : Çeşitli yükleri taşımak için kullanılan, dört tekerlekli, at koşulmuş taşıt.

At bakıcısı : Ata bakan, tımar eden kimse, seyis.

Atbalığı : Su aygırı.

Atbaşı : Eşit, birlikte, başa baş.

At cambazı : Sirklerde veya eğlence yerlerinde, at üstünde hünerlerini gösteren kimse. At alıp satan kimse.

At donu : At kılının rengi.

At gözlüğü : Atların koşum takımında, göz hizasında bulunan korumalık.

At gözlüklü : Çevresinde olup bitenleri iyi algılayamayan, değerlendiremeyen (kimse).

At hırsızı : Kılık kıyafeti ve davranışları güven vermeyen kimse.

At kestanesi : Bu ağacın kestaneye benzeyen yemişi. At kestanesigillerden, 15-30 metre yüksekliğinde, geniş yapraklı, çiçekleri kokulu bir ağaç, Hint kestanesi (Aesculus hippocastanum).

Atkuyruğu : Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.

At meydanı : Atların pazarlandığı yer. At veya at arabası koşularının yapıldığı yer.

At sineği : Çift kanatlılardan, uzunluğu 8 milimetre kadar olan, kanatları büyük ve küt, at, sığır ve domuzların bacak ve kuyruk aralarında yaşayan, eklem bacaklı bir tür sinek (Hippobosca equina).

Banko at : Yarışlarda dereceye gireceği kesin olarak tahmin edilen at.

Çıplak at : Koşumları ve gemi takılmamış, eyerlenmemiş at.

Binek atı : Sadece binmek, gezmek veya binicilik sporu için yetiştirilen at.

Denizatı : Başı at başına benzeyen, suda dik duran, kuyruk yüzgeci olmayan, 10-15 santimetre boyunda bir deniz hayvanı (Hippocampus hippocampus).

Flaman atı : Belçika kökenli iri koşum atı.

Koşu atı : Koşu için yetiştirilmiş at.

Koşum atı : Arabaya koşulan at veya hayvan, koşum hayvanı.

Yarış atı : At yarışları için yetiştirilen at.

Astatin : Astat.

At ağaç : Değnekten at.

At ağrısı : Sancı yapan ve göğsü dağlayarak geçirilen bir çeşit at hastalığı.

At akciğer kıl kurdu : 25-100 mm. boyunda olan ve atlarla eşeklerin soluk borularında yaşayan ipliksi solucan.

At akrobatı : At üstünde tehlikeli oyunlar yapan usta cambaz-binici.

At aktarıcı : Binicisiyle beraber atı yere seren, düşüren bahadır ve cenkçi.

At anatomisi : Anatominin yalnızca atgilleri inceleyen kolu, hippotomi.

At arkasına gelmek : Ata binmek.

At askariti : Yuvarlak solucanlar (Aschelminthes) sınıfının, iplik solucanları (Nematodes) takımından, 30 cm kadar uzunlukta, atların bağırsağında asalak olarak yaşayan, bir ilkel solucan türü. (Ascaris megalocephala): Yuvarlak-kurtlar (Aschelminthes) sınıfının iplik-kurtları (Nematodes) takımından (bk) bir ilkel-kurt türü. Uzunluğu 30 cm kadardır. Atların bağırsağında asılak olarak yaşar.

At babesiozisi : Atlarda ve diğer tek tırnaklılarda Babesia caballi ve B. equi türlerinin neden olduğu, Dermacentor, Hyalomma ve Rhipicephalus cinsi kenelerle taşınan, yüksek ateş, hareketsizlik, sarılık, mide ve bağırsak bozuklukları, hızlı kilo kaybı ve ödem oluşumu gibi belirtilerle ayırt edilen protozoer hastalık, at safra ateşi.

At bağışlamak : Büyük bir iyilik, ya da bağış yapmak.

Diğer dillerde At anlamı nedir?

İngilizce'de At ne demek? : prep. in, on, near; indicating time or location; toward

n. @, symbol known as the "at sign" that is used to signify the word "at" (Internet)

Fransızca'da At : cheval [le]

Almanca'da At : n. Pferd, Springer - yabani at

Rusça'da At : n. лошадь (F), конь (M)

adj. конный, конский, лошадиный