Atılmak nedir, Atılmak ne demek

  • Atma işine konu olmak.
  • Bir yerden, görevden veya işten uzaklaştırılmak.
  • Patlatılmak.
  • Saldırmak, hücum etmek.
  • Başlamak.
  • Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak
  • Bir işe girişmek.

"Atılmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "O romanlarda kırpılan, atılan yerler var mıdır?" - A. Ağaoğlu
  • "Düşmanın üzerine atıldı."
  • "Silah atıldı. Top atıldı."
  • "Küçük köpek ince sevinç çığlıkları çıkarıyor, zıplıyor, havlıyor, atılıyordu." - S. F. Abasıyanık
  • "Bu gençlerden bir kısmı Anadolu içlerinde hatta Asya'da ne çetin sergüzeştlere atıldılar." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

Ağaç ya da madensel kapı, pencere ve benzeri nesneler eğrilmek, çarpılmak.

Kapı, pencere keresteleri eğrilmek: Kapı pek fena atılmış, kapanmıyor.

Atılmak tanımı, anlamı:

Atılan ok geri dönmez : "iyi düşünmeden yaptığımız işlerden pişman olarak geri dönmek isteriz ama artık iş işten geçmiştir" anlamında kullanılan bir söz.

Atılma : Atılmak işi.

Atıl : Etkisiz, işe yaramaz. Süreduran. Tembel. İşsiz, aylak.

Bir kenara atılmak : Unutulmak, terk edilmek, ilgi kesilmek.

Bir köşeye atılmak : Terk edilmek, ilgilenilmemek, kendi kaderine terk edilmek.

Hayata atılmak : Geçim sağlamak üzere çalışmaya başlamak.

 

İleri atılmak : Öne doğru çıkmak.

Maceraya atılmak : Tehlikeli, yorucu, sıkıcı ve ne olacağı bilinmeyen bir işe kalkışmak.

Ortaya atılmak : İleri sürülmek, herkesin bilgisine sunulmak. bir kimse bir işi yapmak için kendini göstermek.

Pabucu dama atılmak : Kendinden üstün birinin çıkmasıyla gözden düşmek.

Söze atılmak : Bir konu konuşulurken birden araya girip konuşmaya başlamak.

Talihin kucağına atılmak : Kendi kaderine boyun eğmek.

Tehlikeye atılmak : Zarar ve sıkıntılara yol açacak bir davranışta bulunmak.

Saldırmak : Etkisiyle eritmek. Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek. Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak. Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek.

Hücum : "İleri" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Sert eleştiri. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, hamle. Üşüşme, bir yere toplanma. Saldırı.

Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Başlamak : Etkisini göstermek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Bir işe girişmek, harekete geçmek. Görünmek. Çalışır, işler, yürür duruma girmek.

Girişmek : Birbirine karışmak. Başlamak. Dövmek. Bir işi ele almak. Kalkışmak. Kavgaya tutuşmak.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Resmî iş, vazife. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

 

Konu : Üzerinde konuşulan şey, bahis. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje.

Olmak : Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Gerçekleşmek veya yapılmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Yol açmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Geçmek, tamamlanmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Sarhoş olmak. Sürdürmek, yürütmek. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Uymak, tam gelmek. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Herhangi bir durumda bulunmak.

Etmek : Bir işi yapmak. Demek, söylemek. Herhangi bir değerde olmak. Bulmak, erişmek. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Kötülükte bulunmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Eşit değer kazanmak.

Bir : Eş, aynı, bir boyda. Sadece. Tek. Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Aynı, benzer. Beraber. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).

Diğer dillerde Atılmak anlamı nedir?

İngilizce'de Atılmak ne demek? : v. rush, dash, make a dash, take a step, adventure, burst, dart, embark, embark upon, fling, fly, hurl oneself, launch out into, leap, walk the plank, plunge, rip into, shoot ahead, stand out, stand out against, start in, throw on, throw oneself into

Fransızca'da Atılmak : se jeter, s'elancer, se lancer, sauter, se risquer dans, (üzerine) se ruer sur

Almanca'da Atılmak : v. einstürmen, niederstoßen

Rusça'da Atılmak : v. соваться, устремляться, кидаться, ринуться, сунуться, кинуться