At the drop of a hat türkçesi At the drop of a hat nedir

  • Hemencecik.
  • Ha deyince.
  • Gecikmeden (konuşma dili).
  • Tereddütsüz.
  • Aniden.
  • Bayıla bayıla.
  • Birdenbire.
  • Derhal.
  • İşaret verilince.
  • Hemen istekle.
  • Hemen.
  • Hemen ve seve seve.
  • Çabucak ve isteyerek.

At the drop of a hat ingilizcede ne demek, At the drop of a hat nerede nasıl kullanılır?

At : E. De. Yanında. Bir hareketin hedefini gösterir. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. A. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Üzerinde. Nezdinde.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.

Drop : Alçaltmak. Kesmek. Damlamak. Çıkarmak. Düşmek. Atmak. Alçalmak. Damlatmak. Tutulmak.

Of : -nin. Karşı. Li. Nin. Hakkında. -li. -in. -nın. İle ilgili. -den övünerek bahsetmek.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi. Atom ağırlığı. (herhangi) bir. Amperin simgesi. Herhangi bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Bir.

Balance at the bank : Hesap bakiyesi. Banka hesap bakiyesi.

Bark at the moon : Aya havlamak. Boş yere protesto etmek. Sonuç almadan protesto etmek. Boş yere itiraz etmek.

 

At the back of : Arkasında. Arka kısmında. Dünyanın öteki ucunda. Bir şeyin arkasında olma. Gerisinde.

At the back door : Gizlice. El altından. Hileyle.

Arms at the order : Hazırol durumu (silahlı).

İngilizce At the drop of a hat Türkçe anlamı, At the drop of a hat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At the drop of a hat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bump : Küt. Şişlik. Çarpışmak. Kütlemek. Sarsılmak. Sarsıla sarsıla gitmek. Çarpmak. Bindirmek. Toslamak. Güm diye.

Chunkily : Öbekli. Kalınca. Hantalca. Top top şeklinde. Yığınlı. Tıknaz bir biçimde. Topak topak.

Like a shot : Hızla. Yıldırım gibi. Hiç tereddüt etmeden. Şimşek gibi. İstekle. Çabucak. Ok gibi. Anında.

In a trice : Bir an önce. Bir çırpıda. Bir anda. En kısa zamanda. Hemence. Çabucak. Kaşla göz arasında.

At a stroke : Bir vuruşta. Bir hamlede. Birden. Bir anda.

In a flash : Çabucak. Süratle. Çarçabuk. Hızla. Bir anda. Kaşla göz arasında. Bir koşu. Şipşak.

On the fly : Sürekli değişen (içeriğin devamlı değiştirildiği web sitelerine ilişkin). Anında. Aklına estiği gibi. Faaliyette. Bir yerden başka bir yere taşınırken. Uçarken. Havada. Planlamadan. Aceleyle.

Willingly : İçinden gelerek. Seve seve. Kendi isteğiyle. Gönül hoşluğu ile. İsteyerek. Can atarak. Memnuniyetle. Helalinden.

Immediately : Dakikasında. -ermez. Acil olarak. Doğrudan doğruya. Şıp diye. Direkt olarak. Acilen. -er.

Immediate : Dolaysız. Acele. Şimdiki. En yakın. Anlık. Çabuk. Derhal olan. Doğrudan. Hemen ardından gelen.

At the drop of a hat synonyms : on short notice, abruptly, without hesitation, straightaway, forthrightly, before i knew it, before he could say jack robinson, by surprise, at any moment, forthright, as soon as, at no time, ejaculatory, in a twinkling, at short notice, just like that, at a word, without demur, bang off, resolutely, anon, jerking, impulsively, at a glance, on the spur of the moment, direct, erelong, on a sudden, unwavering, before one could say jack robinson, eagerly, first thing, acutely.