At the first opportunity türkçesi At the first opportunity nedir

  • İlk fırsatta.

At the first opportunity ile ilgili cümleler

English: I'll speak to him at the first opportunity.
Turkish: İlk fırsatta onunla konuşacağım.

English: I will see him at the first opportunity.
Turkish: İlk fırsatta onu göreceğim.

At the first opportunity ingilizcede ne demek, At the first opportunity nerede nasıl kullanılır?

At : E. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Nezdinde. Yanında. De. Bir hareketin hedefini gösterir. A. Da. Hatta.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

First : Öncelikle. Başta. İlk kez. İlk olarak. Önde gelen. Birincilik. Birinci. Önce. Mükemmel. Başlangıç.

Opportunity : Münasebet. Fırsat. Elverişli zaman. Elverişli durum. Vesile. İmkan. Meydan. Şans. Olanak. Uygun durum.

At the first blush : İlk bakışta. İlk görünüşte.

At the back of : Arkasında. Bir şeyin arkasında olma. Dünyanın öteki ucunda. Arka kısmında. Gerisinde.

At the back of beyond : Issız ve ulaşılması güç bir yerde. Kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde. Dünyanın bir ucunda. Ulaşılması güç bir yerde. Cehennemin dibinde. Ücra bir köşede. Sapa yerde.

 

At the back door : Hileyle. Gizlice. El altından.

At the back : Geride. Arkada.

İngilizce At the first opportunity Türkçe anlamı, At the first opportunity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At the first opportunity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

As soon as possible : En kısa zamanda. Vakit geçirmeden. Mümkün olan en kısa sürede. Mümkün olduğunca en kısa zamanda. Olabildiğince çabuk. Bir an önce. En kısa sürede. Mümkün olduğu kadar çabuk. Hemen.