At the point of death türkçesi At the point of death nedir

  • Ölüm anında.
  • Ölüm halinde.
  • Ölmek üzere iken.

At the point of death ingilizcede ne demek, At the point of death nerede nasıl kullanılır?

At : A. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Ya. Üzerinde. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Hatta. Ye. E. Bir hareketin hedefini gösterir. Nezdinde.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Point : Fermaya oturmak. Tevcih etmek. Ferma yapmak (av köpeği). Nokta. Sayı. Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Sivriltmek. Noktalamak. Doğrultmak (silah). Göstermek.

Of : Karşı. Hakkında. Li. Yüzünden. -nin. In. -den. -in. -nın. İle ilgili.

Death : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tükeniş. Ölme. Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors. Son. Ecel. Vefat. Yıkım. Helak. Katil.

Angel of death : Ölüm meleği.

At the back : Geride. Arkada.

At the point of : Eşiğinde. Köşesinde. -mek üzere. -mesi halinde. -in eşiğinde.

 

At the beginning : Başlarda. Başlangıçta.

At the back door : El altından. Hileyle. Gizlice.

İngilizce At the point of death Türkçe anlamı, At the point of death eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At the point of death ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Moribund : Ortadan kalkmak üzere olan (fikir vb). Çok sönük. Can çekişen. Ölmek üzere. Ölmek üzere olan. Adet. Can çekişmekte. Zayıf. Ölümcül.