Atmosfer nedir, Atmosfer ne demek

Atmosfer; bir gök bilimi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı.
  • Hava yuvarı.
  • Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram).
  • İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava

"Atmosfer" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ben akşama kadar ruhunu sarmış olan facia atmosferinden kurtulmak isterim." - B. Felek

Kimya'daki anlamı:

Bazı gök cisimlerinin etrafını saran gaz tabakasına verilen ad.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: hava yuvarı]

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: havayuvar]

Isıl işlem fırınlarında kullanmak için, belirli bir amaca göre oluşturulmuş olan gaz ya da gazlar karışımı.

İngilizce'de Atmosfer ne demek? Atmosfer ingilizcesi nedir?:

atmosphere

Atmosfer hakkında bilgiler

Atmosfer veya gaz yuvarı, herhangi bir gök cisminin etrafını saran ve gaz ile buhardan oluşan tabaka.

Yer çekimi sayesinde tutulan atmosfer, büyük ölçüde gezegenin iç katmanlarından kaynaklanan gazların yanardağ etkinliği ile yüzeye çıkması sonucu oluşmakla birlikte, gezegenin tarihi boyunca Dünya dışı kaynaklardan da beslenmiş ve etkilenmiştir. Dünya'nın atmosferi, basınç ve yoğunluk açısından diğer yer benzeri gezegenlerden Mars'a göre yaklaşık 100 kat daha büyük, Venüs'e göre ise yaklaşık 100 kat daha küçük bir gaz kütlesini ifade eder. Ancak bileşim açısından bu iki gezegenin atmosferlerinden çok farklı olduğu gibi, Güneş Sistemi içinde de eşsizdir.

 

Atmosfer basıncı havanın ağırlığının bir sonucudur. Dolayısıyla yere ve zamana göre değişir. Atmosfer basıncı 5 km'de yaklaşık %50 azalır. Yer çekimi nedeniyle bu gaz kütlesinin bir ağırlığı vardır ve gezegen yüzeyine doğru alçaldıkça artan bir basınç yaratır. Basınç, normal atmosferde, 0 °C'de, 760 mm'lik bir cıva sütununun yarattığı basınca eşittir.

Atmosferin toplam kütlesinin yaklaşık 5,1×1015 ton olduğu sanılmaktadır; bu da Dünya'nın toplam kütlesinin milyonda birinden daha azdır.

Atmosfer ile ilgili Cümleler

  • Asteroit, dünya'nın atmosferine girerken küçük parçalara bölündü.
  • Triton'un, taş ve buz karışımı olduğu düşünülür. Yüzeyinin sıcaklığı -245 Celsius derecedir ve azot ve metandan oluşan ince bir atmosferi vardır.
  • Bu çözücüler uçuculukları nedeniyle kullanıldıklarında atmosfere buharlaşırlar.
  • Bilimcilere göre atmosfer yıldan yıla gittikçe daha fazla ısınıyor.
  • Satürn'ün atmosferinin saatte 1800 kilometrenin üzerinde esebilen rüzgarları var.
  • İnsan ve hayvan yaşamı atmosferik çevreye gösterdikleri tepkilerden etkilenirler.
  • Merkür, Güneş'e çok yakındır ve önemli bir atmosferi yoktur.
  • O, atmosferdeki karbon dioksit miktarlarının artmasından dolayı Dünyanın ısınmasını tanımlamak için kullanılan bir terimdir.
  • Atmosfer ve sürtünme olmayan Ay'da, çekiç ve tüy aynı anda yere düşüyor.
  • Atmosferik sorun için dört ana parça vardır: gözlem, anlama, tahmin ve kontrol.
 

Atmosfer kısaca anlamı, tanımı:

Tabaka : Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Katman. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu. Katman. Derece.

Yuvar : Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim. Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Basınç : Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

Sütun : Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey. Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri, kolon. Alt alta sıralanmış şeyler dizisi. Oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey. Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon.

Atmosfer basıncı : Atmosferin etrafını sardığı nesnelere her yönden uyguladığı basınç.

Atmosferik : Atmosferle ilgili, cevvi.

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Keyif, âlem. Çevreyi kuşatan boşluk. Gökyüzü. Müzik parçalarında tür. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Tarz, üslup. Çekicilik. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Esinti. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz).

Kalın : Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun. Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Pes (ses).

Ortam : Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat. Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü.

Birim : Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir kümenin her elemanı.

Deniz : Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Geniş alan. Çokluk, yoğunluk.

Santimetre : Bir metrenin yüzde biri uzunluğunda bir ölçü birimi, santim (cm).

Kilogram : Bin gramlık bir ağırlık ölçü birimi, kilo (kg).

Etraf : Yanlar, taraflar. Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit. Çevre.

Hava yuvarı : Yer yuvarını kuşatan çeşitli gaz katmanlarından oluşan örtü, atmosfer.

Atmosfer bileşeni : Bir fırın atmosferini oluşturan gazlardan her biri.

Atmosfer bileşimi : Fırın atmosferindeki bileşen gazlarının oluşturdukları bileşim.

Atmosfer denetimi : Bir atmosferin belirlenmiş bileşimini sürdürebilmesi için yapılan ölçme, katma ve çıkarma işlemi.

Atmosfer ışıkları : Sahne ışıklaması dışında, dekorda anlamı kapsayacak duyusal bir hava yaratmada kullanılan düşük güçte ışıkların tümü. Örnek : Sokak feneri, masa lambası, şömine alevi, vb.

Atmosfer kirlilik belirteci : Havada radyoaktif aerosol buhar veya gazdan oluşan bir kirliliğin varlığını belirleyen aygıt.

Atmosfer kirlilik monitörü : Havadaki kirlilik sınırı önceden belirlenmiş düzeyi aştığında, uyarıda bulunan aygıt.

Atmosfer kirlilikölçeri : Havadaki aerosol, buhar ve gazın hacimsel etkinliğini ölçmeye yarayan ışınım ölçüm aygıtı.

Atmosfer tabakası : (astronomi)

Atmosfer üreteci : Atmosfer üretiminde kullanılan özel aygıt.

Atmosfer üretimi : İstenilen bileşimde fırın atmosferi elde etmek için, özel aygıtlarda yapılan yakma ve karıştırma işlemi.

Diğer dillerde Atmosfer anlamı nedir?

İngilizce'de Atmosfer ne demek? : [Atmosphere] n. atmosphere, aura, aureola, aureole

Fransızca'da Atmosfer : atmosphère [la]

Almanca'da Atmosfer : n. Atmosphäre, Dunstkreis, Klima, Milieu

Rusça'da Atmosfer : n. атмосфера (F)