Aura türkçesi Aura nedir

  • Gizemli ortam.
  • Koku.
  • Bir şeyin yaydığı koku.
  • Sıcak basması.
  • Ruh.
  • İzlenim.
  • Migren ve epilepsi vakalarında görülen ve duyuları etkileyen belirti.
  • Hale.
  • Hava.
  • Buhar.
  • Atmosfer.

Aura ile ilgili cümleler

English: "What's for dinner tonight?" "We'll be having takeout from your favorite Chinese restaurant."
Turkish: "Akşama ne yemek var?" "En sevdiğin Çin lokantasından paket servis yaptıracağız."

English: A cafeteria is a self-service style restaurant.
Turkish: Kafeterya self-servis tarzı bir restorandır.

English: According to the guidebook, this is the best restaurant around here.
Turkish: Rehbere göre, bu, civardaki en iyi restoran.

English: A busser is a person who clears tables in a restaurant.
Turkish: Bir komi bir restoranda masaları temizleyen kişidir.

English: A welcome party took place in the restaurant.
Turkish: Restoranda "Hoş geldin" partisi yapıldı.

Aura ingilizcede ne demek, Aura nerede nasıl kullanılır?

Aurae : Ruh. Buhar. Koku. Sıcak basması. Atmosfer. Gizemli ortam. Hava.

Aural : İşitmeyle ilgili. İşitme. İşitmeyle, işitme duyusuyla ilgili. genel olarak sesler ve kulakla algılanabilen her şeyin taşıdığı özellik. (sinemayla televizyonda çoğunlukla, görüntü öğelerine karşılık ses öğelerini ve bölümünü belirtmekte kullanılır). İşitsel. Kulağa ait. Duyumsal. İşitme ile ilgili. Kulak veya duyma organına ait. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kulak.

 

Aural surgeon : Kulak cerrahı.

Aural warning : Sesli ikaz. Sesli uyarı.

Aurally : Kulak ile. İşitsel olarak.

Binaurally : İki kulaklı bir şekilde. İki kulaklı bir şekilde (her iki kulak için de amaçlanmış, iki kulağı olan). Binoral bir şekilde. Binoral olarak. Stereofonik bir şekilde.

Auravision video controller : Auravision video denetleyici.

Auras : Atmosfer. Ruh. Hava. Hale. Bir şeyin yaydığı koku. Sıcak basması. Gizemli ortam. Migren ve epilepsi vakalarında görülen ve duyuları etkileyen belirti. Buhar. Koku.

Auravision orchid video capture driver : Auravision-orchid video yakalama sürücüsü.

Visual aural range : Görülebilenle duyulabilen arasındaki mesafe. Görüntülü radyofar.

İngilizce Aura Türkçe anlamı, Aura eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aura ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burred : Pürüz. Pürüz ve çapakları gidermek. Kozak. Küçük daire testeresi. Çapak. Kozalak. Anlaşılmayan bir telaffuzla konuşmak. Çapak almak. Vırlama. Ayla.

Flavor : Lezzetlendirmek. Çeşni. Tat veren şey. Tad. Lezzet katmak. Bkz.flavour. Tatlandırmak. Lezzet vermek. Tat duyusu. Tat vermek.

Atmans : Nefes.

Esprit : Neşe. Can.

Eidolon : Hayal. Hayalet. Görüntü.

Evaporations : Buğu. Buharlaşma. Tebahhur. Buğulandırma. Uçup gitme. Buğulanma. Buharlaştırma. Evaporasyon.

Ambient air : Ortam havası. Bir bölgenin havası. Çevreleyen hava. Çevre havası. Dış hava.

Corposant : Aziz elmo'nun ateşi veya ona benzer elektriksel boşalma. Elektrik deşarjı sonrasında oluşan ışık küresi. Korposan.

 

Vapored : Böbürlenmek. Buğu. Buharlaşmak. Buharlaşma. Övünmek. Duman. Buhar çıkarmak.

Impression : Kanı. Tesir. Etki. İntiba. Tabetme. Damga. Nüsha. Baskı. Belirti.

Aura synonyms : vibe, aureolas, atmospheres, air, aureola, aero, aerial, glorias, quality, eidolons, corona, vapor, fumes, ambience, astral body, aureole, ambiences, animation, exhalation, evaporation, aurae, symptom, steam, anima, odors, cabbage, boggard, burr, aroma, coronae, eidola, fume, aureoles.

Aura ingilizce tanımı, definition of Aura

Aura kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any subtile, invisible emanation, effluvium, or exhalation from a substance, as the aroma of flowers, the odor of the blood, a supposed fertilizing emanation from the pollen of flowers, etc.