Autochthonic türkçesi Autochthonic nedir

Autochthonic ingilizcede ne demek, Autochthonic nerede nasıl kullanılır?

Autochthon : Bir yerin yerlisi. Bir yerin (ilk) yerlisi. Yerli.

Autochthonal : Asıl yerli. Özgün. Orijinal. Yerli.

Autochthones : Yerli. Bir yerin yerlisi.

Autochthonous : Meydana geldiği yerde bulunan. Asıl yerli. Kadim. Otokton. Yerli. Dışardan etkilenmeksizin kendi içinden gelişen. Asıl yerinde bulunan. Kendisinden oluşan.

Autochthonous granite : Yerli granit. Büyük migmatit ve başkalaşım kayaç kütleleriyle çevrelenmiş granitleşme graniti. Otokton granit.

Autochthony : Otoktoni.

Autochthons : Bir yerin (ilk) yerlisi. Yerli. Bir yerin yerlisi.

İngilizce Autochthonic Türkçe anlamı, Autochthonic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autochthonic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amerindian : [#eski Eskimo]. Kızılderili.

Immemorial : Çok eski. Eski. Hatırlanamayacak kadar eski. Hatırlanması zor.

Ancient : Çok eski. Baba. Tarihi. Eski zamandan kalma. Ata. Müzelik. Eskiden kalma. Çok eski bir zamandan kalma. Eski.

Primeval : İlk çağa ait. Dünyanın en eski çağlarına özgü. Tarihöncesi çağlara ait. En eski. İlkel.

Autochthonal : Orijinal. Özgün. Asıl yerli.

Aborigin : İlkel diye nitelenen halkların ve toplulukların üyeleri.

 

Autochthons : Bir yerin (ilk) yerlisi. Bir yerin yerlisi.

Amerind : Eskimo. Amerikan kızılderilisi. Kızılderili.

Autochthon : Bir yerin yerlisi. Bir yerin (ilk) yerlisi.

Vintage : Bağ mahsulü. Kaliteli şarap. Geçmiş dönemlerde başarıyla icra edilmiş müzik tonları ve bu tür icrada kullanılabilir özellikte, görünümde veya olgunlukta çalgı ve çalgı parçaları. Model. Devir. Belirli bir bağın şarap mahsulü. Tip. İmal.

Autochthonic synonyms : aboriginal, endemic, american indians, autochthonous, amerindians, aborigine, american indian, indigenous, archaic, auld, amerinds, domestic, very old, native, autochthones, primaeval.

Autochthonic zıt anlamlı kelimeler, Autochthonic kelime anlamı

Foreign : Yabancı madde. Dıştan gelme. Yurt dışı. Yabancılık. Yurtdışı. Ecnebi. Dış. Harici. Yabancı.