Ayak atışı nedir, Ayak atışı ne demek

  • Oyuncu çocukların iki takıma ayrılmasını sağlama amacıyla iki kaptan çocuğun ayaklarını boylamasına veya enlemesine karşılıklı yere koyarak eş seçmeleri

Ayak atışı kısaca anlamı, tanımı:

Ayak : Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Basamak. Vücudun belden aşağı bölümü. Bacak. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Halk edebiyatında uyak. Göl ayağı. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri.

Atış : Atma işi. Kalp veya nabzın vuruşu, çarpışı.

Oyuncu : Düzenci, hileci. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Oyunu seven. Herhangi bir oyunda oynayan kimse.

Çocuklar : "arkadaşlar!" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

 

Takım : Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Takım elbise. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Sigara ağızlığı. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad.

Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

Kaptan : Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse.

Boylama : Boylamak işi.