Ayak bileği nedir, Ayak bileği ne demek

Ayak bileği; bir anatomi terimidir.

  • Baldır kemikleriyle tarak kemikleri arasında bulunan ve yedi kemikten oluşan ayağın arka bölümü

Biyoloji'deki anlamı:

Ayak ile bacak arasında kalan ve en büyüğü topuğu oluşturan dokuz küçük kemik kapsayan bölge.

İngilizce'de Ayak bileği ne demek? Ayak bileği ingilizcesi nedir?:

ankle

Ayak bileği hakkında bilgiler

İnsan anatomisinde ayak bileği eklemi, ayak ile bacağın birleştiği yerde oluşmuştur. Ayak bileği, veya talocrural eklem, tibia ve fibulanın iki distal ucunu bağlayan sinoviyal menteşe tipi bir eklemdir. Tibia ve talus arasındaki eklem, daha küçük olan fibula ve talus arasındaki eklemden daha fazla ağırlık taşır.

Ayak bileği eklemi, ayağın dorsofleksiyon (ayak parmaklarını yukarı kaldırıp sadece ökçenin üzerinde duruş) ve plantar fleksiyon (ayak parmaklarını aşağı doğru hareket ettirip sadece parmaklar üzerinde duruş) hareketlerinden sorumludur. Ayaktaki eklemlerin azami hareketlerini yapmasını sağlar. Kendi ekseni etrafında dönmez.

Plantar fleksiyonda, eklemin anterior ligamentleri uzarken posterior ligamentleri kısalır. Tersi de dorsofleksiyon için doğrudur.

Fibulanın lateral malleolusu ve tibianın medial malleolusu, tibianın distal ucunun alt yüzeyi boyunca talusun üç eklem yüzeyi ile eklem yapar. Bu yüzeyler kıkırdak ile kaplıdır.

 

Ayak bileği ile ilgili Cümleler

  • Burkulmuş bir ayak bileği onu bir ay yürümekten alıkoydu.
  • Meryem ayak bileğinden ameliyat olduktan sonra Mustafa onun eli ayağı olmak durumunda kaldı.
  • Şişmeyi engellemek için ayak bileğine bir buz torbası koymalısın.
  • Sağ ayak bileğin sol ayak bileğinden ince mi?
  • Tom'un ayağı takıldı ve ayak bileği burkuldu.
  • Tom, Mary'nin ayak bileğinde bir dövmesi olduğunu fark etti.
  • Bir taşa takıldım, ayak bileğimi incittim.
  • Şişmeyi engellemek için ayak bileğine biraz buz koy.
  • Ben kaydım ve ayak bileğimi burktum.
  • Ali bir ayak bileğini burktuğunu söyledi.

Ayak bileği tanımı, anlamı:

Ayak : Göl ayağı. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Vücudun belden aşağı bölümü. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Basamak. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Halk edebiyatında uyak. Bacak.

Bileği : Kesici araçları bilemek için kullanılan alet.

Baldır : Bu bölümün yumuşak ve şişkin olan arka tarafı. Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü, incik.

 

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Tarak : Suda yaşayan hayvanlarda solungaç. Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç. İnsanda ayağın yüksek olan üst bölümü. Yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten). Dokuma tezgâhlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde araç. Bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç, tırmık. Bazı kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Çağ, devir. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Anatomi : İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.

Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.

Ayak bileği çalışması : Ayak bileğinin güçlenmesini sağlayan ve bacağın sıçrama yeteneğini artıran alıştırmalar.

Ayak bileği kemikleri : Kaval ve kamış kemikleri ile ayak tarağı kemikleri arasında bulunan, en büyüğü topuğu meydana getiren dokuz küçük kemik. Tarsus kemikleri.

Diğer dillerde Ayak bileği anlamı nedir?

İngilizce'de Ayak bileği ne demek? : n. ankle, tarsus, talus

Fransızca'da Ayak bileği : cheville [la]

Almanca'da Ayak bileği : Fußgelenk ; Fußwurzel

Rusça'da Ayak bileği : n. лодыжка (F), щиколотка (F)