Ayak divanı nedir, Ayak divanı ne demek
Ayak divanı; bir tarih terimidir.
- Olağanüstü durumlarda o anda bulunulan yerde padişahın katılmasıyla bir konuyu görüşmek ve karara bağlamak için yapılmış olan toplantı, ayakta toplanan meclis.
- Ayakta yapılmış olan sohbet

"Ayak divanı" ile ilgili cümle örnekleri
- "Yarım saat bir ayak divanı yapılır. Havadan, sudan konuşulur." - M. Ş. Esendal
Tarih'teki anlamı:
Bir konuyu ivedilikle görüşmek ve sonuca bağlamak üzere padişahın katılmasıyle ayakta kurulan olağanüstü divan.
Diğer sözlük anlamları:
Acele ayak üzerinde yapılmış olan toplantı.
Ayak divanı anlamı, tanımı:
Ayak : Halk edebiyatında uyak. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Vücudun belden aşağı bölümü. Bacak. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Basamak. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Göl ayağı. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut.
Divan : Meclis. Sedir. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser. Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis.
Olağanüstü : Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade. Harikulade. Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade.
Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
Padişah : Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, hükümdar, sultan.
Katılma : Katılmak işi. İletişim veya ortak davranışta bulunma yoluyla belirli bir toplumsal duruma girme süreci, iştirak.
Görüşmek : Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek. Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek.
Karar : Değişmez olma. Bu yargıyı bildiren belge. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Tam ölçüsünde, ne az ne çok. Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik.
Bağlamak : Anlaşma yapmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Denk yapmak, paket yapmak. Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Düğümlemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Geçişi engellemek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Uyulması zorunlu olmak. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Gönlünü kazanmak.
Ayakta : Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.
Sohbet : Dostça, arkadaşça konuşarak hoş bir vakit geçirme, söyleşi, yârenlik, hasbihâl. Söyleşi.

Bu kısımda Ayak divanı nedir? Ayak divanı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ayak divanı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ayak divanı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.