Ayaklık nedir, Ayaklık ne demek

  • Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal
  • Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş.
  • Kaide.
  • Ayakçak.
  • Ayak basacak yer.

Ayaklık anlamı, kısaca tanımı:

Ayaklı : Bir destekle yere dayanan. Ayağı olan. Ayakla işletilen.

Ayak : Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Göl ayağı. Basamak. Bacak. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Vücudun belden aşağı bölümü. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Halk edebiyatında uyak. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri.

Makine : Araba, otomobil. Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.

 

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Yardım : Etki. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Bağış, iane.

Dönme : Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi. Dönmek işi. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.

Hareket : Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Devinim. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Yola çıkma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Deprem. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Davranış, tutum.

Düzen : Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Alet edevat takımı. Yerleştirme, tertip. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Bez dokuma tezgâhı. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Dolap, hile. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem.

 

Pedal : Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, ayaklık.

Yer : Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Yerküre. İz. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Durum, konum. Ülke. Görev, makam. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Durum, konum, vaziyet. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge.

Ayakçak : Merdiven, merdiven basamağı. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık.

Kaide : Bir şeyin yere dayanan bölümü veya bir şeyin üzerine oturtulduğu nesne, ayaklık, duraç, taban, ayaklık. Kalça. Kural.

Diğer dillerde Ayaklık anlamı nedir?

İngilizce'de Ayaklık ne demek? : n. stand, treadle

Fransızca'da Ayaklık : pédale [la], piédestal [le]

Almanca'da Ayaklık : n. Reiter, Säulenfuß, Stelze, Tretkurbel

Rusça'da Ayaklık : n. педаль (F), ходули (PL)