Ayar nedir, Ayar ne demek

Ayar; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu
  • Değer, derece.
  • Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü.
  • Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü.
  • Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi.

"Ayar" ile ilgili cümle

  • "Biz, telif eser ayarında bir sanat kıymeti taşıyan tercümelere teşekkür edelim." - B. R. Eyuboğlu
  • "Saatin ayarı bozuk. Televizyonun ses ayarı iyi."
  • "Memleket saat ayarı."
  • "Kalorifercinin ayarı yok, ya çok yakıyor veya hiç yakmıyor."

Ayar anlamı, tanımı:

Ayar almak : Ayar yapılabilmek.

Ayar vermek : Ayarlamak. olayların istenilen doğrultuda gelişmesi için girişimde bulunmak.

Ayar etmek : Bir aygıtın çalışmasını düzeltmek, düzenli işler duruma getirmek.

Ayarı bozuk : Ahlak, karakter veya aklı yerinde olmayan. Belli bir ayarı olmayan.

Aklı tam ayar : Akıllı.

Balans ayarı : Otomobilin sarsılmasını önlemek için, tekerleklere gereği kadar balans pensi denen kurşun parçası takarak denge sağlama işi.

Saat ayarı : Vaktin ve saatin düzenli akışını sağlamak amacıyla yapılmış olan ayar.

Ayarcı : Esnafın kullandığı ölçü aletlerini denetleyen görevli.

Ayarlama : Ayarlamak işi, kalibraj. Düzene koyma, regülasyon.

Ayarlamak : Düzenlemek. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek. Kandırmak. Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak. İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek.

 

Ayarlanma : Ayarlanmak işi.

Ayarlanmak : Ayar edilmek, birbirine uygun duruma getirilmek.

Ayarlatma : Ayarlatmak işi.

Ayarlatmak : Ayar ettirmek.

Ayarlı : Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).

Ayarlı pense : Vida, cıvata ve musluk aksamını sıkıştırmak amacıyla kullanılan, ağız açıklığı ayarlanabilen özel alet.

Ayarsız : Belli bir ayarda olmayan (altın veya gümüş). Davranışları ölçüsüz. Ayarı yapılmamış, ayarı bozuk, düzensiz.

Ayarsızlık : Ölçüsüzlük, düzensizlik. Ayarsız olma durumu.

Ayartı : Baştan çıkarma.

Ayartılma : Ayartılmak işi.

Ayartılmak : Ayartma işine konu olmak.

Ayartma : Ayartmak işi.

Ayartmak : Birini, çalıştığı yerden ayırıp başkasının yanında çalışmaya kandırmak. Kandırmak. Baştan çıkarmak, doğru yoldan saptırmak.

Aklının ayarını bozmak : Doğru düşünemez, davranamaz duruma gelmek.

Dozunu ayarlamak : İlacın ölçüsünü aşmamak, gerektiği kadar vermek. ölçüyü aşmamak, aşırı davranmamak.

Fiyat ayarlamak : Para değerindeki değişiklik ve başka ekonomik şartlar dolayısıyla fiyatları düzenlemek.

Zaman ayarlı : Belirli bir ana ayarlanmış olan.

Aygıt : Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım. Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz.

 

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Kabul : Akseptans. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. Bir yere alınma. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama.

Ölçü : Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Ölçüt. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Değer, itibar. Belirlenmiş boyut. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Ölçme sonucu bulunan rakam.

Altın : Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke.

Gümüş : Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,88, yoğunluğu 10,5 olan, 960 °C'ye doğru sıvı durumuna geçen, parlak beyaz renkte, kolay işlenir ve tel durumuna gelebilen element (simgesi Ag). Bu elementten yapılmış.

Bir : Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bu sayı kadar olan. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Beraber. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Bir kez. Eş, aynı, bir boyda. Aynı, benzer. Sadece.

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.

Derece : Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Denli, kadar. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Sıcaklıkölçer. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri.

Ayar noktası : Bir cihazın kontrol edilmesinde gerekli bir değer.

Ayar resmi : Yayın araçlarının, alıcı dalgalığın ve almacın, düzgün ve aksaksız çalışıp çalışmadığını saptamak amacıyla televizyon yayaçlarının yayın saatlerinden önce yayınladıkları, özel olarak hazırlanmış resim.

Ayar yayını : Asıl yayına başlamadan önce, işlikte çeşitli araç ve gereçlerin, donanımın düzgün olarak çalışıp çalışmadığını anlamak; evlerdeki almaçların da yayını en iyi biçimde izlemesi amacıyla ayarlanmasını sağlamak için yapılan yayın.

Ayar yıldızı : Gökyüzünün çeşitli bölgelerinde, parlaklıkları kesin olarak saptanmış, belirli parlaklık dizgelerine bağlanmış yıldızlara verilen ad. Harvard dizgesine bağlı "north polar sequence" adlı listede verilen yıldızlardan her biri, uluslararası kabul edilen ayar yıldızıdır. Bu yıldızlar, parlaklıkları bilinmeyen yıldızların parlaklık saptanmasında ölçek olarak kullanılır.

Ayara : Küçük çocukların parmak aralarında çıkan yara, çıban.

Ayarbaz : Hokkabaz.

Ayardılmış : Şımarık, arsız, utanmaz.

Ayarını düşürmek : Altın Para Sisteminin uygulandığı dönemlerde yeni para basımında, Darphane tarafından sikkenin kapsadığı altın miktarının azaltılması.

Ayarkazığı : Culfa adı verilen dokuma tezgâhında, üst ok'u istenilen düzeyde durdurmak amacıyla kullanılan ağaç kazık. (Ağıl *Eğridir -Isparta)

Ayarlama eşitsizliği : İki gözün merceğinin ayarlama gücündeki eşitsizlik.

Ayar ile ilgili Cümleler

  • Neden hayatıma giren kadınlar ayarlanıp girdi ayarlanıp çıkarıldı kızmıyorum merak ediyorum bu soruların bir cevabı olmalı.
  • Rüzgarın yönünü değiştiremem ama gidilecek yere ulaşmak için her zaman yelkenlerimi ayarlayabilirim.
  • Ne yapıyorsunuz şimdi? Yine Tom'a aşıkmış gibi görünen bir kadın mı ayarlamaya çalışıyorsunuz?
  • Size yardım etmek, bir şeyleri düzeltmek için çabalamama rağmen hayatıma giren iki kadını da sizin ayarlamanız onur kırıcı bir davranış olmadı mı?
  • Dört sene önce senin ayarladığın sevgilim varken kötü alışkanlıklarımı sevgilim sayesinde bırakmak üzereydim.
  • Sentetik kumaşları ütülerken yüksek ısı ayarları kullanmak sentetik kumaşları eritecek ve görülebilir kalıcı hasara sebep olacaktır, bu, çok sıcak ütünün kumaşla en uzun temas ettiği yerde çoğunlukla parlak bir alan gibi görünür.
  • Senin ayarladığın benimle yatan kadının kulağıma fısıldadığı şeyleri sen de duymuş olsaydın sen benden daha fazla sinirlenirdin.
  • Boşandık önümüzdeki maçlara bakacağız ama maçlar senin tarafından ayarlanmasın lütfen bırak da maçı ben ayarlayayım gol pası gelmesin golü Kubilay gibi ben hazırlayıp atayım anlaştık mı?
  • Sen ne yaptın? Bir sevgili ayarladın beni sevmeyen, beni sevmeyen biriyle sevişmemi sağladın, değil mi?
  • Sadece pamuk ve keten gibi doğal liflerden yapılmış kumaşları ütülerken en yüksek ısı ayarlarını kullanın.

Diğer dillerde Ayar anlamı nedir?

İngilizce'de Ayar ne demek? : adj. adjusting, regulating, tuning

n. adjustment, standard, tune up; accuracy, readjustment, touchstone, foot rule, yardstick; content

v. awake, wake, arouse (someone); be woken up, be aroused (i.e. from sleep)

Fransızca'da Ayar : étalon [le], étalonnage [le]; (altýngümüþ) carat [le], aloi [le], titre [le]

Almanca'da Ayar : n. Feingehalt, Gehalt

Rusça'da Ayar : n. установка (F), настройка (F), наводка (F), эталон (M), проба (F)