Aynı nedir, Aynı ne demek

Aynı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Aynı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Aynı hatayı senin de yapmana yol açmak istemiyorum." - İ. O. Anar
  • "Yirmi sene hep aynı renkler içinde dönüp dolaştık." - B. R. Eyuboğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Aynı, bk. ayni

Aynı anlamı, kısaca tanımı:

Aynı ağzı kullanmak : Aynı şeyi söylemek, aynı düşünceyi ileri sürmek.

Aynı fotoğraf karesinde yer almak : Aynı karede yer almak.

Aynı kafada olmak : Aynı düşünceleri paylaşmak.

Aynı karede yer almak : Kameranın çektiği görüntü içinde birlikte bulunmak. farklı konumlara sahip kişiler bir olay sırasında beklenmedik bir biçimde birlikte bulunmak.

Aynı kapıya çıkmak : Sonuç bakımından fark etmemek, aynı sonuca varmak.

Aynı potada erimek : Benzer konuları ve sorunları birlikte düşünmek veya değerlendirmek.

Aynı telden çalmak : Aynı şeyi söylemek.

Aynı yastıkta kocamak : Bir yastıkta kocamak.

Aynı yolun yolcusu : Kaderleri, düşünceleri, davranışları birbirine benzer olan. kötü sonları birbirine benzer olan.

Aynı zamanda : Hem de, bununla birlikte. Aynı anda.

Aynılık : Aynı olma durumu, özdeşlik, ayniyet.

 

Aynısefa : Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi (Calendula arvensis).

Aynısının tıpkısı : Tıpatıp.

Aynıyla : Aynen.

Aynıyla vaki : Tamı tamına olan, olduğu gibi gerçekleşen.

Tıpkısının aynısı : Tıpatıp.

Benzer : Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör. Benzeşim. Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil.

Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.

Değil : Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime.

Ayrım : Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Ayrılma noktası. Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

 

Değişme : Değişim. Değişmek işi.

Yine : Buna rağmen, bununla birlikte. Öyle de olsa, öyle olmasına karşılık. Yeniden, bir daha, tekrar, gene.

Eski : Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Geçerli olmayan. Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık.

Aynı çıkaklı : Aynı organ tarafından boğumlanan seslere denir: b veu aynı çıkaklıdır.

Aynı heceden : Aynı heceden sayılan sesler için kullanılır: Kestide k ve s aynı hecedendir, fakat ke-ser'de aynı değil, ayrı heceden ( hétérosyllabe ) sayılırlar.

Aynı karede yer almak : kameranın çektiği görüntü içinde birlikte bulunmak; mec. biriyle duygu ve düşüncesi aynı olmak.

Aynı yolun yolcusu : kötü sonları birbirine benzer olan. İlgili cümle: "“O haspa da aynı yolun yolcusu, elbet birbirlerini kollayacaklar.”" A. İlhan. kaderleri, düşünceleri, davranışları birbirine benzer olan. İlgili cümle: "“Bu inanç aynı yolun yolcusu olmak niteliğini yitirecek ve siyasal rekabete dönüşecektir.”" M. C. Anday.

Aynıdane : Renkli baş örtüsü.

Aynıfer : 5. Bir kız ismi olarak anlamı; Göz nuru, gözün ışığı.

Aynık : Çocukların bilye oyunu araçlarından, (bilye gibi).

Aynılaşma : Aynılaşmak durumu.

Aynılaşmak : Aynı, benzer duruma gelmek.

Aynılık varsayımı : Tekelci rekabet piyasasında tüm firmaların ürettiği malların istem ve maliyet fonksiyonlarının aynı olduğu varsayımı.

Aynı ile ilgili Cümleler

  • Açıkçası sen göt korkundan kuyruğunu apış arana sıkıştırmışken ben canımı ortaya koydum sonra kalkmış bana hain, korkak ve önemli değilsin diyorsun; seninle ben aynı kalibrede değiliz; sen benimle konuşabilecek insan değilsin bunları algıla artık.
  • Bu ülkede, biz, yükvücut bir millet, yekvücut bir halk olarak yücelir veya düşeriz. Gelin, siyasetimizi uzun zamandır zehirleyen o aynı partizanlık, detaycılık ve hamlık duygularının cazibesine, hep birlikte karşı koyalım.
  • duydum ki siz hayvan terbiyecisiymişsiniz aynı zamanda bahçıvanmışsınız aynı zamanda da okur yazarmışsınız kendi kalbinizi arıttınız mı da benimle uğraşmaya kalktınız?
  • Bir kelime başka dilden ödünç alındığı zaman, sık sık aynı anlama sahip olarak başlar; ancak her iki dilde de sürekli kullanımı ile, şimdi ayrı kelimeler farklı çağrışımları artırabilir.
  • Ya ben kimseye kendimi kakalıyacak birisi değilim!!! Evlilikde böyle yapılmaz!!! Annenle aynı anda duydum evleniceğimizi!!! Ya sen manyakmısın nesin ya!!! Sen beni sevmiyorsun bile!!!
  • Birçok kişiyle konuşmak istiyorsan, Esperanto öğrenmelisin. Neden bu dil? Çünkü o hem güzel hem de çalışmamızı teşvik eder. Dünyanın çeşitli ülkelerinde bir sürü insan olduğundan dolayı uluslararası bir dil önemlidir. Ve bunun yanı sıra, Esperanto sadece faydalı değil aynı zamanda öğrenmesi kolaydır. Esperanto konuşuyorsan bir çok ülkede seyahat edebilirsin. Gel ve onu öğren.
  • Çalşmak sadece ekonomik yararlar ve maaş için önemli değildir, fakat aynı zamanda sosyal ve psikolojik ihtiyaçlar ve toplumun iyiliği için bir şey yapma duygusu için.
  • Eğer bir yerli gibi konuşmak istiyorsan, banço çalanların aynı parçayı onu doğru ve istenilen tempoda çalabilinceye kadar defalarca pratik yaptıkları aynı şekilde söylemeyi pratik yapmaya istekli olmalısın.
  • Kırk-dört Amerikalı başkanlık yemini için şimdi götürüldü. Bu sözler yükselen refah gelgitleri ve durgun barış suları sırasında konuşulmaktadır.Ama, bazen, yemin toplanan bulutlar ve hiddetlenen fırtınalar arasında alınır.Bu anlarda, Amerika sadece yüksek ofistekilerin başarısı ve görüntüsü için değil fakat aynı zamanda atalarımızın idaellerine ve bulunan dökümanlara sadık kalan biz insanlardan dolayı sürdürdü.
  • Konuşurduk ben hatalarımı söylerdim fikirlerimi de söylerdim siz de söyleyebilirdiniz belki katıldığınız noktalar olurdu belki olmazdı aynı durum benim için de geçerli olurdu.

Diğer dillerde Aynı anlamı nedir?

İngilizce'de Aynı ne demek? : adj. identical, alike, identic, same, equal, like, one, self, selfsame, uniform

adv. the same, of a piece, to a hair, all of a piece, similarly

conj. as much as

Fransızca'da Aynı : même, identique, pareil/le, tout comme

Almanca'da Aynı : adj. analog, egal, gleich, idem, identisch, nämlich, selb, uniform

adv. ebenso

pref. homo-

Rusça'da Aynı : adj. одинаковый, тождественный, аналогичный, подобный, текстуальный, вылитый

conj. же

pron. самый