Bölme nedir, Bölme ne demek

  • Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim.
  • Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi.
  • Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde
  • Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk.
  • Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler.
  • Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer.
  • Dört işlemden biri, taksim.

"Bölme" ile ilgili cümle

  • "Sedirin olduğu bölmeyi basma bir perdeyle odadan ayırdı." - L. Tekin
  • "Ortadan ayrılan bir bölmeyle de diğer nısfında Bora Reis yatıyordu." - N. Hikmet

Yerel Türkçe anlamı:

Gurup, bölük

Çay tabağı.

Ambar.

Kalın ağaç gövdesinden odun yahut tekne yapmak için ayrılan tomruk.

Ada.

Evlerde yıkanmak için ayrılan yer, banyo.

Oda.

Eski evlerde selâmlık tarafı.

Biyoloji'deki anlamı:

Bezlerin lopları arasındaki duvar, iki boşluğu ayıran duvar.

Meyvelerde mantar hiflerinde, mercanlarda, kalpte, burunda, dilde ve odalı kabuklarda görülen duvar. Perde, septum.

Felsefi anlamı:

(Mantıkta) Cins kavramlarını tür, alttür ve benzeri kavramlarına ayırma işi.

Hukuki terim anlamı:

 

taksîm (bk. bölüm, bölüşme, bölüştürme).

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Bu işlemi yapma.

Çarpma işleminin tersi olan ikili işlem.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Durak sistemli ahırlarda duraklar arasında bulunan, durakları birbirinden ayıran yapılar.

Zooloji alanındaki anlamı:

(karşılık: septum), (Lat. septum): İki boşluk ya da iki doku yığınını ayıran zar ya da kat.

Diğer sözlük anlamları:

Parça

Bilimsel terim anlamı:

Paylaşma, paylara ayırma.

Akımsaklarda iki voltluk elektrik gücü taşıyan bölümlerden her biri.

İngilizce'de Bölme ne demek? Bölme ingilizcesi nedir?:

septum, division, divide, split, cell, partition

Osmanlıca Bölme ne demek? Bölme Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

taksim, hâciz, bölme

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Uşak şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Bölme hakkında bilgiler

Matematikte bölme, dört ana aritmetik işlemden biri. Yazımda "÷" , "." veya "/" işareti ile sembolize edilir. Bölme işlemi genellikle "çarpma işleminin tersi" olarak tanımlanır zira.

ise

Bölme ile ilgili Cümleler

  • Onu bölmek istiyoruz.Bize onu iki tabakta getirir misin?
  • Konuşurken lafımı bölme.
  • Bu hesap makinesi bölme işlemi yapmaya imkan tanımıyor.
  • Ali ve Meryem çocuklarına, bir konuşmayı bölmek isterlerse "affedersiniz" demeyi öğretti.
  • Çalışmanı bölmemek için elimden gelenin en iyisini yapacağım.
  • Sohbetinizi bölmek istemedim.
  • Siz bölmek ve küçük parçalar haline getirmek istiyorsunuz.

Bölme anlamı, tanımı:

Dört : Dört sayısının adı. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Üçten bir artık.

 

İşlem : Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi.

Bölme işareti : Bölme işlemini gösteren " / veya : " işareti.

Bölme perdesi : Teknedeki bölmeleri enine ve boyuna birbirinden ayıran su geçirmez perde.

Kalanlı bölme : Bölünenden artanın, sıfırdan farklı bir sayı olduğu bölme işlemi.

Çam bölmesi : Çam yarması.

Bölmeç : Ambalaj içinde bulunan malları birbirinden ayırmaya yarayan koruyucu parça.

Bölmek : Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak. Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak. Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek.

Bölmeli : Bölme ile ayrılmış.

Bölmesiz : Bölme ile ayrılmamış.

Ayırma : Ayırmak işi.

Parçalama : Parçalamak işi.

Taksim : Parçalara bölme, bölüştürme. Bölme. Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının doğaçlama yöntemiyle yaptığı müzik.

Salon : Toplantıların, kutlamaların, gösterilerin yapıldığı geniş yer. Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda. Dükkân, mağaza.

Sofa : Evlerde oda kapılarının açıldığı genişçe yer, hol.

Büyük : Önemli. Üstün niteliği olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Niceliği çok olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Büyük abdest.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Kısık, parlak olmayan (ses). Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Küçük abdest. Geri aşamada.

Matematik : Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı. Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Bölme algoritması : (…)

Bölme dolamı : Sıfırdan ayrımlı tüm öğelerinin kümesi çarpma ile gösterilen işleme göre bir öbek oluşturan birimli dolam,

Bölme duvarı : (Mimarlık) Bir yapıda iç bölümleri birbirinden ayıran duvarların her biri içduvar. Birbirine bitişik iki yapının birlikte yararlandıkları ve bitişik yanlarını oluşturan ortak duvar.

Bölme kapağı : Akımsaklarda, bölmeler üzerinde bulunan, iç ve dış basınçların eşitlenmesine yarayan havalandırma delikli kapak.

Bölme köprüsü : Akımsaklarda iki bölme arasında elektriksel bağı sağlayan iletken.

Bölme ölçütü : Katmanlı örneklemede bir evreni türdeş altbölümlere ayırmak üzere kullanılan ayrıtlardan her biri. bk. örnekleme, türdeş altbölüm.

Bölmebelen : Tunceli şehrinde, Akçapınar nahiyesine bağlı bir yer.

Bölmeçalı : Van ili, Kırkgeçit bucağına bağlı bir yer.

Bölmeçayırı : Samsun kenti, Çarşamba ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Bölmeçli ödeme : Bir bankadan ya da kamu kuruluşundan konut ödenci almış olan bir kimsenin, bu parayı, sözleşmede belirtilen biçimde ve aralıklarla geri vermesi.

Diğer dillerde Bölme anlamı nedir?

İngilizce'de Bölme ne demek? : adj. dividing, divisional

n. division, partition, splitting, dividing wall, screen, curtain, screening, section, compartment, closet, bay, chamber, fraction, hatch, hatchway, repartition, septum

Fransızca'da Bölme : division [la], cloison [la], clôture [la], compartiment [le], fraction [la]

Almanca'da Bölme : n. Barre, Bucht, Division, Einteilung, Gefach, Scheidewand, Spaltung, Teilung, Trennungsstrich, Trennungszeichen

Rusça'da Bölme : n. загородка (F), перегородка (F), разбиение (N), разделение (N), отделение (N), передел (M), отсек (M), деление (N)

adj. разделительный