Bağım nedir, Bağım ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Büyü.

Bağım kısaca anlamı, tanımı:

Bağımlama : Bağımlamak işi.

Bağımlamak : Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak.

Bağımlaşmak : Bir şeye veya bir kimseye tamamen bağımlı olmak.

Bağımlı : Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan.

Bağımlı akım kaynağı : Devrenin başka bir yerindeki akım veya gerilimle denetlenen akım kaynağı.

Bağımlı sıralı cümle : Anlam bakımından birbirine bağlı olan ve özneleri, tümleçleri veya yüklemleri ortak olan cümle.

Bağımlılık : Bağımlı olma durumu, tabiiyet.

Bağımsız : Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse. Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür.

Bağımsız bölüm : Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre, bir binanın ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli ve bağımsız mülkiyete konu olan özel bölümü.

Bağımsız milletvekili : Herhangi bir partinin adayı olmadan seçilen veya herhangi bir partiye bağlı olmayan milletvekili, bağımsız.

 

Bağımsız sıralı cümle : Anlam bakımından birbirine bağlı olduğu hâlde özneleri, tümleçleri, yüklemleri ayrı olan cümle.

Bağımsızlaşmak : Bağımsız duruma gelmek.

Bağımsızlaştırma : Bağımsızlaştırmak işi.

Bağımsızlaştırmak : Bağımsız duruma getirmek.

Bağımsızlık : Bağımsız olma durumu, istiklal.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Altın : Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Üstün nitelikli, değerli.

Bulunma : Bulunmak işi.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

Bağımlaşma : Bağımlaşmak işi.

Bağımlı alg : Alglerin, bulundukları ortamlara herhangi bir şekilde bağlı olarak topluluklar hâlinde yaşamaları.

 

Bağımlı çocuk : İstenilen yönde gelişebilmek için ana babası ve çevresindeki başka kimseler ile iyi ilişkiler kurmaya gereksinme duyan çocuk. 2-Ana babasından, içinde yaşadığı toplumdan paraca ya da başka türlü yardım bekleyen çocuk. Kendi kendine yetmeyen ve hareketlerinde bağımsız olamayan çocuk. Geçimi ya da yaşam uyumu için büyüklerinin ve çevresinin desteğine dayanmak zorunda olan çocuk.

Bağımlı değişken : Fonksiyonel bir ilişkide değeri, bağımsız değişken veya değişkenlerin alacağı değere bağlı olarak belirlenen, yani etkilenen değişken. krş. bağımsız değişken (bağlanım çözümlemesi) Bir ya da birden çok değişkendeki değişimlerden etkilenen ve böylece bu değişkenlerle arasında bağıntı kurulan değişken. Başka bir deyişle, bağımsız değişkenlerle açıklanabilen ya da kestirilmek istenen değişken, anlamdaş açıklanan değişken, bağlanan değişken, önkestirilen değişken, yanıt değişkeni. Deneylerde, bağımsız değişken denilen etkenlerden bir ya da birkaçına bağımlılık gösteren değişken. Kendisindeki değişmeler, bağımsız değişkendeki değişmelerle tanımlanabilen değişken. Bağımsız değişkenin farklı değerlerine bağlı olarak farklılık gösteren değişken, cevap değişkeni, sonuç değişkeni. Bir varsayım, bir genellik ya da bir bağıntı ilişkisinde belirlendiği ya da bağımlı olarak değiştiği varsayılan ya da bir başka değişkenin seçeneklerine ve aldığı değerlere göre belli bir düzen içinde değişmeler gösteren değişken.

Bağımlı imler : (…)

Bağımlı kelime : Yalnız başına anlamı olmadığı için ad çekimine girmeyen ve cümle içindeki öteki kelime ve kelime grupları arasında çeşitli anlam ilişkileri kurmaya yarayan ve onlara bağımlı olan kelime. Türkçede gibi, için, göre, beri, kadar vb. edatlarla , ve, ile, ama, yahut, veya, fakat vb. bağlaçlar bu nitelikte kelimelerdir. bk. edat, bağlaç. Karşıtı bağımsız kelime’dir.

Bağımlı kentleşme : İlk kez Fransız kentbilimcisi Manuel Castells'in incelediği ve az gelişmiş ülkeleri, kentleri ve kentleşme biçimleri aracılığı ile anamalcı gelişmiş ülkelere bağımlı kılan ya da o durumdan kurtulmalarını önleyen kentleşme türü.

Bağımlı kip : Baştümceye "ki edatıyla bağlanarak ondaki fiilin zamanını anlatmağa elverişli bulunan ve bizim dilimizde birinci ile ikinci kişileri dilek, üçüncü kişisi ise buyurum şeklinde olan kip: Koştum ki yetişeyim, Çalışacak ki kazansın gibi. Başka dillerde bu kip tereddüt ve kesinsizlik anlatmak bazen de buyurmak için kullanılır.

Bağımlı kütük : Ana kütük olarak adlandırılan bir başka kütüğe başvurulmaksızın kullanılamayan herhangi bir kütük.

Bağımlı olaylar : Olasılık kuramında bağlaşık ilişkiyle bileşik bir olayı oluşturan ve birinin gerçekleşmesi ötekinin gerçekleşip gerçekleşmemesine bağlı olan olaylar.

Bağım ile ilgili Cümleler

  • Yoksul adam diğer insanlardan bağımsızdır ve yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Zengin adam ise kendi ihtiyaçlarında bağımsızdır ama diğer insanların ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.
  • Apartmanında tek başına olduğunda, bağımsız hissedersin. Odanda tek başına olduğunda, özgür hissedersin. Yatağında tek başına olduğunda, yalnız hissedersin.
  • Hiç kimse gerçekten özgür değildir, çünkü bağımsızlıklarının kölesi olan insanlar var.
  • İçerik ve düşüncenin çoğu herhangi bir dile bağımlı olmasına rağmen,Japoncaya odaklanırken,cümle yapısındaki farklar yada bireysel kelimelerin ayrı ve açıkça yazılmamaları gerçeği o zaman düşünce hakkında birkaç nokta gerektirir.
  • Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salgılanmasını arttırır.
  • Zihinsel sağlık sorunun mu var? Her zaman beni izliyorsun. Sen bir yetişkinsin o yüzden daha bağımsız ol.
  • İnsanlar, ekonomik ve duygusal yönden birbirlerine bağımlı olmamalıdır.
  • Eğer üniversiteye gidebilirse ebeveynlerinden ekonomik olarak bağımsız olabileceğini düşündü.
  • Ben bir alkoliğim. Ben bir uyuşturucu bağımlısıyım. Ben eşcinselim. Ben bir dahiyim.
  • Fazla kumar, uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişimlerine neden olur.

Diğer dillerde Bağım anlamı nedir?

Almanca'da Bağım : die Abhängigkeit

Rusça'da Bağım : n. зависимость (F)