Bağımsız nedir, Bağımsız ne demek

Bağımsız; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Bağımsız" ile ilgili cümle

  • "Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasi parti gruplarından, oranlarına göre, üye alınır." - Anayasa
  • "Konsolosların her biri bağımsız bir vali gibi davranırdı." - N. Cumalı

Bağımsız hakkında bilgiler

Bağımsız siyasetçi, siyasetle uğraşan ve "hiçbir parti, grup, görüş veya akıma doğrudan dahil olmayan" kişi. Bağımsız siyasetçiler, kendi imkânlarıyla seçim kampanyası yürütürler. Birçok ülkede bağımsız siyasetçiler vardır.

Bunların diğer isimleri ise "serbest siyasetçi"dir. Bu siyasetçiler bir partiye, akıma veya görüşe "doğrudan" bağlı değillerdir. Ancak bir gruba veya gruplara yakın olabilirler ya da görüşlerini açıkça ifade ederek oy alırlar.

Bağımsız ile ilgili Cümleler

  • Bu, birazcık bağımsız olduklarını ispatlamaya çalıştıkları içindir.
  • 1991 Sovyetler Birliği dağıldığında Ukrayna tekrar bağımsız oldu.
  • Hiç kimse gerçekten özgür değildir, çünkü bağımsızlıklarının kölesi olan insanlar var.
  • Yoksul adam diğer insanlardan bağımsızdır ve yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Zengin adam ise kendi ihtiyaçlarında bağımsızdır ama diğer insanların ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.
  • Onun o kadar üzerinde titrememelisin. O bağımsız olmayı öğrenmeli.
  • Belçika'da Flaman halkı bir gün bağımsızlığını ilan etmek istiyor.
  • Apartmanında tek başına olduğunda, bağımsız hissedersin. Odanda tek başına olduğunda, özgür hissedersin. Yatağında tek başına olduğunda, yalnız hissedersin.
  • Eğer üniversiteye gidebilirse ebeveynlerinden ekonomik olarak bağımsız olabileceğini düşündü.
  • Zihinsel sağlık sorunun mu var? Her zaman beni izliyorsun. Sen bir yetişkinsin o yüzden daha bağımsız ol.
  • Ebeveynler en kısa sürede çocuklarının bağımsız olacaklarını umuyorlar.
 

Bağımsız kısaca anlamı, tanımı:

Parti : Vurgun, kazanç. Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir. Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence. Bir bütünün parçası, kısım. Bir araya gelinerek tavla, konken, okey vb. oynanan oyunlardan her biri. Herhangi bir ürünün tek seferde bir yerden başka bir yere gönderilen bölümü. Bazı oyunlarda bir kez. Bir yere bölümler hâlinde gönderilmekte olan bir malın veya bir bütünün parçası. İnsan topluluğu. Tutam. Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka.

 

Bağım : Bir şeyin veya bir kimsenin gücü ve etkisi altında bulunma durumu.

Bağımsız bölüm : Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre, bir binanın ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli ve bağımsız mülkiyete konu olan özel bölümü.

Bağımsız milletvekili : Herhangi bir partinin adayı olmadan seçilen veya herhangi bir partiye bağlı olmayan milletvekili, bağımsız.

Bağımsız sıralı cümle : Anlam bakımından birbirine bağlı olduğu hâlde özneleri, tümleçleri, yüklemleri ayrı olan cümle.

Bağımsızlaşmak : Bağımsız duruma gelmek.

Bağımsızlaştırma : Bağımsızlaştırmak işi.

Bağımsızlaştırmak : Bağımsız duruma getirmek.

Bağımsızlık : Bağımsız olma durumu, istiklal.

Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Tutum : Tutulan yol, tavır. Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

Girişim : Bir işe girişme, teşebbüs. İki veya daha çok dalga hareketinin, aynı noktaya aynı anda gelmesiyle birbirini yok edebilmesi veya kuvvetlendirebilmesi olayı.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.

Düzen : Yerleştirme, tertip. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Dolap, hile. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort.

Özgür : Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen. Başkasının kölesi olmayan, hür. Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Tutuklu olmayan, hür.

Müstakil : Kullanış yönünden başka bir yapı ile bağlantısı olmayan, bağımsız. Kullanış yönünden belli kişi veya kişiler için ayrılmış olan.

Siyasetçi : Politikacı.

Bağımsız : Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Bağımsız milletvekili. Müstakil. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

Milletvekili : Anayasaya göre millet meclisine seçimle giren millet temsilcisi, mebus, parlamenter, vekil.

Diğer dillerde Bağımsız anlamı nedir?

İngilizce'de Bağımsız ne demek? : adj. independent, free, detached, unattached, unconnected, distanced, sovereign; uncommitted, not committed, not bound by a particular pledge or course

n. crossbench

Fransızca'da Bağımsız : indépendant/e, libre

Almanca'da Bağımsız : adj. autonom, eigenstaatlich, eigenständig, flügge, frei, souverän, unabhängig

Rusça'da Bağımsız : adj. самостоятельный, независимый