Bağıntı nedir, Bağıntı ne demek

  • Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ
  • İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı.
  • Görelik.
  • İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon.
  • İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik.
  • Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

"Bağıntı" ile ilgili cümle

  • "Bir dairenin "r" yarı çapı ile alanı arasında şöyle bir bağıntı vardır: S=? x r²."

Bağıntı hakkında bilgiler

Matematikte iki kümenin Kartezyen çarpımının herhangi bir alt kümesi bağıntı olarak tanımlanır. Bir kümedeki bir öğeyi başka bir kümedeki bir öğeye götürür. Yâni, iki öğe arasında bir bağ kurar. Örneğin, göndermeler tek yönlü bir bağıntıdır.

Eşyayı, kavramları ya da tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik gibi durumlarda toplayan görünüş ya da nitelik, görelik, °izafiyet, °rölativite.

n, iki ise ikili bağıntı olarak adlandırılır.

Bağıntı anlamı, kısaca tanımı:

Bağlılık : Bağlılaşım. Bağlı olma durumu, merbutiyet. Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat.

Görelik : Eşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik, bağıntı, izafet, rölativite.

 

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

Matematik : Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye. Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı.

Bağıntıcı : Göreci.

Bağıntıcılık : Görecelik.

Bağıntılı : Göreceli.

Bağıntılılık : Görelilik.

Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje.

Organizma : Herhangi bir canlı varlık. Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet.

Değişik : Farklı. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Yedek iç çamaşırı, giyecek. Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

 

Karşılık : Cevap, yanıt. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Korelasyon : Bağıntı.

İlişki : Bağlantı, temas. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas.

Küme : Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Tomar. Tümsek biçimindeki yığın. Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup.

Diğer dillerde Bağıntı anlamı nedir?

İngilizce'de Bağıntı ne demek? : n. relation, connection, correlation, correlate

Fransızca'da Bağıntı : corrélation [la], relation [la]

Almanca'da Bağıntı : n. Kollokation, Verhältnis, Verknüpfung