Bağırsak nedir, Bağırsak ne demek

Bağırsak; bir anatomi terimidir.

  • Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü

Biyoloji'deki anlamı:

Midenin pilor ucundan anüse kadar uzanan sindirim kanalı bölgesi. İnsanda ince bağırsak (duodenum, jejunum, ileum) ve kalın bağırsak (çekum, kolon, rektum) kısımlarından oluşur.

Diğer hayvanlarda bu bölgeye karşılık gelen sindirim kanalı bölgesi.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Midenin pilor ucundan anüse kadar uzanan sindirim kanalı, intestin.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Sindirim kanalının midenin pilorusundan başlayıp anüste son bulan, ince ve kalın olmak üzere iki kısma ayrılan bölümü, intestina, intestinum, enteron.

Zooloji alanındaki anlamı:

Sindirim kanalının, midenin bitiş yerinden anüse kadar devam eden bölgesi ya da bu bölgeye karşılık olan kesimi.

İngilizce'de Bağırsak ne demek? Bağırsak ingilizcesi nedir?:

intestine

Fransızca'da Bağırsak ne demek?:

boyau

Osmanlıca Bağırsak ne demek? Bağırsak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mia

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Erzurum ilinde, Çiftlik nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Bağırsak hakkında bilgiler

Bağırsak, gastrointestinal kanalın mide ile anüs arasındaki kısmıdır ve insanlarda ve diğer memelilerde iki ana kısımdan oluşur: ince bağırsak ve kalın bağırsak.

 

Bağırsak ile ilgili Cümleler

  • İnce bağırsak yaklaşık yedi metre uzunluğundadır.
  • Bağırsak florası psikolojiyi etkiler.
  • Türkçede birçok organ ve ekstremite ismi -b sesiyle başlar. Örn. baş, burun, boğaz, beyin, bel, bacak, bilek, bağır, böğür, bağırsak, böbrek.

Bağırsak tanımı, anlamı:

Mide : Karın, karın bölgesi. Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası. Yemek yeme isteği.

İnce : Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Zayıf. Taneleri ufak, iri karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Hafif, gücü az. Tiz (ses), pes karşıtı.

Kalın : Pes (ses). Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun. Enli ve gür (kaş). Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan.

Bağırsakları bozulmak : İshal olmak.

Bağırsaklarını deşerim : "canına kıyarım, öldürürüm" anlamında korkutmak, gözdağı vermek için kullanılan bir söz.

Bağırsak askısı : İnce bağırsağı karnın arka bölümüne bağlayan ve karın zarının bir bölümünden oluşan askı.

 

Bağırsak düğümlenmesi : İnce veya kalın bağırsağın bir bölümünün bağırsak askısı çevresinde besin geçişini engelleyecek bir biçimde dönerek bükülmesi.

Bağırsak düşüklüğü : Bağ gevşemesi sonucunda kalın bağırsağın aşağı doğru sarkma durumu.

Bağırsak gazı : Yemek yerken yutulan havadan veya besinlerin sindirimi sırasında açığa çıkan gazlardan oluşan ve bağırsaklarda biriken uçucu madde.

Bağırsak iltihabı : Sindirim organında oluşan iltihaplı durum ve buna bağlı hastalık.

Bağırsak ingini : Çoğunlukla sürgün ve karın ağrısı ile beliren bağırsak iltihabı.

Bağırsak kazıntısı : Kalın bağırsak hastalıklarında çıkarılan sümüksü madde.

Bağırsak kurdu : Omurgalıların ve de özellikle insanların bağırsağında yaşayan asalak solucan.

Bağırsak otu : Farekulağı.

Bağırsak solucanı : Ortalama 25 santimetre boyunda, insanların, özellikle çocukların bağırsaklarında asalak olarak yaşayan yuvarlak solucan, askarit.

Bağırsak spazmı : Bağırsak duvarındaki düz kasların çeşitli sebeplerle kasılı kalması durumu.

İnce bağırsak : Sindirim borusunun mideden kalın bağırsağa kadar olan yiyeceklerin sindirilmesi görevini yapan bölümü.

Kalın bağırsak : Sindirim borusunun ince bağırsaktan anüse kadar ortalama 1,5 metre uzunluğundaki bölümü.

Kör bağırsak : Kalın bağırsağın ince bağırsakla birleştiği yerde bulunan çıkıntı bölümü. Kalın bağırsağın ilk parçası.

Göden bağırsağı : Göden.

Onikiparmak bağırsağı : Mideden sonra gelen ince bağırsak bölümü.

Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.

Organ : Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv.

Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Çağ, devir. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.

Kanal : İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Memeliler : Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genellikle tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı.

Bağırsak adenokarsinomu : Kıvrım bağırsak adenokarsinomu.

Bağırsak amebiyozisi : Amip dizanterisi.

Bağırsak amfizemi : Bakteri faaliyetlerine bağlı olarak bağırsak askısının bağlantı yerinde ve bağırsak serozası altındaki lenf ve kan damarı yarıklarında gaz toplanması.

Bağırsak asıcı bağ : Bağırsakları karnın üst duvarına asan karın zarı uzantısı, mezenteryum. Omurgasız hayvanlarda aynı segmentte bulunan bir çift sölom kesesinin arasına rastlayan sölom epiteline verilen ad.

Bağırsak askısı dönmesi : Bağırsak askısının kök kısmının kendi ekseni etrafında burulması veya dönmesi. Kısa sürede nekroz, şok toksemi ve ölümle sonuçlanır. Süt emen veya suni olarak beslenen buzağılarda ve kuzularda kısa sürede fazla miktarda besin alımı sonucu bağırsaklarda gaz oluşumu veya hipermotiliteden kaynaklanır.

Bağırsak askısı fıtkı : Bağırsak askısında fiziksel zedelenmeyi takiben oluşan yırtıktan kaynaklanan fıtık, bağırsak askısı yırtığı.

Bağırsak askısı yırtığı : Bağırsak askısı fıtkı.

Bağırsak bağlama deneyi : Enteretoksin üreten E. coli suşlarının tanısında kullanılan deney, lup testi. Kültür filtratları, laparotomi yapılarak 8-10 cm’lik bölümler hâlinde ligatüre edilmiş tavşan bağırsağına enjekte edilerek 24 saat sonra meydana gelen sıvı ve gaz sekresyonuna bağlı olarak biçimlenen şişkinlik pozitif sonuç olarak değerlendirilir.

Bağırsak bezleri : Bağırsakdaki sindirim enzimlerini salgılayan sindirim bezleri. Sindirim enzimlerini salgılayan sindirim bezleri. Bağırsak suyunu salgılayan bezler.

Bağırsak boğulması : İnce bağırsakların mezenteriyal damar kordonları, saplı karın tümörleri, üreterler, göbek kordonu gibi çeşitli yapıdaki doku bantları tarafından boğulması, strangulasyo intestini.

Diğer dillerde Bağırsak anlamı nedir?

İngilizce'de Bağırsak ne demek? : adj. intestinal, enteric, pertaining to the intestine, gastral, of the stomach (Medicine)

n. intestines, bowels, intestine, bowel, gut, enteron

pref. ileo

Fransızca'da Bağırsak : intestin [le], tripe [la]

Almanca'da Bağırsak : n. Darm, Eingeweide

Rusça'da Bağırsak : n. кишка (F)