Bağlantı nedir, Bağlantı ne demek

"Bağlantı" ile ilgili cümle

  • "Bütün ulaştırma bağlantıları tahrip edilmiştir." - F. R. Atay
  • "Kar yüzünden çevre ile bağlantı kesildi."

Yerel Türkçe anlamı:

Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç

[Bakınız: bağlama]

İki şeyin birbiriyle birleştiği yer, kavşak.

Bent, fıkra, paragraf: Sözüne hiç bağlantı virmez.

Arabalarda dingil üzerindeki parçaları birbirine bağlayan demir.

Tarlaları korumak için kenarlarına çekilen harçsız duvar, çit.

Yapının sağlam olması için destekleyerek örme biçimi: Bu daşla, yuvalak bağlantı dumaz.

[Bakınız: bağlama]

Taş duvarlara tuğla veya beton, tuğla duvarlara betondan yapılmış olan kuşak, hatıl.

Saz demetini bağlayan saz parçası.

Yapılarda destek olarak kullanılan ağaç, demir, köşebent.

Bir işin veya sözün sonu, sonuç.

Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılmış olan bent

Yeni yapılmış olan binaların mukavemetini arttırmak için köşelere konulan kılıç biçiminde demir, betonarme binalardaki köşebent.

Arabaya sap sarıldıktan sonra en üste konulan deste.

 

[Bakınız: bağlama]

Çocuğu olmayanların başvurdukları bir dede: Ayşe hanım bağlantıya gitmiş.

Araba sandığını alt kısma bağlayan büyük çiviler.

Mukavele.

Biyoloji'deki anlamı:

Alel olmayan iki ya da daha fazla sayıdaki genin birlikte kalıtlanması. Bu genler aynı kromozomda bulunmaları nedeniyle birbirine bağlıdırlar ve ikinci Mendel kanununa ters hareket ederler, yani bağımsız değildirler.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

İletken sarımlarından oluşan kapalı bir akım çevriminde sarım sayısı ile mıknatısısal akı çarpımı.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

İki oluşuk ya da ayrı bölgelerdeki katmanbilgisi birimlerinin taşılbilim ve fiziksel özellikleriyle yerbilim yaşlarında ve katmanbilgisi durumlarında eşdeğerlik olduğunun belirtilmesi.

Başka başka doğrultulu kıvrımların birbirine yaklaşması.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Sütü makineye vermeğe ya da makinenin ağzındaki sütü kesmeye yarayan süt makinesinin kazan bölümündeki aygıt. (Yenikent *Aksaray -Niğde)

Zooloji alanındaki anlamı:

Belirli kalıtsal karakterlerin birkaç döl boyunca bağlı kalma eğilimi.

Bilimsel terim anlamı:

İki borunun birbirlerine eklenme yeri.

Motorlu araçlarda devimi oluşturan parçalarla motor arasında birleşmeyi sağlayan parça ya da düzen.

 

otomobil: Motorlu araçlarda, devimi oluşturan parçalarla motor arasında birleşmeyi sağlayan parça ya da düzen.

döşem: İki boruyu birbirine eklemekte kullanılan parça.

(II) elektrik: Bir elektrikli aygıtın çevrime ya da elektrikle çalışan iki aygıtın birbirine bağlanması.

İngilizce'de Bağlantı ne demek? Bağlantı ingilizcesi nedir?:

linkage, attachment (hardware), connection, link, coupling, accouplement, correlation, merging

Fransızca'da Bağlantı ne demek?:

ligature, connexion

Bağlantı anlamı, kısaca tanımı:

Bağlantı kurmak : Haberleşme sağlamak. irtibat sağlamak.

Bağlantı yapmak : İlişki kurmak. anlaşma, sözleşme yapmak.

Bağlantı borusu : Katlardaki atık suları toplayıp kolona ileten boru.

Bağlantı doku : Hücreleri ve çeşitli dokuları bir arada tutarak destek ve bağlama görevi yapan hücreler topluluğu.

Bağlantı gücü : Elektrik projesinde belirtilen kurulu güç ve kullanma faktörü göz önüne alınarak hesaplanan güç miktarı.

Bağlantı ünlüsü : Bağlayıcı ünlü.

Bağlantı ünsüzü : Bağlayıcı ünsüz.

Ara bağlantı : Ayrı devrelerin birbiriyle bağlantısı.

Telsiz bağlantısı : İki telsiz arasında kurulan haberleşme bağlantısı.

Bağlantısız : Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz. Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız.

Bağlantısız ülkeler : Bağlantısızlık siyaseti izleyen ülkeler, bloksuz ülkeler.

Bağlantısızlık : Bağlantısız olma durumu, irtibatsızlık, angajmansızlık.

Bağlantısızlık politikası : Bağlantısızlık siyaseti.

Bağlantısızlık siyaseti : Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka girmeme siyaseti, bağlantısızlık politikası.

Bulunma : Bulunmak işi.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

İrtibat : Bağlantı.

Bağlanak : Bağlantı.

Sözlü : Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu. Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı.

Yazılı : Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı. Geçerli olan, nominal. Yazılı sınav. Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan.

Anlaşma : Anlaşmak durumu. Sözleşme. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon.

Bağlantı boruları : Çifteker gövdesinin kuruluşun da kullanılan, üst alt ve dikey borulara verilen ad.

Bağlantı çizgisi : Oyun yeri ile seyirci arasındaki varsayımsal çizgi. Oyun yeri ile seyirci yeri arasındaki çizgi (Tiyatronun, çerçeve ya da hacım tiyatrosu mu olduğunu belirtir).

Bağlantı enerjisi : Bir sistemden bir parçacığı çıkarmaya yarayan net enerji.

Bağlantı grubu : Çeşitli karakterlerin dölden döle taşınarak yeni dölde bir arada görülmesini sağlayan ve aynı kromozom üzerinde bulunan gen grubu.

Bağlantı kataloğu : "Bakınız", "ayrıca bakınız" fişleriyle konular arasında bağlantı sağlayan bir tür sözlük katalog.

Bağlantı kutusu : Çeşitli kabloları elektrik akımına bağlayacak fişlerin bulunduğu kutu.

Bağlantı motosikleti : Yarışta, koşucu gruplarıyla, yönetici ve yarışçılar arasında ilgiyi sağlayan motosiklet.

Bağlantı noktası :

Bağlantı parçaları : Boruların birbirlerine eklenmelerini kolaylaştıran özel parçalar.

Bağlantı taşları : (Mimarlık) Bir duvara eklenecek ikinci bir duvarın sağlam bağlanmasını sağlamak için dişler halinde bırakılmış tuğla ve taşlar.

Bağlantı ile ilgili Cümleler

  • Türkçe'nin grameri kolaydır. Zor olan ise, Batı dilleri gramerleriyle bağlantısı yok gibi görünen bu tür adlandırmalardır.
  • Araştırmalar sigara ile akciğer kanseri arasında bağlantı olduğunu göstermekte.
  • Dünyadaki tropikal yağmur ormanları, gezegende yaşamın ekolojik zincirine kritik bağlantılıdır.
  • Gereksiz risk almak, ağaca çıkmaktan korkmak, ölmekten korkmak; insanları sevmek, hiçbir şeyden korkmamak. Sence bunlar birbiriyle bağlantılı kelime öbekleri mi?
  • ABD'de ülke çapındaki bir ankete göre Müslümanların terörle bağlantılı olduğu yaygın bir inançtır.
  • Bir takım yıldızındaki bireysel yıldızlar birbirlerine çok yakın görünebilir fakat aslında onlar uzayda büyük mesafelerle ayrılabilir ve birbirleriyle hiç gerçek bağlantısı yoktur.
  • İnternet bağlantımı takip etmeyi durdurmalısınız; daha net nasıl söyleyebilirim? İlla size küfür mü etmem lazım?
  • Birdebire su aygırlarını bana niçin anlatıyorsun? O ve senin on iki kırmızı akvaryum balığının arasındaki bağlantıyı anlamıyorum.
  • Emmet'in teorisi ile bağlantılı olarak Leech'in sunduğu teklif en makulüdür.
  • Saat onda buluşmamız gerekiyorken, onlarla bağlantı kuramadım. Onların kaza geçirip geçirmediğini merak ediyorum.

Diğer dillerde Bağlantı anlamı nedir?

İngilizce'de Bağlantı ne demek? : adj. connecting, joining, linking

n. connection, link, relation, tie, channel, commitment, communication, concern, connexion, contact, coordination, coupling, dealings, header, hookup, intercourse, liaison, linkage, linkup, noose, tie up, tap

Fransızca'da Bağlantı : liaison [la], branchement [le], cohérence [la], communication [la], cohésion [la], connexion [la], correspondance [la], corrélation [la], raccordement [le]

Almanca'da Bağlantı : n. Insertion, Nexus, Relation, Schaltung, Verkettung, Zugang, Zusammenhang

Rusça'da Bağlantı : n. связь (F), сочленение (N)

adj. соединительный