Başlangıç nedir, Başlangıç ne demek

  • Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü
  • Ön söz, giriş, mukaddime.

"Başlangıç" ile ilgili cümle

  • "Hayatın başlangıcı gibi sonu da bir ninni, masal ve uyku ihtiyacını duyuyor." - A. Ş. Hisar

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: köken]

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Türk gölge oyunu'nda başlangıç bölümü. Hacivat'ın semai okuyarak geldiği ve perde gazeline girdiği kesim. Hacivat, bu bölümde düzyazı uyaklı yakarışa geçer, sonra iki dize şiir okur. Karagöz, gerginin, seyirciye göre sağ üst köşesinden iner ve tekerleme'ye girer.

Meddahın öyküsünün başlangıç bölümü. Burada meddah ya bir divan okur ya da bir tekerleme söyler.

Hukuki terim anlamı:

mebde’.

Edebi terim anlamı:

Kısa önsöz veya giriş.

Bilimsel terim anlamı:

aldatıcı başlangıç [es. t. mukaddime-i hadia]: Dinleyici ya da okuyucuyu kızdırabilecek bir konuya, uygun, yumuşak sözlerle girme.

görkemli başlangıç [es. t. mukaddime-i muhteşeme]: Dinleyici ya da okuyucuların ilgisini uyandıracak parlak sözlerle konuya girme.

Bir yapıtın ya da yazının ilk tümcesi. Buna "baş" da denir. Türleri:.

bayağı başlangıç [es. t. mukaddime-i adiye]: Söze, süslemekten kaçınarak açık ve kısaca girme.

İngilizce'de Başlangıç ne demek? Başlangıç ingilizcesi nedir?:

initial

Fransızca'da Başlangıç ne demek?:

incipiens, avant-propos

 

Osmanlıca Başlangıç ne demek? Başlangıç Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mebde, mebde nısfınneharı, iptida, mukaddime

Başlangıç hakkında bilgiler

Başlangıç (İng: Inception), Christopher Nolan tarafından yazılan ve yönetilen bilim kurgu türündeki ABD filmidir. 8 Temmuz 2010 tarihinde İngiltere prömiyeri yapılmıştır. Film yayınlanmasından kısa bir süre sonra son 25 yılın en iyi filmleri arasında gösterilmiştir.

Warner Bros., 11 Şubat 2009 tarihinde Christopher Nolan'ın yazdığı senaryoyu satın aldı. Çekimler 19 Temmuz 2009 tarihinde Tokyo'da başlamıştır. Çekimlere Los Angeles, Londra, Paris, Tanca ve Calgary'de devam edilmiştir.

Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) çok yetenekli bir hırsızdır. Uzmanlık alanı, zihnin en savunmasız olduğu rüya görme anında, bilinçaltının derinliklerindeki değerli sırları çekip çıkarmak ve onları çalmaktır. Cobb’un bu ender mahareti, onu kurumsal casusluğun tehlikeli yeni dünyasında aranan bir oyuncu yapmıştır. Ancak, aynı zamanda bu durum onu uluslararası bir kaçak yapmış ve sevdiği her şeye mal olmuştur.

Cobb’a içinde bulunduğu durumdan kurtulmasını sağlayacak bir fırsat sunulur. Ona hayatını geri verebilecek son bir iş; tabi eğer imkânsız “başlangıç”ı tamamlayabilirse. Mükemmel soygun yerine, Cobb ve takımındaki profesyoneller bu sefer tam tersini yapmak zorundadır; görevleri bir fikri çalmak değil onu yerleştirmektir. Eğer başarırlarsa, mükemmel suç bu olacaktır.

 

Başlangıç ile ilgili Cümleler

  • Başlangıçta, Abraham Lincoln Afrika'ya ve Karayiplere sınır dışı edilecek tüm köleleri istedi.
  • Bu bir başlangıç.
  • Başlangıç için Kudüsü ziyaret ettim-üç büyük din için kutsal bir yer.
  • Bu kitap başlangıç seviyesindeki kişilere yönelik yazılmıştır.
  • Neden başlangıçta başlamıyoruz?
  • Başlangıçta at etini beğenmedi.
  • Başlangıç yemeğinden sonra ana yemek gelir.
  • Başlangıç seviyesinde Arapça biliyorum.
  • Yarın ne olacak? Başlangıç veya bitiş?
  • Başlangıç işin en önemli kısmıdır.
  • Başlangıç için fena değil.
  • Eflatun rengine başlangıçta "Tyrian moru" denirdi.
  • O, başlangıçta yeni evine alışmakta sorun yaşadı.
  • Bu bir başlangıç olacak.

Başlangıç kısaca anlamı, tanımı:

Hayat : Yazgı. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Avlu. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Sundurma. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Meslek. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Geçim şartlarının bütünü. Balkon. Yaşam. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Canlı, sağ olma durumu.

Başlangıç tutmak : Bir işi, bir dönemin, başladığı nokta veya tarih olarak kabul etmek, belirtmek.

Başlangıç noktası : Parametrelenmiş bir yayın uçlarından biri. Bir işin veya şeyin başladığı yer. Sıfır sayısının, sayı doğrusundaki yeri, baş nokta.

Dönem : Yarıyıl. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Çağ, devir. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.

Giriş : Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal. Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal. Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre. Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm. Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser. Girme işi.

Mukaddime : Ön söz. Bir olayın başlangıcı.

Taraf : İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yön, yan, doğrultu. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri.

Bilim : Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.

Kurgu : Uygulamaya geçmeyen, sadece bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma, spekülasyon. Çatı. Gerçek olmayan olay ve kahramanlardan oluşan eser. Bir bütün oluşturmak için parçaları takıp birleştirme işi, montaj. Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, anahtar. Bir işe hazırlamak için yapılmış olan telkin. Zembereğin kurulmuş olma durumu. Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir uyum ve anlam bütünlüğü sağlayarak birleştirme, montaj.

Ön : Dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 10 ve X rakamlarının adı. Dokuzdan sonra gelen sayının adı.

Söz : Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme.

Başlangıç bölütü : Miyelin içeren sinir hücrelerinde akson tepesiyle miyenilleşmenin başladığı kısım arasındaki yer.

Başlangıç çağı : Yer tarihinin, hemen her yerde çok başkalaşmış ve granitleşmiş kayaçlarını kapsayan en eski oluşukları. (İçlerinde, şimdiye değin hiçbir canlı kalıntısının izlerine rastlanmamıştır.)

Başlangıç değer sorunu : Süreye bağlı bir türetik denklemin genel çözümleri arasından, süre başlangıcında istenen koşulları sağlayan özel çözümünü bulma sorunu.

Başlangıç durumu : Oyunu, havası, rengi ve anlamı açısından seyirciye tanıtan olay dizisinin ilk durumu.

Başlangıç faktör donanımı : Bir ekonominin kalkınma süreci başında sahip olduğu faktör yoğunluğu.

Başlangıç güvencesi : Vadeli işlem piyasalarında alım ve satım emirlerinin gerçekleşmesi için takas merkezi hesabına yatırılması zorunlu olan ilk tutar.

Başlangıç hızı : 0 sayısını kapsayan bir I açık aralığından M manifolduna giden bir a : I -> M eğrisi için, ?( vektörü.

Başlangıç imi : Bir gösterimin, basımın ya da eşlemenin başlama noktasını belirtmekte kullanılan bir çeşit eşleme imi. Ölçün bir kılavuza konulan ve bu nokta ile filmin ilk resmi arasında ne kadar uzunluk bulunduğunu belirten im.

Başlangıç karsinojeni : Hücrenin DNA zincirinde dönüşümsüz nitelikte bir bozukluğa yani mutasyona neden olan gen veya madde.

Başlangıç kaynaşması : Isıl işlem ya da kaynak yapma sırasında, yer yer olan ve çabucak katılaşmayla sonuçlanan erime ya da kaynaşma.

Diğer dillerde Başlangıç anlamı nedir?

İngilizce'de Başlangıç ne demek? : adj. commencing, starting, beginning, early, elementary, opening, preliminary

n. beginning, incunabula, start, commencement, origin, big bang, departure, approach, cradle, dawn, doorway, exordium, first, go off, inception, incipience, incipiency, infancy, introduction, lead off, morning, off, onset, outset, preamble

Fransızca'da Başlangıç : aurore [la], commencement [le], début [le], naissance [la], origine [la], préambule [le], prémices, tête [la]

Almanca'da Başlangıç : n. Anbeginn, Anbruch, Anfang, Beginn, Eingang, Grundstein, Schwelle, Start, Urbeginn, Werden

adj. ursprünglich

Rusça'da Başlangıç : n. начало (N), почин (M), зачаток (M), дебют (M), инаугурация (F)

adj. начальный, первоначальный, изначальный