Baht nedir, Baht ne demek

Baht; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Baht" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ben Atatürk'ü birkaç defa görmek bahtına erenlerdenim." - H. Taner

Baht hakkında bilgiler

Baht (Tayca: บาท; simge: ฿; ISO 4217: THB) ya da resmî adıyla Tayland bahtı (Tayca: บาทไทย), Tayland'da kullanılan resmî para birimidir. Tayland Bankası tarafından dağıtılır. Bahtın alt birimi satang (Tayca: สตางค์) madeni para birimidir ve bir tane baht, 100 tane satanga bölünür.

Kağıt para 20, 50, 100, 500 ve 1000 baht'lık banknotlar halinde bulunmaktadır. Banknotların üzerinde Tayland Kralı Bhumibol Adulyadej'ın resmi vardır.

Madeni para 1, 2, 5, 10 baht ve 25, 50 satang olarak bulunmaktadır.

Baht ile ilgili Cümleler

  • Ben seni bahtiyar edeceğim.
  • İven kız ere varmaz, varsa dahi baht bulmaz.

Baht kısaca anlamı, tanımı:

Bahtı açılmak : Talihi dönüp uygun duruma veya arzulanan sonuca gelmek.

Bahtı bağlı olmak : Kız için evlenecek istekli çıkmamak. talihi kapalı olmak.

Bahtı kapanmak : Talihsizliğe uğramak, istenen sonuca ulaşmamak. evlenememek.

Bahtına küsmek : Talihsizliğinden yakınmak.

 

Bahtı açık : Talihli (kimse).

Bahtı kara : Mutsuz, talihsiz (kimse).

Bedbaht : Mutsuz, bahtsız, talihsiz.

Kara baht : Kara yazı.

Baht olmayınca başta ne kuruda biter ne yaşta : "kişi talihsiz olursa giriştiği hiçbir işten olumlu sonuç alamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Bahtı açık olmak : Herhangi bir konuda şansı yaver gitmek, talih yüzüne gülmek.

Bahtı açıklık : Bahtı açık olma durumu.

Bahtı kara olmak : Sürekli olarak talihi yaver gitmemek, mutsuz olmak.

Bahtı karalık : Bahtı kara olma durumu.

Bahtiyar : Mutlu.

Bahtiyar olmak : Mutlu olmak, sevinmek.

Bahtiyarlık : Mutluluk.

Bahtlı : Bahtı iyi olan, mutlu, talihli, kara bahtlı karşıtı.

Bahtlılık : Bahtlı olma durumu.

Bahtsız : Bahtı kötü olan, mutsuz, talihsiz, kadersiz, kötü talihli, bibaht.

Bahtsız olmak : Bahtı kötü, mutsuz, talihsiz olmak.

Bahtsızın bağına yağmur ya taş yağar ya dolu : "talihsizin işleri ters gider, bağına yağmur yerine taş veya dolu yağar" anlamında kullanılan bir söz.

Bahtsızlık : Bahtsız olma durumu, mutsuzluk.

Ana kızına taht kurar kız bahtı kocadan arar : "kocası iyi olmayan bir kadın, kendi ne kadar zengin olursa olsun, mutlu olamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Ananın bahtı kızına : "bir anne nasıl bir evlilik hayatı geçirirse kızının evlilik hayatı da kendisininkine benzer" anlamında kullanılan bir söz.

 

At ile avrat yiğidin bahtına : "kişinin satın aldığı attan ve evlendiği kadından memnun kalıp kalmayacağı önceden kestirilemez, her ikisi de talihine kalmıştır" anlamında kullanılan bir söz.

Atalar çıkarayım der tahta döner dolaşır gelir bahta : "ana baba, çocuğuna mutlu bir yaşam sağlamaya çalışır ancak kaderde yazılı olan gerçekleşir" anlamında kullanılan bir söz.

Atın bahtsızı arabaya düşer : "değerli ama talihsiz kimseler, kişiliklerine uygun olmayan ağır ve aşağılık işlerde kullanılırlar" anlamında kullanılan bir söz.

İşini kış tut da yaz çıkarsa bahtına : "başladığın bir işte her zaman güçlüklerle karşılaşacağını varsay ki sonunda hayal kırıklığına uğramayasın, iyi sonuçlar aldığında sevinesin" anlamında kullanılan bir söz.

İven kız ere varmaz varsa da baht bulmaz : "acele eden kız eşini iyi seçemeyeceği için mutlu olamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Kara bahtlı : Yaşayışı, hayatı sürekli kötü, mutsuz, bahtlı karşıtı.

Zurnada peşrev olmaz ne çıkarsa bahtına : "rastgele yapılmış olan plansız işlerde yöntem, kural aranmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Gelecek : Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati. Zaman bakımından ileride olması, gerçekleşmesi beklenen, müstakbel.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Kaçınılmaz : İstek ve irade dışında olan.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz.

İlahi : "Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz. Çok güzel, mükemmel. Tanrı ile ilgili olan, Tanrı'ya özgü olan, tanrısal, lahuti. Tanrı'yı övmek, ona dua etmek için yazılıp makamla okunan nazım.

İrade : İstek, dilek. Buyruk. Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü, istenç. İstenç.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

Simge : Duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, alem, remiz, rumuz, timsal, sembol.

Şans : Bir kimsenin bilgi ve emeğinden çok rastlantı sonucu elde ettiği elverişli durum. Mantıkla açıklanamayan birtakım rastlantısal olayların nedeni olan güç, baht, talih, felek. Bir olayın olabilirliği.

Diğer dillerde Baht anlamı nedir?

İngilizce'de Baht ne demek? : n. Thai coin

n. baht, Thai coin

v. toast, brown by exposure to heat; foment, stir up; instigate

Fransızca'da Baht : destin [le], sort [le], fortune [la], chance [la], bonheur [le]

Almanca'da Baht : n. Zufall