Baladız nedir, Baladız ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç.

[Bakınız: balaran].

Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki.

Taze ve olgun incir.

Baladız tanımı, anlamı

Balad : Toplantılarda, genellikle dansla birlikte koşuk, türkü biçiminde söylenen küçük masallardan her biri. bk. halk baladı, ikincil balad, öğütsel balad, serüven baladı, tarihsel balad. (Fransız edebiyatı). (Onüçüncü yüzyılda) Dans şarkısı. (Bugün) Üç dönüden ve bir ağırlamadan ibaret küçük bir koşuk şekli. Bir çeşit nazımlı masal. (XII. ve XIII. yüzyıla kadar) Dans şarkısı. Uyak örgüsü, uyak türü ve dize sayısı bakımından birbirinin aynı üç bent ve bir sunu ile başlayan yarım bentten oluşan eski bir Fransız koşuk biçimi. Koşuk biçiminde bir tür masal

Bala : Yavru, çocuk.

Yakacak : Odun, kömür gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde, mahrukat.

Yetişen : Ulaşan, kavuşan. Van şehri, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Fışkın : Bir ağacın dibinden süren ince dal. Asma kütüğünde hereğin üst yanında biten dal.

Yakaca : Alışmak, sevgiyle bağlanmak. Kütahya kenti, Köprüören nahiyesine bağlı bir bölge.

Filizi : Filiz rengi. Bu renkte olan.

Sürgün : Ceza olarak belli bir yerin dışında veya belli bir yerde oturtulan kimse. Filiz. İshal. Bir kimsenin sürüldüğü yer. Sürülme işi, nefiy.

 

Yetiş : “Amacına ulaş, isteğine kavuş” anlamında kullanılan bir isim.”.

İncir : Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica). Bu ağacın yaş veya kuru olarak yenilen etli, tatlı yemişi, ballıdarı.

Sürgü : Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.

Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Fışkı : Atgillerin taze dışkısı.

Balar : Pedavra.

Filiz : Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın. Ocaktan çıkarılan işlenmemiş, başka maddelerle karışık hâlde bulunan, ham maden birleşiği.

Çalı : Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Fili : Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı. Uyluk kemiği. Kol ya da bacak kemiklerinin çıkıntıları, kenetleri. İpten yapılmış özengi. Dilim: Kaymaklı kadayıf filiciklerini kes keste ye.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Yeti : İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke. Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

Diğer dillerde Balad anlamı nedir?

İngilizce'de Balad ne demek ? : ballad

Fransızca'da Balad nedir ? : ballade, ballede