Balancer türkçesi Balancer nedir

  • Denge sağlayan.
  • Dengeleyen.
  • Dengeleyici.
  • Sineklerin ve diğer çift kanatlı böceklerin gelişmemiş arka kanatları (biyoloji terimi).
  • İp cambazı.
  • Halter.
  • Cambaz.
  • Dengeleyeci.
  • Dengeleme sistemi.
  • Balans mili.
  • Denge sanatında uzman ve usta olan kişi. ip üstünde yürüyen ve çeşitli tehlikeli numaralar yapan becerili sanatçı. bk. rismanbaz.
  • Akrobat.

Balancer ingilizcede ne demek, Balancer nerede nasıl kullanılır?

Direct current balancer : Doğru akım dengeleyicisi.

Ladder balancer : Merdiven cambazı. Merdivenle denge hareketleri yapan kişi.

Balancers : Akrobat. İp cambazı. Sineklerin ve diğer çift kanatlı böceklerin gelişmemiş arka kanatları (biyoloji terimi). Dengeleyen. Dengeleyici. Dengeleme sistemi. Balans mili. Denge sağlayan. Dengeleyeci. Halter.

Balance a tire : Lastiğin balans ayarını yapmak.

Balance an account : Hesabı kapatmak. Bir hesabı kapatmak. Hesabı kesmek.

Balance cylinder : Denge silindiri. Dengeleme silindiri.

Balance at the bank : Hesap bakiyesi. Banka hesap bakiyesi.

Balance coil : Denge bobini. Balans bobini.

Balance arm : Denge kolu. Kaldırma kolu. Terazi kolu. Balans kolu.

Balance brought forward : Devreden toplam. Nakli yekun.

İngilizce Balancer Türkçe anlamı, Balancer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Balancer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Funambulist : İp çambazı. Yükseğe gerili ip üzerinde denge sırığı ile beceri gösteren cambaz. Yüksek ip cambazı. Cambaz ipi üzerinde gösteri yapan akrobat.

Stabilizers : Stabilizatör. Dengeleyiciler. İstikrarlandıncılar. Gemilerin yan yatmasını engelleyen düzenekler.

Equaliser : Eşitleyici. (abd ve kanada'da kullanılan argo) ateşli silah. (ingiliz argosu) bir futbol maçında skoru eşitleyen gol (ayrıca equaliser). Ekolayzer. (elektronik) frekans çarpıklığını veya distorsiyonunu düzelten elektronik cihaz. Her tür silah. Dengeleyici makas). Eşitleyen kimse. Eşit yapan kimse.

Dumbbell : Ahmak. Budala. Dumbel. Geri zekalı (argo terim). Aptal. Gerzek. Kolları kuvvetlendirmek için kullanılan küçük ağırlık. Sersem. Aptal kimse.

Juggler : Hokkabaz. Hilebaz. Hilekar kimse. El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı numaralar yapan sanatçı. Hile. Jonglör.

Stabilizer : Pekiştirici. Stabilizör. Düzenleştirici. Stabilizatör. Durultucu. Gıda mevzuatında belirtilen özellik ve koşullarda olmak üzere sucuk, salam, sosis vb. et ürünlerine dolgunluk, su tutucu ve hamuru bağlayıcı özellik veren doğal veya yapay maddeler. Stabilize eden. Gıda maddelerinin üretiminde arzu edilen yapıyı oluşturmak, korumak veya iyileştirmek amacıyla kullanılan, iki veya daha fazla karıştırılamaz fazın homojen dağılımını ve gıdaların renklerini koruyan veya kuvvetlendiren katkı maddeleri, stabilizör. Seslendirme aygıtlarında, kuşağın geçtiği yolda bulunup kuşağın düzgün devinimini sağlayan makara. Düzelteç.

 

Haltere : Böceklerin iki kanatlılar (diptera) takımında art kanatların değişmesiyle meydana gelmiş olan saplı tokmak biçimindeki çıkıntılar. halter. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Diptera dizisindeki sineklerde uçuş esnasında dengenin sağlanması için gerekli olan metatorakstaki kanat kalıntıları. Tokmakçık.

Weight lifting : Ağırlık kaldırma. Halter sporu. Halter kaldırma.

Contortionists : Vücudunu garip şekillere sokabilen akrobat.

Balancer synonyms : dipteran, dipteron, dipterous insect, wire dancer, compensatory, coper, wirewalker, barbell, aerialists, balancers, barbells, copers, dumbbells, ropewalker, weightlifting, dumbs, equilibrist, two winged insects, wing, agglomeration, equalizers, distortionist, dumb bell, balancing, compensator, acrobat, compensators, horsedealer, rope dancer, stabiliser, ropedancer, equilibrating, tightrope walker.

Balancer ingilizce tanımı, definition of Balancer

Balancer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who balances, or uses a balance.