Bandai türkçesi Bandai nedir

  • 1950 yılında kurulan ve oyuncak ve oyunlar üreten bir japon şirket (tamagotchi'nin imalatçısı).

Bandai ingilizcede ne demek, Bandai nerede nasıl kullanılır?

Bandage : Sargı bezi. Koruyucu çember. Bandaj. Bağ. Sargı. Sargı sarmak. Sarmak. Yarayı sarmak. Dolamak.

Bandage case : İlk yardım kutusu.

Bandaged : Sargılı. Bağlamak. Sarılı. Bandajlamak. Bandajlı. Sarmak.

Bandager : Yaraları koruyucu sargılarla saran. Bandaj saran. Sargılayan. Bandajlayan. Sargı yapan.

Bandagers : Bandajlayan. Sargılayan. Sargı yapan. Bandaj saran. Yaraları koruyucu sargılarla saran.

Bandanna : Desenli büyük mendil. Büyük mendil. Bandana.

Bandar : Andhra pradesh'te (hindistan) bir şehir. Bengal körfezi'nde bir liman.

Bandanas : Büyük mendil. Bandana.

Bandar abbas : Güney iran'da bir liman şehri.

Adhesive bandage : Plaster. Yara bandı.

İngilizce Bandai Türkçe anlamı, Bandai eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bandai ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elastic bandage : Ufak kesikleri sarmak için kullanılan ve küçük bir gazlı pedi olan küçük yapışkan şerit. Elastik sargı bezi. Elastiki sargı bezi. Elastik bandaj.

Tourniquet : Kan akıntısını durdurmak için bacaklara sarılan sıkı sargı. Turnike. Turnike (medikal tıp terimi). Sargı bezi. Turnike (tıp). Damar sıkacı. Kanamayı durdurucu sargı. Kanamayı durdurmaya yarayan bir tür sargı. Sıkı sargı.

 

Jet set : Zengin gençlik. Yüksek sosyete. Eğlence arayışıyla jet uçağıyla oradan oraya uçan zengin ve sosyal açıdan önemli kişilerden oluşan grup. Jetle yolculuk eden zenginler. Jet sosyete.

Conspiracy : Tezgah. Gizli anlaşma. Gizdüzen. Komplo. Kumpas. Anlaşma. Suikast. Kötü amaçla yapılan gizli anlaşma.

Camp : Ordugah. Savaş sırasında ordunun merkezi olarak kullanılan yer. Kadınsı. Konmak. Tarih, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konaklamak. Adileştirmek. Kamp. Ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup. Camp.

Adhesive bandage : Plaster. Yara bandı.

Circle : Çevresini dolaşmak. Devretmek. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Çevrelemek. Daire içine almak. Halka. Etrafını kuşatmak. Etrafını dolaşmak. Çark etmek. İçinde, disk, gülle, çekiç atma yarışları yapılan 2. 50 m. çapında (çekiç atmada 2.13, 5 m.), çevresi 76 mm. lik metal ya da demirle kuşatılmış, tabanı sert, yuvarlak alan.

Truss : Demet yapmak. Destek koymak. Ot demeti. Sımsıkı bağlamak. İpe çekmek. Paketlemek. Sıkıca bağlamak. Bağlamak. Asmak. Bağlam.

Suspensory : Askılı. Asılı. Ertelenen. Suspensör. Bir organ veya oluşumu yerinde tutmaya yarayan, sarkan veya dışarı fırlayan kısmı normal durumunda tutmaya yarayan oluşum. Asıcı. Suspansuvar. Süspansuar.

Dressing : Giyim. Giydirme. Apre. Sos. Dolma harcı. Pansuman. Giyme. Giyinme kuşanma. Yapının dış kısmı. Salata sosu.

Bandai synonyms : roller bandage, compression bandage, scarf bandage, oblique bandage, horsey set, triangular bandage, plaster bandage, immovable bandage, horsy set, inner circle, capeline bandage, four tailed bandage, clique, wrapping, social group, cast, four hundred, medical dressing, ingroup, cohort, set, gauze bandage, plaster cast, coterie, company, lot, pack, sling, swathe, party, car pool, patch, suspensory bandage.