Banes türkçesi Banes nedir

Banes ile ilgili cümleler

English: The lebanese student and her friends wrote books.
Turkish: Lübnanlı öğrenci ve arkadaşları birçok kitap yazdı.

Banes ingilizcede ne demek, Banes nerede nasıl kullanılır?

Bugbanes : Beyaz harbak. Kristof bitkisi. Akta. Dokuztepeli. Akçöpleme. Beyaz çöpleme.

Dogbanes : Kenevirotu. Bir lahana türü. İtboğan.

Fleabanes : Çakal otu. Pireleri yok eden veya kaçıran bitki. Tilkikuyruğu. Pire otu.

Henbanes : Banotu. Ban otu. Juskuyam.

Lebanese : Lübnanlı. Lübnan. Lübnan'a özgü. Lübnan'lı.

Baneberry : Kristof bitkisi. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Akta. Başaklı kristof otu.

Baneful : Zararlı. Muzır. Yıkıcı. Öldürücü. Kötü. Zehirli.

Hen bane : Banotu.

Lebanese border : İsrail ve lübnan arasındaki sınır. Lübnan sınırı.

Flea bane : Pireleri yok eden veya kaçıran bitki.

İngilizce Banes Türkçe anlamı, Banes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Banes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bedevilment : Tasa. Karışıklık. Tedirginlik. Karmaşa halinde olma durumu. Zorlaştırma. Karıştırma. Kaygı. Karmaşa. Karışık olma durumu.

Damage : Hasara uğratmak. Hasar yapmak. Karşıtlarının içgüdüleri dışında mal değerlerini yitirici nitelikte çıkagelen yıkım, döküm, dokunca gibi etkenler. Zedelemek. Yıkım-döküm. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Zarara sokmak. Zarara uğratmak.

 

Devastation : Hasar. Yakıp yıkma. Perişan olma. Harap etme. Tahrip. Haraplık. Mahvetme. Tahribat.

Deviltries : Zalimlik. Şeytan işi. Haylazlık. Afsun. Sihirbazlık. Yaramazlık. Kontrol edilemeyen muzırlık. Büyü. Kötü kalplilik.

Mischiefs : Haylazlık. Fesat. Fenalık. Haylaz kimse. Şeytanlık. Yaramaz. Hasar.

Abominable : İğrenç. Berbat. Nefret verici. Çok pis. İkrah doğuran. Pis. Murdar. Menfur. Fena. Mekruh.

Discomfort : Ağrı. Rahatını kaçırmak. Rahatsızlık. Rahatsızlık veren şey. Bozmak. Sıkıntı. Rahatını bozmak. Sıkıntı vermek. Üzmek. Rahatsız etmek.

Toxic : Toksik. Zehirli. toksik maddeye bağlı olan. Bir canlı ya da cansız özdek üzerinde ağı etkisi yapan (özdek). Zehirli. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ağılı. Zehirleyici.

Bads : Kokuşmuş. Doyumsuzluk varsayımının geçersiz olduğu, diğer bir deyişle daha azı daha çoğundan daha fazla fayda sağlayan, hormonlu et, kirli hava gibi mallar. Kötü mallar. Küfürlü. Kötü. Batak. Aynasız. Perişanlık. Şanssızlık.

 

Disadvantage : Sakınca. Kayıp. Çekince. Götürü. Aleyhte durum. Dezavantaj. Yarar yitimi. Zarar vermek. Kusur.

Banes synonyms : percussive instrument, sir joseph banks, finger cymbals, bane, injury, potion, calamity, damnation, havoc, dolors, scath, harm, dolor, afflictions, calvary, cataclysmal, death, cataclysms, badness, average, detriments, deviltry, cropper, clappers, bad, beastliness, blight, belial, darkness, botheration, damages, complaints, catastrophe.