Barınabilmek nedir, Barınabilmek ne demek

  • Barınma imkânı veya olasılığı bulunmak

Barınabilmek anlamı, kısaca tanımı

Barı : Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. [Bakınız: ber, bér]. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara)

Barın : Göğüs: Barnıma bir yumruk vardu. Öküzleri otlatma, doyurma. Çekinlerin çarpışma olaylarında gösterdikleri kesit alanlar için kullanılan ölçü birimi. Bütün, hep. Güç, kuvvet. Göğüs. Diyarbakır şehrinde, Kulp belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Barınabilme : Barınabilmek işi.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Barınma : Barınmak işi.

Olasılı : Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel. Belkili.

Bulunma : Bulunmak işi.

Olasıl : İhtimâli.

Olası : Görünüşe göre olacağı sanılan, muhtemel. Mümkün.

İmkan : Olanak. İmkân - imkân ihtimal: hiç bir ihtimal. olanak.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Barın anlamı nedir?

İngilizce'de Barın ne demek ? : barn