Bargain türkçesi Bargain nedir

Bargain ile ilgili cümleler

English: I got this typewriter at a bargain price.
Turkish: Bu daktiloyu ucuza kapattım.

English: You made a bargain with us.
Turkish: Bizimle anlaşmaya vardın.

English: Ali bought a camera at a bargain sale.
Turkish: Ali indirimli satışlarda bir kamera aldı.

English: I bought this TV set at a bargain sale.
Turkish: Bu TV setini indirimli satıştan aldım.

English: Ali picked up a good bargain yesterday.
Turkish: Ali dün sıkı bir pazarlık yaptı.

Bargain ingilizcede ne demek, Bargain nerede nasıl kullanılır?

Bargain away : Feda etmek.

Bargain basement : Bir satışevinin ucuz eşya satılan bodrum bölümü. Fırsat köşesi. İndirimli satış reyonu. İndirimli satış yapılan yer. Ucuzluk bölümü. Ucuz eşya reyonu.

Bargain basement rates : Oldukça indirimli fiyatlar. Çok ucuz fiyatlar.

Bargain carnavals : Ucuzluk sergileri. Sataktaki ederinden çok aşağı mal satılan yerler.

Bargain counter : İndirimli eşya tezgahı.

Bargain day : İndirimli satış günü.

Bargain sale : İndirimli satış.

Bargain for account : Vadeli işlem. Vadeli borsa işlemi. Vadeli borsa alım satımı.

Bargain for : Beklemek. Ummak. Hazırlanmak. Hesaba katmak.

 

Bargain price : İndirimli fiyat. Sudan ucuz fiyat. Kelepir fiyat. Ucuz fiyat.

İngilizce Bargain Türkçe anlamı, Bargain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bargain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

For a song : Çok ucuza.

Conciliations : Gönül alma. Arabuluculuk. Sakinleştirme. Gönlünü alma. Uzlaştırma. Ödeme. Barıştırma. Yatıştırma.

Dirt cheap : Çok ucuz. Bedava. Yok pahasına. Sudan ucuz. Batan geminin malları bunlar. Ölü fiyatına. Ucuz.

Convention : Anlaşıt. Kongre. Düzen. Toplantı. İki ya da daha çok devlet arasında yapılan bağlayıcı yazılı sözleşme. İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta ittifak ve iktisadi ilişkiler gibi konularda yasal sonuçlar doğurmak üzere yapılan sözleşme. Töre. Toplanma. Uylaşım.

Commuted : Takas etmek. Evle iş arasını trenle gidip gelmek. Değiştirmek. Hafifletmek. Çevirmek.

Come to an arrangement : Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma. Uzlaşmak. Anlaşmaya varmak. Bir anlaşmaya varmak.

Axises : Uyuşma. Aks. Eksen. Mihver. Dingil. Gözekseni. Bir şeyin etrafında döndüğü merkez.

 

Agreement : Gramer, iktisat, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Aynı fikirde olma. Kontrat. Mutabakat. Düşünce ve amaç bakımından birleşip uyuşma. krş. sözleşme. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. İttifak. Muvafakat. Razı olma.

Haggle : Çekişme. Çekişe çekişe pazarlık etmek. Pazarlık yapmak. Sıkı pazarlık etmek. Çekişmek. Sıkı pazarlık yapmak. Tartışmak.

Axis : Üzerinde bir yön belirlenmiş doğru. bir cismin parçalarının çevresinde, bakışımlı olarak düzenlediği sanal bir doğru. bir cismin, çevresinde döndüğü doğru. Aksis. Uyuşma. Çevresinde bir cismin ya da bir geometrik biçimin döndüğü ya da döner sanıldığı doğru; "dönme ekseni" deyiminin kısaltılmışı. Aks. Bir şeyin etrafında döndüğü merkez. Mil. Mihver. Bilgisayar, biyoloji, fizik, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Bargain synonyms : negociate, talk terms, etiquette, accordancy, chaffer, deal, understanding, capitulate, chaffered, barters, a good buy, cohere, counterchanged, bartering, assent, be in accord with, agree to, click, secondhand, accordance, agree with, offering, higgling, bids, give and take, commutes, accord, agreements, clicked, bar chart, bid, arrangement, cohered.

Bargain zıt anlamlı kelimeler, Bargain kelime anlamı

Expensive : Masraflı. Pahalıya mal olan. Pahalı.

Bargain ingilizce tanımı, definition of Bargain

Bargain kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An agreement between parties concerning the sale of property. Or a contract by which one party binds himself to transfer the right to some property for a consideration, and the other party binds himself to receive the property and pay the consideration. To trade. As, to bargain with a farmer for a cow. To barter. Followed by with and for. As, to bargain one horse for another. To transfer for a consideration. To make a bargain. To make a contract for the exchange of property or services.