Bastard türkçesi Bastard nedir

  • Teres.
  • Adam.
  • Hıyar.
  • Adi herif.
  • Piç.
  • Yasa dışı.
  • Sahte.
  • İt.
  • Puşt.
  • Fırlama.
  • Herif.
  • Alçak herif.
  • Taklit.
  • Alçak.
  • Kurallara aykırı.
  • Bayağı.
  • Alışılmamış.
  • Evlilik dışı çocuk.
  • Çizgi dışı.
  • Piç (argo terim).

Bastard ile ilgili cümleler

English: Forgive your enemy, but remember the name of that bastard.
Turkish: Düşmanını affet ama o piçin adını unutma.

English: Ali is a lucky bastard.
Turkish: Ali şanslı bir piç.

English: Go to school! You lazy bastard.
Turkish: Okula git! Seni tembel piç.

English: Leave him alone, you evil bastard!
Turkish: Onu yalnız bırak, seni uğursuz piç!

English: Take your fucking hands off me, you bastard!
Turkish: Çek o boktan ellerini üzerimden, seni göt kafa!

 
 

Bastard ingilizcede ne demek, Bastard nerede nasıl kullanılır?

Bastard cut file : Saman eğesi.

Bastard file : Orta kalın dişli eğe. Kalın eğe.

Bastard slip : Piç. Gayri meşru çocuk.

Bastard title : Kaba yazı başlığı.

Bastardies : Piçlik. Piçlik (argo terim). Gayrimeşru çocuğun hukuki statüsü. Gayrimeşru çocuk dünyaya getirme.

Bastardizes : Alçalmak. Lekelenmek. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Çarpıtmak. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Kötüleştirmek. Saptırmak. Yozlaşmak. Çarpıtmak saptırmak. Dejenere etmek.

Bastardization : Bir kimseyi piç ilan etme. Piçleştirme. (amerikan ingilizcesi) aşağılayan bir şekilde davranma. Yozlaşma. Yozlaştırma. Bir dilin bozulması. (avustralya kullanımı) canından bezdirme (bastardisation olarak da yazılır).

Bastardly : Ahlaksız. Bozulmuş. Evlilik dışı doğmuş. Alçak. Yolsuz. Evlilik dışı doğan. Sahte. Yozlaşmış. Dejenere olmuş. Taklit.

Bastardizing : Bozmak. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Lekelenmek. Saptırmak. Kötüleştirmek. Lekelemek. Çarpıtmak. Dejenere etmek. Yozlaşmak. Alçaltmak.

Bastardized : Dejenere. Yozlaştırılmış. Yozlaşmış. Lekelenmiş.

İngilizce Bastard Türkçe anlamı, Bastard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bastard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ejection : Kovma. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması. Çıkan şey. Çıkarma. Dışarı atma. Ejeksiyon. Yanardağlardan dışarı atılan lav külçeleri. Fışkırtma. Püskürme.

Dummy : Diş kaşıma halkası. Hayali oyuncu (iskambil). Yalancı meme (argo terim). Bir oyuncunun, önüne çıkan karşı takım oyuncusunu kıvrak vücut devinimleriyle geçip topla birlikte ondan uzaklaşması. Manken. Aptal. Kukla. Taklit şey. Isırma emziği.

Affectations : Yapmacık davranış. Yapmacıklık. Gösteriş. Eda. Yapmacık tavır. Naz. Numara. Sahte tavır.

Faked : Yapmacık.

Scallywag : Ahlaksız. Haylaz. Ciğeri beş para etmez. Rezil. Kerata. Puşt (argo terim). Yaramaz. Başbelası.

Mother fucker : Göt herif. Adi. Lavuk. Aşağılık herif.

Whoreson : Tiksindirici kişi. Kötü niyetli ve alçak kimse (eski kullanım). Aşağılık herif. Orospu çocuğu. Mide bulandırıcı kişi. Tiksindirici kimse.

Spurious : Suni. Yapay. Kalp. Düzme. Evlilik dışı. Gayri meşru. Yalancı. Gerçek değil. Mevsuk olmayan.

Black guard : Sövüp saymak. Alçak kimse. Edepsiz. Rezil. Küfretmek.

Affected : Suni. Üzülmüş. Etki altında kalmış. Etkilenmiş. Yapmacıklı. Edalı. Yapmacık. Sarsılmış. Numaracı.

Bastard synonyms : disagreeable person, unpleasant person, bod, classless, coarsest, bogus, belvedere, curs, despicable, scoundrel, rascal, out of the ordinary, cowardly, counterfeiting, foulest, sonofabitch, brummagem, derisible, against the rules, imitative, false, darters, customer, darter, paranormal, phoney, cucumber, dog, cheaper, colourable, common, swab, cocksucker.

Bastard zıt anlamlı kelimeler, Bastard kelime anlamı

Genuine : Gerçek. Hilesiz. Hakiki. İçten. Halis muhlis. Öz. Asıl. Özgün. İçi dışı bir. Sahici.

Bastard ingilizce tanımı, definition of Bastard

Bastard kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Begotten and born out of lawful matrimony. An illegitimate child. One born of an illicit union. A child begotten and born out of wedlock. Illegitimate. Bakınız: Bastard note. A "natural" child. To bastardize.