Batı nedir, Batı ne demek

Batı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı.
  • Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı.
  • Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika.
  • Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta.
  • Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp

"Batı" ile ilgili cümleler

  • "En batıda sarı, iki yüksek tepeli bir dağ." - H. E. Adıvar
  • "Onun için Batı'da bunlara birer fonksiyon buluyorlar." - B. Felek

Batı hakkında bilgiler

Batı, günbatısı ya da eski dilde garp, coğrafyada yön bildiren dört ana sözcükten biridir. 4 ana yönden biri olan batı, Doğu'nun karşıtıdır. Güneşin battığı yön olmasına atfen "batmak" eyleminin kökünden türetilmiştir. Batı-doğu arasındaki düz bir çizgi; kuzey-güney doğrultusundaki çizgiyi dik keser. Coğrafya kurallarına göre, coğrafi haritalarda batı yönü daima sol yandadır.

Üzerinde bulunulan boylama göre değişen ve belirsiz bir kavram olan batı; günümüzde genel olarak Avrupa ve Amerika uygarlığını belirtmek için kullanılmaktadır.

Batı ile ilgili Cümleler

  • Batı Cephesi'nde yeni bir şey yok.
  • Batı Berlin, Sovyet kontrolü olmadan kalacaktı.
  • Bu şimdiye kadar gördüğüm en güzel gün batımlarından biridir.
  • Batı cephesinde yeni bir şey yok.
  • Alnındaki yara izi çok göze batıyor.
  • Batı Berlin Sovyet kontrolünden çıkacaktı.
  • Batı Berlin Sovyet kontrolünden muaf kalacaktı.
  • Biz batıya doğru 100 mil seyahat ettik.
  • Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok
  • Onun annesi çok batıldı.
  • Tekne batıyor.
  • Batı Tunus'ta Kasserine'de korkunç bir savaş gerçekleşti.
  • Fransa bir Batı Avrupa ülkesidir.
  • Bazı Batılılar ruhlarının var olduğuna ve sonsuz yaşama sahip olduklarına artık inanmıyorlar.
 

Batı anlamı, kısaca tanımı:

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Kuzey : Yıldız. Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer.

Amerika : Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

Dört : Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Dört sayısının adı. Üçten bir artık.

Batı bloku : Batı Avrupa ülkeleri ile Kuzey Amerika ülkelerinin İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra oluşturduğu blok.

 

Batı türkçesi : Hazar Denizi'nin batısındaki Türk dünyasında XIII. yüzyıldan beri kullanılan ve Oğuzcaya dayanan Türk dili.

Gün batısı : Batı 270°'lik yön. Batıdan esen rüzgâr.

Güneybatı : Güneyle batı arasındaki yön.

Kuzeybatı : Kuzeyle batı arasındaki yön.

Batık : Batmış. İflas etmiş. Genellikle ayak başparmağında görülen tırnağın kenarındaki derinin tırnağın üstüne doğru büyümesi veya tırnağın deriyi delerek batması. Herhangi bir nedenle su altında kalmış yerleşim birimi, gemi vb.

Batıl : Boş, beyhude. Çürük, temelsiz, asılsız. İnançlar bakımından gerçek olmayan. Geçersiz.

Batıl inanç : Doğaüstü olaylara, gizli ve akıl dışı güçlere, kehanetlere aşırı derecede bağlı boş inanç, batıl itikat.

Batıl itikat : Batıl inanç.

Batılılaşma : Batılılaşmak işi, Garplılaşma.

Batılılaştırma : Batılılaştırmak işi, Garplılaştırma.

Batın : Karın. Kuşak.

Batırık : Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.

Batırılma : Batırılmak işi.

Batırılmak : Yok edilmek. Batırma işine konu olmak.

Batırma : Batırmak işi.

Batırmak : Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Yitirmek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Mahvetmek. Kirletmek.

Batış : Batma işi.

Gün batımı : Güneşin ufukta kaybolması, gurup.

İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır : "başkasına zararı dokunacak bir davranışı yapmadan önce iyi düşün, kendi kendini eleştir" anlamında kullanılan bir söz.

İki kaptan bir gemiyi batırır : "bir işi, iki kişi yürütemez" anlamında kullanılan bir söz.

Yağa bala batırmak : Bol bol yedirip içirmek, çok iyi ağırlamak.

Yerin dibine batırıp çıkarmak : Çok utandırmak, rezil etmek.

Ülke : Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Devlet. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Garp : Batı. Batı, günindi.

Siyasal : Politika ile ilgili, siyasi, politik.

Yeryüzü : Dünya. Yer kabuğu.

Başlıca : En önemli, başta gelen.

Günindi : Gurup zamanı. Batı, garp.

Coğrafya : Bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçekliklerin tümü. Yeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim.

Batırtma : Batırtmak işi.

Batırtmak : Batırma işini yaptırmak.

Batısabak : Taç yaprakları bitişik bir çiçek, sarmaşık.

Batısandal : İçel kenti, Erdemli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Batış noktası : Eşlekte bulunan, yani yükselimi sıfır olan bir yıldızın ya da Güneş'in tam eşlekte olduğu gün, merkezinin gözeriminden battığı nokta.

Batışnoktası : (astronomi)

Batıverme : Batıvermek işi.

Batıvermek : Ansızın batmak.

Batıya : Büyük bakır kab, çorba tası, ağzı dar, dibi geniş yağ kabı, yemek kabı, büyük bakır tencere

Diğer dillerde Batı anlamı nedir?

İngilizce'de Batı ne demek? : [Bati] n. West, Europe and North and South America

adj. western, occidental, relating to the west, of the west

n. Occident, western hemisphere; west

Almanca'da Batı : n. Abendland

Rusça'da Batı : n. запад (M), вест (M)

adj. западный