Be in love with türkçesi Be in love with nedir

  • Müptela olmak.
  • Sevmek.
  • Gönlü olmak.
  • -e karşı tutkulu duygular beslemek.
  • -e çok düşkün olmak.
  • -i sevmek.
  • Tutulmak.
  • Aşık olmak.
  • -e aşık olmak.

Be in love with ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary seem to really be in love with each other.
Turkish: Ali ve Mary gerçekten birbirlerine âşık gibi görünüyorlar.

English: I was just wondering if Tom could possibly be in love with Mary.
Turkish: Sadece, Tom'un Mary'ye âşık olup olmadığını merak ediyordum.

English: Ali still seems to be in love with Mary.
Turkish: Ali hâlâ Mary'ye aşık görünüyor.

English: Ali seems to be in love with Mary.
Turkish: Ali Mary'ye aşık gibi görünüyor.

English: She seems to be in love with my brother.
Turkish: O, erkek kardeşime âşık gibi görünüyor.

Be in love with ingilizcede ne demek, Be in love with nerede nasıl kullanılır?

Be : Durmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Olmak. Bulunmak. Mal olmak. -di. Var olmak. -dı. Kalmak. Berylliumb (berilyum).

In : Çok moda olan. İçinde. İçeriye. Halinde. Dahili. Mevsimi gelmiş. İç. İktidardaki. Da. Tutulan.

Love : Sevmek. Aşık olmak. Bayılmak. Sevgi. Sevgi duymak. Sevda. Muhabbet beslemek. Sevgi beslemek. Aşk.

With : Birlikte. Beraberinde. İle ilgili. -e karşın. Yanına. İle beraber. Canlı. Beraber. -la. -lı.

 

Be in love : Aşk yaşamak. Aşık olmak. Gönül çekmek.

In love with himself : Kendini beğenmiş bencil geç erkek. Kendi kendini seven. Kendi kendini sever bir şekilde.

Fallen in love with : Aşık olmuş. Aşık olmak. -'için güçlü bir düşkünlüğe sahip olmak. Son derece düşkün olmak.

In love with : Müptela. Aşık. Vurgun.

Fell in love with : Aşık olmuş. -'için güçlü bir düşkünlüğe sahip olmak. Son derece düşkün olmak. Aşık olmak.

İngilizce Be in love with Türkçe anlamı, Be in love with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be in love with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be smitten with : Kapılıvermek (güzel bir şeye). Birdenbire (bir hisse) kapılmak. Çok hoşlanmak (güzel bir şeyden). Abayı yakmak. Yakalanmak. Birdenbire vurulmak (birisine).

Attacks : Hamle yapmak. Aşındırmak. Çatmak. Eleştirmek. Uğraşmak. Dil uzatmak. Koyulmak. Saldırmak. Hücum etmek. Taarruz etmek.

Be at a premium : Prim yapmak. Rağbette olmak. Rağbet görmek.

Be fond of : -e düşkün olmak. Hoşlanmak. Bayılmak. Bitmek. Hastası olmak. Düşkün olmak. Meraklısı olmak. -den hoşlanmak.

Attainting : Lekelemek. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Rezil etmek. Vatandaşlık hakkını kaybetme. Yakalanmak.

Cares for : Çocuk büyütmek. Koruyan. Çocuk yetiştirmek. İstemek. Hoşlanmak. Bakmak. İlgilenmek. Sevmek (birini veya bir şeyi). Seven. Bakımını üstlenmek.

Cherish : Kuşsütü ile beslemek. Gütmek. Hatırasında yaşatmak. Aziz tutmak. Şefkat göstermek. Beslemek. El üstünde tutmak. Yaşatmak (kalbinde). Sevgiyle anmak. Sevgi ile muamele etmek.

 

Fell for : Kanmak. Çok beğenmek. Aşka düşmek. Bağlanmak. Aşık olan. Vurulmak. Bayılmak. Bitmek. Abayı yakmak.

Attaints : Leke. Tenzil etmek. Ayıp. Yakalanmak. Lekelemek. İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Rezil etmek. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak.

Be enamored of : Bayılmak. Gönül vermek.

Be in love with synonyms : be in a request, fell in love with, be stuck on, caress, fall for, cared, have a crush on somebody, cares, be eclipsed, belove, attacked, coo, attainted, be head over heels in love, care, fall in love, love, be addicted, be in love, affects, have a crush on, be sweet on somebody, care for, fallen in love with, caressed, attaint, be willing, caresses, be stuck, affect, attack, be enamoured of, be held.