Be taken in türkçesi Be taken in nedir

Be taken in ile ilgili cümleler

English: But other things would need to be taken into account as well.
Turkish: Fakat diğer şeylerin de göz önünde bulundurulması gerekirdi.

Be taken in ingilizcede ne demek, Be taken in nerede nasıl kullanılır?

Be : Olmak. Durmak. -dır. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -dir. Mal olmak. Kalmak. Var olmak. Berylliumb (berilyum). Bulunmak.

Taken : Tutulmuş. Alınmış.

In : De. Tutulan. İçeriye. İçinde. İçine. Dahili. Halinde. İktidardaki. İçeri doğru yönelen. İç.

Be taken : Tutulmak. Dolandırılmak. Para kaptırmak.

Be taken aback : Afallamak. Şaşırtmak. Apışıp kalmak. Şaşırmak. Şaşırıp kalmak. Şaşalamak. Şaşakalmak.

Was taken into account : Hesap edilirken sayıldı. Hesaba katıldı.

Was taken in : Kanıldı. Aldanıldı. Söylediklerine inanıldı.

Be taken ill : Yatağa düşmek. Hastalanmak. Hasta olmak.

Be taken with fear : Korkuya kapılmak.

Be taken short : Sıkışmak. Tuvaleti gelmek. Abdesti gelmek. Kakası gelmek.

İngilizce Be taken in Türkçe anlamı, Be taken in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be taken in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Make a mistake : Bir hata yapmak. Sürçmek. Yanlış yapmak. Hata yapmak. Hata etmek. Kusur işlemek. Hata işlemek. Yanılmak. Yanılgı içine düşmek.

Be cheated : Kanmak. Kazıklanmak. Kazık yemek. Yaş tahtaya basmak. İhanete uğramak.

Fell for : Çok beğenmek. Vurulmak. Aşık olmak. Aşık olan. Bayılmak. Aşka düşmek. Bitmek. Bağlanmak. Kanmak.

Buy a pig in a poke : Körü körüne alışveriş etmek. Körü körüne almak. İyice kontrol etmeden satın almak. Gözü kapalı satın almak. Körü körüne satın almak. Gözü kapalı almak. Görmeden almak. Bir şeyi görmeden satın almak.

Swallow : Yutma. Yudum. Altında kalmak. Ezberlemek. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Yutkunma. Yutmak. Dönmek. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kırlangıçgiller (hirundinidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta sırtı madensel mavi, gerdanı ve ahu kırmızı kahverengi, kuyruğu çok çatallı, palearktik bölgede evlerin yakınında yaşayan, evlerin iç kısımlarında yuvalanan, beslendiği böcek ve örümcek artıklarını yumak halinde dışarı atan bir kuş türü. iş kırlangıcı, kırlangıç. Kır kırlangıcı.

Be convinced : İkna edilmek. Kanaat getirmek. Kani olmak. İkna olmak.

Be done : Yorulmak. Yeterince pişirilmek. Tamamlanmak. Yapılmak.

Be had : Oyuna gelmek. İle seks partneri olmak. İle cinsel ilişkiye girmek. İle cinsel eş olmak. İle seks yapmak. Kazıklanmak. Tufaya gelmek.

Fall for it : Çapraza gelmek. Kanmak.

Be taken in synonyms : get tricked, be wrong, be trapped, fall for, be led to believe, be mistaken, be deceived.